Yunanistan yönetilir olmaktan çıktı

Merkel'in yanında artık Sarkozy de yok. Kemerlerinizi takın. Avrupa çok ağır bir türbülansa girmek üzere.

Yunanistan’da pazar günü sandıktan tam anlamıyla siyasal istikrarsızlık çıktı. 15 Şubat tarihli son Yunanistan yazım, ‘Yunanistan yönetilebilir olmaktan çıkıyor’ başlığını taşıyordu. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Şöyle yazmışım: “Yunanistan’ın dibe yuvarlanışının son sahnesini pazar günü izledik. Parlamento yeni kemer sıkma programını oylarken Sintigma Meydanı’nda yüz bin kişi, gaddar Almanlar tarafından Yunanlılara acı çektirmek için icat edildiğine inandıkları programı protesto ediyordu... Yunanlıların büyük çoğunluğu gelecekten umutsuz. İki nedenle: İstikrar programının ekonomik açıdan başarı şansı yok gibi. Buna bir de siyasal sistemin çöküşün eşiğine gelmiş olmasını, dolayısıyla yakında programı uygulayacak bir iktidarın bulunamama ihtimalini ekleyin, durumun neden umutsuz olduğunu anlarsınız.” 

Kemer sıkmaya hayır
6 Mayıs günü her üç Yunanlı seçmenden ikisi Yeni Demokrasi-PASOK koalisyonunun imzaladığı yürürlükteki istikrar programını reddetti. Yeni Demokrasi ile PASOK’un toplam oyu yüzde 32. 300 sandalyeli Yunan Parlamentosu’nda çoğunluğu 2 sandalye farkla kaçırdıklarına bakmayın. Bu sonuç Yunan seçim sisteminde birinci gelen partiye baştan 50 sandalye hediye edip, kalan 250’nin az çok nispi olarak yüzde 3 barajını geçen partilere dağıtılmasından kaynaklanıyor. Birinci gelen partiye geçilen kıyağın gerekçesi, iki büyük partili sistemde birinci gelene -ki oy desteğinin yüzde 40’ı aşması doğaldı- tek başına iktidar olanağı vermekti. 6 Mayıs’ta iki büyük partili sistem yerle bir oldu. Birinci gelen YD yüzde 19’da kalırken parlamentoya 7 parti girdi, barajı geçemeyen partilerin yüzde 19 oyu da çöpe gitti.
YD lideri Samaras birkaç saat içinde havlu attı. Bu satırların yazıldığı sırada ikinci gelen ‘radikal sol’un partisi Syriza’nın genç lideri Alexis Tsipras kemer sıkmaya karşı çıkan bir koalisyon oluşturmaya çabalıyordu. Çabaları bence umutsuz. YD ve Altın Şafak’ın faşistleri dışında kalan 4 partiyi ikna etmesi gerekiyor. Haydi PASOK’u ikna etti diyelim, eurodan ve AB’den çıkalım diyen Komünistleri nasıl ikna edecek? Mevcut parlamentodan tutarlı bir programa sahip hükümet çıkması mucize olur. 

Kemerlerinizi takın
Manzara haziran başında Yunanlıların yeniden sandığa gideceklerini gösteriyor. Yenilenecek seçimlerde mevcut tablo değişir mi? Troyka seçime aktif olarak dahil olabilir: “Ya istikrar programını destekleyen partileri iktidara getirirsiniz ya da eurodan çıkarsınız” tehdidini açık biçimde savurabilir. Aslında ‘bilir’i fazla, tehditler başladı bile. Ancak Yunan muhalefetinin eli güçlü. Yunanistan’ı eurodan çıkarmak demek, 120 milyarlık borç silmeye rağmen kalan yüz milyarlarca euro tutarındaki borcun üzerine soğuk su içmek demek. Bu durum Yunanistan’a çok etkili bir şantaj fırsatı veriyor.
Dolayısıyla yenilenecek seçimlerden kemer sıkma çoğunluğu yerine, daha fazla taviz içeren ılımlı bir istikrar programını talep eden çoğunluk çıkabilir. Syriza’nın YD’nin ardından sadece iki puan farkla ikinci olması, bu kez PASOK’a, Komünist Parti’ye ve Demokratik Sol’a giden oyların (toplamda yüzde 28 ediyor) bir bölümünün solun lideri konumuna gelen Syriza’ya yönelmesi çok muhtemel; fazladan verilen 50 sandalyeyi sola kazandırmak için. YD oylarını arttırsa bile Syriza’ya geçilebilir.
Böyle bir gelişme hiç kuşkusuz Yunanistan ile Troyka arasında muazzam bir bilek görüşüne yol açacaktır. Bu kez Merkel’in yanında Sarkozy de olmayacak. Kemerlerinizi takın. Avrupa çok ağır bir türbülansa girmek üzere.