Süper Lig?de eski dostlar

Bu yıl hayli maçını izleme fırsatı bulduğumuz Bank Asya 1. Ligi de sona erereken, lider Kocaeli, ikinci Antalya direkt Turkcell Süperlig?e çıktı.

Bu yıl hayli maçını izleme fırsatı bulduğumuz Bank Asya 1. Ligi de sona erereken, lider Kocaeli, ikinci Antalya direkt Turkcell Süperlig’e çıktı. Liderliğin el değiştirip durduğu son beş-altı haftada, ilk iki sıraya onlar kaldı. Üçüncü takım Eskişehir olarak tescillendi. Play-off maçlarının İstanbul’da yapılması da bu maçlara renk ve keyif verdi, tribünleri doldurdu. Naçizane tavsiyemizdir: Her yıl İstanbul’da yapılsın.Son haftaların güzel bir atakla finişe geçen takımı Körfez, uzun yıllar hasret kaldığı birinci lige geri döndü, Kaptanı Taner Gülleri gol kralı oldu. Eski Beşiktaşlı Serdar Topraktepe ve Ahmet Dursun, tanıdık simalar. Beraberlikler kralı Antalyaspor ise, düştüğünün hemen ertesi yılı Süperlig’e geri döndü ki, bunu yapamayan takımların işi daha zorlaşıyor. Geçen sene ligden kalan iki Polonyalısı ile Tunuslu Ali Zitouni’yi de, geçen yıl kadrosunda oldukları için oynatabildi. Antalya’da Süperlig’den Yüzler Kulübü üyesi Cenk İşler ve kalede Galatasaray’dan gelen Fevzi Elmas de var.
Es Es play-off’ta eski günlerdeki gibi on bini geçen taraftarıyla İstanbul’a geldi. Başlarında Metin Diyadin’in yerine geçen ve geçmiş yıllarda Sakarya’yı play-off’tan çıkaran Nejat Biyediç vardı. Diyadin OFTAŞ’la da aynı tecrübeyi yaşayarak son üç-dört haftada yollanmış, şan-şeref başkasına ait olmuştu. Bu arada Sergen üç hafta kala takımı bıraktı, oysa antrenör de onun yüzünden gitmişti. İnönü Stadı’nda oynasa, kendine en az beş bin seyirci bulurdu. Keşke diyoruz, Eskişehir sadece tribündeki dualar” ile Süperlig’e çıkıp, Unakıtan’a muhtaç olmasaymış. Kulüp Başkanı Hatipoğlu, dört as oyuncuyu kulüp kasasından tek kuruş çıkmadan Eskişehir’e hediye eden Unakıtan’a teşekkür etti. Acaba diyoruz, izlediğimiz o takım bizim cebimizden mi çıktı?
Gerçi Unakıtan final maçındayken seyircilerin “Siyaset dışarı!” tezahüratı yapıp sonuca da varması belki arayı bozar. Aslında ne koskoca Eskişehir’in Unakıtan ile, ne de bin yıllık Kasımpaşa’nın Erdoğan ile anılmaya ihtiyaçları var.
En çok üzüldüğümüz takım Diyarbakır oldu. On bini geçen taraftarlarıyla İstanbul’a renk kattılar. Son haftalarda büyük varlık gösterdiler. Rize’nin serbest bıraktığı ve bizce forvetsizlikten düştüğü ligde Şadi attığı gollerle kulübü buralara kadar getirdi ama kaçırdığı talihsiz penaltı ile play-off’tan elenmesinin nedeni oldu. Bolu ile play-off’ta devreyi 2-0 bitirip 2-2’lik bir sonuçla karşı karşıya kalan Sakarya ise, üç tanesini kaçırdığı penaltılarla elendi. Biz buna Taner Demirbaş laneti diyoruz. 200 küsur gollü bu ikinci lig kahramanı, bu sene gollerinin üstüne 19 gol daha ekledi ama gol kralı olamadığı gibi, Sakarya ile de kapısına kadar geldiği birinci ligi de göremedi.
Son üç haftanın sürpriz takımı Boluspor’un antrenörü, Eskişehir doğumlu genç bir antrenör. Serhat Güller, iki yıldır takımı çalıştırıyor. Gencecik, pırıl pırıl bir takım, bilhassa kaptanları süper libero Mehmet Ayaz. İlk gün favori Sakarya’yı eledikten sonra onları ciddiye almayan ve ligin son maçında fazlaca toleranslı oynayarak yenilen Eskişehir ile finali oynadılar. İkinci dakikada on kişi kaldılar. Haklı bir karardı ama, diyorlar ki, şehir halkı halen hakem Selçuk Dereli’ye atıp tutuyormuş. Bolu final maçında on beş bin taraftarı ile İstanbul’u fethetti, gövde gösterisi yaptı ve en azından taraftar bazında Süper Lig’e hazır olduğunu gösterdi.
Play-off trenini son anda kaçıranlar ise, Erciyes, Ordu, hatta matematiksel şansı olan Altay. Feyyaz Uçar ile devam ediyorlar. Çok sevindirici, çünkü bu genç antrenörler kalıcı olmalı. Örneğin biz, Kasımpaşa’nın başında kalan Uğur Tütüneker’in takımı seneye çıkaracağına inanıyoruz. Zaten nihayet kavuştukları sahaları da Beşiktaş sayesinde hayli popüler olacak.
Yılın seyircisiz takımları ise, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, OFTAŞ Gençlerbirliği ve maçların çoğunu sahası dışında oynamak zorunda kalan Kasımpaşa oldu. Öte yandan, müthiş taraftar destekli şehir takımlarının: Antalya, Kocaeli, Eskişehir yükselmesi, ligin profilini değiştireceğe benzer.
Tekrarlıyoruz: Play-off’lar İstanbul’daydı ve finalde İnönü Stadı’nda adım atacak yer yoktu.