Başbakan ikna olmuş gibi durmuyor

Esas sorun, sürekli anlatmaya çalıştığım gibi mevcut büyüme düzeyinin Başbakan'ı kesmiyor olması. Yüzde 4'ün altında bir büyüme ile seçmen desteğinin az çok eriyeceğini biliyor.

Geçen hafta son derece sert geçen bir para-faiz politikası tartışması yaşadık. Başbakan Merkez Bankası’nın faiz politikasına acımasızca yüklendi. Buna karşılık Başabakan Yardımcısı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Merkez Bankası yönetimine arka çıktılar. Gün yüzüne çıkan derin görüş ayrılğının ne gibi sarsıntılara yol açacağını merakla beklerken geçici olduğunu düşündüğüm bir ateşkes ilan edilmiş gibi duruyor.

Pazartesi günü Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı Bakanlar Kurulu’na sunum yaptı. Çıkışta Başçı pek renk vermedi. “İyi geçti, enflasyon da düşecek” demekle yetindi. Bakanlar kurulu toplantısının ardından Hükümet sözcüsü Bülent Arınç Hükümet’in merkez bankası bağımısızlığını her zaman desteklediğini ve desteklemeye devam ettiğini söyledi. Yasada değişiklik Hükümet’in gündeminde yoktu. Geçen hafta Başbakan’ın yakın çevresinden Merkez Bankası yasasının değiştirilmesi gerektiğine dair pek çok sözlü ve yazılı beyana şahit olmuştuk. Arınç Hükümet adına konuştuğuna göre bu taahüdü ciddiye almak durumundayız.

Başbakan ısrarlı

Sanırım Başbakan Hükümet’in mevcut ekonomi politikalarını savunan kanadı tarafından yasa değişikliğinin ateşle oynamak olacağına ikna edildi. Ancak, bu “başarı” mevcut para politikasının doğruluğu konusunda Başbakan’ın ikna olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim dün Başbakan Başçı’nın faiz konusundaki yaklaşımını asla olumlu bulmadığını ve hemen yeni adımların atılmasını temenni ettiğini, bu işin ancak böyle çözüleceğini açıkça beyan etti.

Bu gelişmelerden benim anladığım, Başbakan’ın fazla beklemeye niyetli olmadığı ve Merkez Bankası’ndan kısa sürede “ciddi” faiz indirimi talep ettiği. Başbakan yasal değişiklik yapmak zorunda kalmadan Merkez Bankası yönetiminin kendi istediği doğrultuda hareket etmesini ısrarla istiyor. Geçen haftaki yazımda belirttim. Bana göre Başbakan’ın Merkez Bankası yönetimini kendi görüşlerine ikna etmesi olanaksız. Nitekim Başçı yaptığı sunumda mevcut para politikasının doğruluğunu savundu.

Başkan Başçı temelde 5 şey söylüyor: 1) Yüksek faiz artışına gitmeseydik kur - enflasyon beklentileri bozulacak ve uzun vadeli faizler bugünkünden daha yüksek seviyede oluşacaktı. 2) Merak etmeyin enflasyonda düşüşe paralel olarak faizleri adım adım düşüreceğiz. 3) Reel faizler yüzde 2 civarında. 4) Büyüme yüzde 4’e yakın seyrediyor ve dengeli gidiyor. 5) Bu sayede cari açık düşüyor.

Esas sorun düşük büyüme

Peki Başkan ne demişti geçen hafta? İki noktanın altını çizelim: 1) Enflasyonu düşürmek istiyorsanız fazileri düşürün. Kur ile faizlerin alakası yoktur. Sunumda Başçı aksini ispatlamaya çalıştığına göre Başbakan’ın beklediği gibi “hemen yeni adımlar” atmayacak. 2) Reel faizler yüzde 4-5 düzeyinde bu faizlerle yatırım yapılmaz. Başçı’nın sunumunda reel faizin en fazla yüzde 2 olduğunu, ve bize benzer ülkelerden daha yüksek olmadığını açık seçik ortaya koymasına rağmen Başbakan ikna olmuşa benzemiyor. Belli ki daha düşük reel faiz istiyor.

Esas sorun, sürekli anlatmaya çalıştığım gibi mevcut büyüme düzeyinin Başbakan’ı kesmiyor olması. Yüzde 4’ün altında bir büyüme ile seçmen desteğinin az çok eriyeceğini biliyor. Oysa gelecek genel seçimlerde AKP referandum çoğunluğunu elde ederek başkanlık sistemini getirme hedefinden vazgeçmiş değil. Başabakan ekonominin bir an önce canlanmasını istiyor. Başçı “büyüme yüzde 4’e yakın merak etmeyin” demeye çalişıyor ama Başbakan’ın bayağı merak etttiği anlaşılıyor. Köln konuşmasında büyümenini yüzde 4’ün üzerinde olduğu müjdesini vermişti. Gelecek hafta ilk çeyrek büyümesi açıklanacak. Rakam düşük gelirse Başçı’nın başının bayağı ağrayacağını kestirebiliriz.