Yerli tahmincilerin kötümserliği

Rusya için büyümede yerli-yabancı tahmin farkı 0,5 yüzde puanın altında. Türkiye'de ise yaklaşık 1,5 yüzde puan.

Renaissance Capital’den Mert Yıldız 3 Şubat’ta ilginç bir not yayımladı. Notta 5 ülkenin (Çin, Hindistan, Rusya, Polonya ve Türkiye) yerli iktisatçıları ile yabancı iktisatçıların 2006-2011 dönemine dair büyüme tahminleri karşılaştırılıyor. İki saptama söz konusu: Birincisi, tüm tahminlerde büyüme oranları gerçekleşmelerden düşük kalmış. Olabilir. İlginç olan ikinci saptama: Polonya’da yerliler ile yabancılar arasında tahmin farkı yok gibi. Çin’de ve Hindistan’da yerliler yabancılara kıyasla daha az kötümserler. Buna karşılık Rusya’da ve Türkiye’de yerliler yabancılara kıyasla bir hayli kötümserler. Rusya için yerli-yabancı tahmin farkı 0,5 yüzde puanın altında. Türkiye’de ise yaklaşık 1,5 yüzde puan. Gerçekleşme ile tahmin arasındaki ortalama fark ise 2 yüzde puana yakın.
Mert Yıldız bu büyük tahmin farkının nereden kaynaklanabileceğine dair iki hipotez öne sürüyor. Hipotezlerden biri, Türk insanının kültürel olarak kötümser olması. Yıldız, Orhan Pamuk’tan mülhem anahtar sözcük olarak ‘hüznü’ ileri sürüyor. Mutluluk endeksinde de dünya ortalamasının bir hayli altında olduğumuzu hatırlatıyor. Ama bu sonucun ekonomik ve siyasal nedenleri de olabilir. Bu konuyu toplum psikologlarına bırakalım.
Yıldız’ın ileri sürdüğü ikinci neden, Türkiye ekonomisinin aşırı oynaklığı. İncelenen 5 ülke arasında uzak ara birinciyiz. Oynaklık elbette tahmini güçleştirir. Ama yerlilerin neden sistematik olarak kötümser tahmin yaptığını açıklamaz. Kötümser tahminlerin yanı sıra iyimser tahminler olabilir, ortalama da gerçekleşmeye daha yakın çıkabilirdi. Tam da bu noktada Yıldız, Türkiyeli iktisatçıların çoğunlukla AKP iktidarına sıcak bakmayanlardan oluşabileceği varsayımıyla arzuların nesnel analize galebe çalabileceğini ima ediyor. Renaissance Capital’in 2012 tahmini olan yüzde 1,3’ü hatırlatırken bunun ‘hüzün’ ya da ‘herhangi bir siyasal görüş’ ile ilgisinin olmadığının da altını çizmeyi ihmal etmiyor.
Renaissance Capital’de işin içine siyaset karışmıyor olabilir ama aynı şeyi yerli tahmincilerin tümü için kolaylıkla söyleyebileceğimizden emin değilim. Okurlar benim yeminli bir AKP muhalifi olmadığımı, doğruya ‘doğru’, eğriye ‘eğri’ demeye çalıştığımı bilirler.
Bu bakımdan iyi bir mihenk taşı olabileceğimi düşünerek arşive dönüp son beş yılın büyüme tahminlerime bir göz attım. 2007’de büyümenin yüzde 4 civarına düşeceğini tahmin etmişim ki oldukça isabetli. 2008’de yüzde 3,5 ile bir hayli iyimser kalmışım. 2009’da yine iyimser kalıp küçülmeyi olduğundan daha düşük tahmin etmişim. Ama 2010 ve 2011 için tahminlerim (yüzde 4,5 ve 5,2) ile gerçekleşmeler arasında (yüzde 10’un ve 8’in üzeri) büyük fark var. Demek ki sistematik olarak ne kötümser ne de iyimser sayılırım. Uff! 

Bu kez yerliler iyimser
Bildiğiniz gibi 2012 büyümesini ‘yumuşak iniş’ senaryosu çerçevesinde yüzde 4 civarında tahmin ediyorum. Yerlilerin büyük çoğunluğu bu tahmine yakın. Yabancıların tahminleri ise bir hayli düşük. Daralma ile yüzde 2 arasında değişiyor.
Yanlış hatırlamıyorsam bir tek OECD yüzde 3 tahmin ediyor. 2012 bu bakımdan hüzün ve siyasal muhalefet hipotezlerini çürütecek gibi duruyor. Ya yabancılar kötümser kalacaklar ya da yerliler fena halde iyimser.
Şimdilik yüzde 4’ün arkasında durmaya devam ediyorum. Bu tahminin temel varsayımları, Avrupa’nın 2012’yi mutedil bir durgunlukla atlatacağı, İsrail’in de İran’a saldır(a)mayacağı. Doğrusu her iki konuda da garanti veremem ama bu varsayımlar doğrulanırsa vatandaşı hangi hüzünlü ruh halinin tüketimi kısmaya sevk edeceğini kestiremiyorum.