Uç süpürgem uç

10 yıl olmuş. Uçan Süpürgeciler, 10 yıldır başkentte bir festivali yaşatıyor. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladığında bu kadar uzun ömürlü olacağını tahmin ediyor muyduk acaba? Pek sanmıyorum.

10 yıl olmuş. Uçan Süpürgeciler, 10 yıldır başkentte bir festivali yaşatıyor. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali başladığında bu kadar uzun ömürlü olacağını tahmin ediyor muyduk acaba? Pek sanmıyorum. Bunun baş mimarı da gördüğüm en azimli, becerikli kadınlardan (insanlardan) biri olan Halime Güner, elbette. Öte yandan, Ankara Film Festivali'nin ilk yıllarından beri sevgili bir arkadaşım olan Sevna'nın (Akpınar) gelişi de, son birkaç yılın festival programıyla kendini belli ediyor. Onunla, yıllar öncesinde başlamış bir de 'teyze kızı' muhabbetimiz var. Bir filme giremeyeceğimi anlayınca sinema görevlilerini (galiba Kızılırmak'tı) "Ben Sevna'nın teyzesinin kızıyım" diye kandırmıştım.
Ne yazık ki festivali başından yakalayamadık. Açılışlarını yaptılar, filmler başladı. Bakalım Sevna 'Paraguay Hamağı'nı bana söz verdiği gibi geç bir tarihe koymuş mu? Uçan Süpürge'nin benim şahsi tarihimde bir de 'benzersiz' yeri var. Ömrümün tek ödülünü (Bilge Olgaç Ödülü) onlardan, hatta bizzat Sevna'nın elinden aldım. Bu yıl Bilge Olgaç Ödülü Güler Ökten'in. Uçan Süpürge Onur Ödülü ise bir başka seçkin sinemacının, Müjde Ar'ın oldu.
Her zamanki gibi Kültür Bakanlığı'nın desteklediği ve gene Nivea'nın sponsor olduğu Uçan Süpürge'nin programında dünyanın her yanından 149 film var. 'Kısa Olmazsa Olmaz'da 41 film bizi bekliyor. Avrupa Kadın Filmleri Festivalleri Ağı ile birlikte oluşturulan 'Gülmesini de Biliriz' bölümündeki 12 kısa film, dünyadaki bütün kadın film festivallerini dolaşacak. Belgeseller 'En Gerçekler', animasyonlar da 'En Hayaller' başlıkları altında sunuluyor. İranlı kadın yönetmenlerin animasyonları ayrı bir bölüme sahip. 'Öncü Kadınlar' bölümü ise çok özel üç belgeselden oluşuyor.
'Benim Annem Güzel Annem' bölümünde, 'anne olma' durumunu farklı
açılardan değerlendiren filmler var. Malum, Uçan Süpürge, hemen her yıl Anneler Günü'nü de içine alan tarihlerde yapılıyor.
Festivalin değişmez bölümlerinden 'Bir Ülke'de bu yıl Macaristan var. Çok sevdiğimiz Marta Meszaros ve tıpkı onun gibi öncü bir yönetmen olan Judith Elek de, programa dahil. Öncü kadın demişken, festivalin üç ustasını da unutmamak gerek. İlki, Oscar'a aday olan ilk kadın yönetmen Lina Wertmüller. İkincisi, Satyajit Ray oyuncusu ve Hindistan bağımsız sinemasının önemli temsilcilerinden Aparna Sen.
Bulgaristan'ın öncü kadın sinemacılarından, filmleri sansürle politik baskılarla susturulmuş Binka Jeljazkova'yı ise, bir filmi ve onun
hakkında bir belgeselle tanıyacağız.
Gelelim en fazla ilgi çekeceğini sandığım iki bölüme. İlki, bu yıl 14 filmin yer aldığı 'Her Biri Ayrı Renk', dünyanın dört bucağından yeni kadın filmleri sunuyor. Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) Jürisi festival boyunca bu 14 filmi izleyecek ve birine FIPRESCI Ödülü verecek. FIPRESCI, Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, dünyada bu ödülün verildiği tek kadın filmleri festivali olma özelliğini taşıyor. 'On Yılın En İyileri' bölümü ise, kapsamlı bir anket çalışması sonucunda oluşturuldu. Festivalin danışma kurulu, sinema yazarları, akademisyenler ve daimi izleyicilerin verdiği oylarla, başlangıcından bugüne festivalde gösterilmiş filmler arasından en iyi 10 film seçildi. Festivalin 10. yılı nedeniyle programa dahil edilen bu özel bölümde, seçilen filmlerden yedisi gösteriliyor. Adlarını yazmadan da edemeyeceğim. Hepsi, özellikle sonuncusu birinci sınıf filmler çünkü: 'Antonia'nın Yazgısı' (Marleen Gorris), 'Bir Deve İçin Daha Kolay (Valeria Bruni-Tedeschi), 'Rosa Luxemburg' (Margarethe von Trotta), 'Çatısız Kuralsız' (Agnes Varda), 'Su' (Deepa Mehta), 'Bu Konu Hakkında Konuşmak İstemiyoruz' (Maria Luisa Bemberg) ve 'Kargalar' (Dorota Kedzierzawska).
Duyduğuma göre Sheraton'da kalacakmışız ki, bunun da ayrı bir cazibe unsuru olduğunu inkâr edemeyeceğim. Özellikle kahvaltılar açısından, zaten insan festivalde sadece doğru dürüst kahvaltı edebilir. Ardından, ilk filme girersin, gece çıkarsın. Sonra, manevi kızım Ürün'ü göreceğim. "Köpek nasıl?" diye sordum, "Gelince görürsün" dedi.