İşsizliğin bölgesel fotoğrafı

Betam'ın bölgesel işsizlik raporu adeta çok farklı ülkelerden oluşan bir Türkiye'yi çıkarıyor karşımıza.

İşsizliği bölge genelinde izlemeye alışığız. İşsizlik ekonomik konjonktüre göre artıyor ya da azalıyor. Bu gelişmelerin nedenlerini tartışırken de ana malzeme olarak ülke genelinde toplulaştırılmış verileri kullanıyoruz. Oysa Türkiye büyük bir ülke ve bölgeler arasında büyük farklar var. O kadar ki Betam’ın dün yayımladığı bölgesel işsizlik raporu adeta çok farklı ülkelerden oluşan bir Türkiye’yi çıkarıyor karşımıza.
‘Bölgesel İşgücü Piyasaları’ başlığını taşıyan rapor bölgeden bölgeye (26 bölge) işgücü piyasası dinamiklerinin çok farklılaşabildiğini gösteriyor. Raporu hazırlarken beklenmedik bulgularla karşılaştığımızı, bu beklenmedik bulguların nedenlerini anlamaya çalışırken de işsizliğin yapısal nedenleri hakkında çok ilginç bilgilerin ortaya çıktığını belirtmek istiyorum. 

Ezber bozan durumlar
2011 yılı itibariyle tarım dışı işsizlik fotoğrafına baktığımızda genel hatlarıyla batıda işsizliğin doğuya kıyasla daha düşük olduğunu görüyoruz. Ağrı (Kars, Iğdır, Ardahan dahil) ve Van (Muş, Bitlis, Hakkâri dahil) bölgeleri ilk iki sırayı alırken Manisa (Afyon, Kütahya, Uşak dahil) ile Balıkesir (Çanakkale dahil) bölgeleri en düşük işsizliğe sahip bölgeler olarak temayüz ediyorlar. “Biz bunu zaten bekliyorduk” diyebilirsiniz. Ancak çok çarpıcı istisnalar olduğunu hemen belirteyim. Bir zamanlar Türkiye’nin en gelişmiş bölgesi sayılan İzmir, Türkiye ortalamasının çok üzerinde işsizliğe sahip. 2011’de bölgelerin tarım dışı işsizlik ortalaması yüzde 13,2; İzmir’inki yüzde 16,5. İki diğer çarpıcı örnek Kayseri (Sivas ve Yozgat dahil) ile Kocaeli-Sakarya bölgeleri. Türkiye’nin en sanayileşmiş bölgeleri arasında yer alan bu iki bölgede tarım dışı işsizlik oranı sırasıyla yüzde 16,7 ve yüzde 14,7. Aksi yönde de beklenmedik durumlar söz konusu. Örneğin Şanlıurfa-Diyarbakır’da tarım dışı işsizliğin (yüzde 11,2) Türkiye ortalamasının altında çıkmasını şahsen beklemiyordum. 

Farklı dinamikler
İşsizliğin 2005-2011 döneminde bölgesel evrimine baktığımızda çok farklı işgücü piyasası dinamikleri ile karşılaşıyoruz. Son altı yılda Türkiye genelinde tarım dışı işsizlik 1 yüzde puan kadar azalırken (krizde işsizliğin patladığını unutmayalım) 12 bölgede azalış, 14 bölgede artış olduğunu görüyoruz. Artış ve azalışların nedenlerine yakından bakınca kabaca dört farklı durum ya da dört farklı bölge grubu ortaya çıkıyor: İşsizlikte azalışın güçlü tarım dışı istihdam artışlarının sonucu olduğu bölgelere Dengeli Gelişen Bölgeler adını verdik. Bu bölgeler daha ziyade Orta Anadolu’da kuzey güney ekseninde kümeleniyorlar. İşsizliğin azaldığı ancak bu azalışın nispeten zayıf istihdam artışlarına rağmen ortaya çıktığı, yani işgücü artışının daha zayıf kaldığı bölgelere Soğuyan Bölgeler diyoruz. Bu bölgeler esas olarak Kuzeybatı Anadolu’da konumlanıyorlar.
İşsizliğin arttığı bölgeler ise iki grupta sınıflanabilir: Baskı Altındaki Bölgeler ve Durumu Kritik Bölgeler. Batıda yer alan Baskı Altındaki Bölgeler, İzmir, Kocaeli ve Trakya bölgeleri. Bu bölgelerde işsizlik güçlü istihdam artışlarına rağmen artmış durumda. Nedeni dışarıdan aldıkları yoğun göçün işgücünü daha hızlı arttırması. ‘Baskı Altındaki’ diğer bölgeler ise doğuda ye alıyorlar ve bu bölgelerde işsizlik artışına kırdan kente bölge içi göçün neden olduğu anlaşılıyor. ‘Kritik’ bölgeler ise tarım dışı istihdam artışının zayıf kaldığı bölgeler. En çarpıcı örnekleri Antalya ve Kayseri bölgeleri.
Daha anlatacak çok şey var ama yer bu kadar. Daha fazlasını merak edenlerin Betam’ın raporuna bir göz atmalarını tavsiye ediyorum.