İşgücü piyasasında dikkat çekici gelişmeler

Ücretlilerde kayıtdışılık oranı da yüzde 23,5'tan yüzde 20,2 ye gerilemiş. Bu etkileyici gerilemenin nedenleri araştırılmaya değer.

Hanehalkı İşgücü Anketi Mayıs verileri işsizlikte düşüşün durduğu ve yatay seyrin başladığı izlenimini güçlendirdi. Mevsim etkisinden arındırılmış veriler iki dönemdir genel işsizlik oranının yüzde 9 civarında, tarım dışı işsizlik oranının da yüzde 11’in biraz üzerinde direnç göstermeye başladığına işaret ediyor. Bu gözlem büyümede yaşanmakta olan düşüş ile uyumludur. İşsizliğin bundan sonraki seyri büyük ölçüde büyümenin seyrine bağlı olacaktır. Büyüme ve işgücü piyasası rakamları belli oldukça bu konuyu tartışmaya devam edeceğiz. Bugün yakın geçmişte gerçekleşen yüksek büyümenin işgücü piyasası üzerindeki bazı etkilerine dikkat çekmek istiyorum. 

Ücretli istihdam hızla artıyor
Mayıstan mayısa (mevsimsel etki yok) istihdam değişimi yıllık olarak incelendiğinde en çarpıcı gelişme ücretli ve yevmiyeli istihdamın diğer istihdam türlerine kıyasla çok daha hızlı artıyor olmasıdır: Toplam istihdam son bir yılda 24 milyon 445 binden 25 milyon 282 bine yüzde 3,4 artarken ücretli ve yevmiyeli sayısının 15 milyon 27 binden 15 milyon 725 bine yüzde 4,6 arttığı görülüyor. Toplamda 837 bin artan istihdamın 698 bini ücretli istihdamındaki artıştan kaynaklanmış. Tarımdaki 90 binlik artışı saymazsak, işveren, kendi hesabına çalışan, ücretsiz aile işçisi gibi istihdam türlerinde çok düşük artışların olduğu ortaya çıkıyor.
Bu gelişme yeni değil. Türkiye hızla’kapitalistleşiyor’ ve yüksek büyüme J. Schumpeter’in ‘yıkıcı yaratıcılık’ sürecine uygun olarak geleneksel işleri yok ederken ücretli modern işleri çoğaltıyor. Toplam istihdam içinde ücretli oranı bir yıl içinde yüzde 61,5’ten yüzde 62,2’ye yükselmiş durumda. Bu tempoyla 10 yıl içinde yüzde 70’lere çıkarak gelişmiş kapitalist ülkelerin oranlarına yaklaşması mümkün. Ancak sorun bu temponun sürdürülüp sürdürülemeyeceği. Bu da büyümenin temposuyla ve niteliği ile yakından bağlantılı. Bu arada sanayinin son bir yılda hemen hemen hiç ek istihdam yaratmadığını, sanayi üretimindeki yüzde 2,7’lik büyümenin sermaye yoğunlaşması ile emek verim artışından kaynaklandığını belirteyim. 

Tarımda kadın istihdamı düşüyor
Önemsediğim iki gelişmeye daha dikkat çekmek istiyorum. 2008’den itibaren tarımda beklenmedik bir istihdam artışı yaşanmıştı. Bu artışı kriz ertesinde yüksek büyüme döneminde de devam etti. Bu beklenmedik artışın en azından bir bölümünün artan tarım fiyatlarından kaynaklandığını düşünüyoruz. (Betam, Çalışma Tebliği No 08). Tarım istihdam artışının büyük bölümü ücretsiz aile işçisi kadınlardaki artıştan kaynaklanmıştı. Bu artışın devam etmesi yapısal olarak mümkün değildi. Son rakamlar tarımda ücretsiz aile işçisi kadın sayısının 2 milyon 370 binden 2 milyon 352 bine gerilediğini gösteriyor. Artan nüfusa rağmen az da olsa mutlak azalma önemli.
İkinci gelişme, esas üzerinde durulması gereken ücretliler grubundaki kayıt dışılık. Mayıs 2011 döneminde 15 milyon 27 bin ücretli ve yevmiyeliden 3 milyon 387 bini sigortasız çalıştırılırken, Mayıs 2012 döneminde bu rakam 3 milyon 62 bine gerilemiş. Bir yılda 300 binden fazla azalma çok önemli. Ücretli kesinde kayıt dışılık oranı da yüzde 23,5’ten yüzde 20,2 ye gerilemiş bulunuyor. Kayıt dışılıkta bu etkileyici gerilemenin nedenleri araştırılmaya değer. Bu nedenlerin arasında ilk akla gelenler istihdam üzerindeki prim yükünün yüzde 5 puan hafifletilmesinin etkisinin yavaş yavaş ortaya çıkması, aynı zamanda da denetimlerin sıkılaştırılması. Bir diğer neden de, yüksek büyümenin yarattığı istihdam artışının çok büyük ölçüde kayıtlı kuytulu firmalardan kaynaklanıyor olması. Bu benim tahminim.