İşsizlikte 'yumuşak' artış yılı

Türkiye'de ekonomik büyüme yüzde 4 civarında tutunsa bile istihdam artışının 500 bini aşabileceğini sanmıyorum.

Pazartesi açıklanan ekim dönemi işgücü piyasası istatistikleri işsizlikte sınırlı bir artış gösterdi. TÜİK’in mevsim etkisinden arındırılmış rakamları eylülden ekime işsizlik oranının yüzde 9,3’ten 9,4’e 0,1 puan arttığını ortaya koydu. Betam’ın tahminine göre de tarım dışı işsizlik oranı aynı ölçüde yüzde 11,6’dan 11,7’ye artış gösteriyor.
Nisan 2009’dan itibaren düşmekte olan işsizlikte yavaşlayan büyümeye paralel olarak beklenen artış başlamış olabilir mi? Soruya olumlu yanıt vermek için henüz erken. Gerek TÜİK’in mevsim etkisinden arındırılmış genel işsizlik serisi gerek Betam’ın tarım dışı işsizlik serisi son 2.5 yılda düşüş eğilimine aykırı olarak işsizlik oranının bir dönemden diğerine yükselebildiğini gösteriyor. İşsizlik oranındaki 0,1 puanlık artış arızi olabilir. Bununla birlikte işsizliğin artışa geçmesinin eli kulağında olduğunu iddia etmekte beis görmüyorum. 

İş gücünde istikrarlı artış
Krizde patlama yapan, kriz ertesinde de baz etkisiyle büyük ölçüde yavaşlayan işgücü son aylarda belirli bir istikrara kavuşmuş gözüküyor. 2008’den itibaren kısmen krize, kısmen de tarım fiyatlarındaki yüksek artışlara bağlı olarak tarım istihdamında -ki tarımda aile işletmelerinin büyük ağırlığı nedeniyle istihdam ile işgücü hemen hemen özdeştir- beklenmedik artışlar gerçekleşmişti. Bu gelişmeye bir de hızla artan işsizliğe ve düşen gelirlere bağlı olarak ev işleriyle meşgul kadınların arasından işgücü piyasasına büyük miktarda girişler olunca, işgücünün yıllık artışı milyonun üzerine sıçramıştı.
Ardından, özellikle tarım dışı işgücü artışında, krizin etkilerinin ortadan kalkmasıyla birlikte gözle görülür bir yavaşlama meydana geldi. Son 5-6 aydır rakamlar tarım dışı işgücü artışının 700 bin civarında istikrara kavuştuğu izlenimini veriyor. Kriz öncesine kıyasla bu yüksek bir artış. Gelecekte artışın 600 bin civarına gerilemesi sürpriz olmaz. Ancak ‘yumuşak iniş’ koşullarında bile bu miktarda net işin yaratılabileceği çok şüphelidir. 

İstihdam artışı zayıflıyor
Kriz ertesinde tarım istihdamının artmaya devam etmesi, yüksek büyüme ve büyümenin kriz öncesine kıyasla daha fazla istihdam yaratır olması, istihdamın yıllık artış temposunu 1,5 milyon civarına taşımıştı. Bu muazzam istihdam artışının doğal sonucu olarak da işsizlikte hızlı düşüş gerçekleşti. Krizin dip noktasında yüzde 14 civarına yükselen işsizlik oranı yüzde 10’un altına geriledi.
Bundan böyle istihdamda bu kadar yüksek artışların gerçekleşmesi hayal. Bir kere tarım istihdamının geçmişteki olağanüstü temposuyla artmaya devam etmesi olanaksız. Hatta artmaya devam etmesi bile şaşırtıcı. Kesin olan ise artış temposunun bir hayli yavaşladığı. Şahsen yakın gelecekte tarım istihdamının durulmasını bekliyorum.
Tarım dışına gelince... Daha çok yabancı kurumların savunduğu ‘sert iniş’ senaryosunu hiç hesaba katmayıp ‘yumuşak iniş’i esas alsak dahi, ki bu yüzde 4 civarında bir büyüme demektir, tarım dışında her yıl 600 bin net iş yaratılması hiç de kolay olmayacak. Sanayi istihdamı son birkaç aydır düşüş eğilimi gösteriyor. İnşaatta ise anormal istihdam yüklemesinin sonuna gelindiği anlaşılıyor. Bu koşullarda büyüme yüzde 4 civarında tutunsa bile istihdam artışının 500 bini aşabileceğini sanmıyorum. 2012, işsizlikte ‘yumuşak artışın’ yılı olacak gibi duruyor. Ekonomi yönetimi bunu biliyor. Peki, Başbakan biliyor mu? Biliyorsa ne düşünüyor? İşgücü piyasası reformları sahne alacak mı? Yanıtları çok merak ediyorum.