Zor bir yıl

Temel senaryom, 2011'in ikinci yarısında başlayan yumuşak inişin devam edeceği. Ekonomi yönetimini en çok enflasyon zorlayacak.

Yıllardır yılın ilk yazısını tahminlere ayırıyorum. Önce hesap vermekle başlamak gerekiyor. Geçen yılın tahminleri ne ölçüde başarılıydı? Doğrusu pek başarılı sayılmaz. Ancak temkinli davranıp iki senaryonun mümkün olduğunu belirtmiştim: Gerçekleşme ihtimalini yüksek gördüğüm ‘temel senaryo’ ile düşük ihtimalli kötümser senaryo.
2011 için öngördüğüm temel senaryoyu şöyle özetleyebilirim: Merkez Bankası sıkı maliye politikası konusunda hükümetten aldığı destekle (seçim yılı olmasına rağmen) aşırı kredi genişlemesini kontrol altına alır ve cari açığın kontrol dışına çıkmasını engeller. Tüketim yüzde 5 kadar uzun dönem trendinde artar. Yatırım artışı yavaşlayarak yüzde 15 kadar artış gösterir. Net ihracat negatif katkı yapar. Büyüme de yüzde 5’in üzerinde gerçekleşir. Cari açık kontrol altına girdiğinde kur şokundan kaçınılabilir, dolayısıyla enflasyon yılı yüzde 6’nın üzerinde bitirir. 

2011 kötümser senaryo yılıydı
Bu tipik bir yumuşak iniş senaryosuydu. Bunun zamanında başarılamadığını biliyoruz. İlk yarıda Merkez Bankası kredi genişlemesini durduramayınca ekonomi hızla büyümeye devam etti. Cari açık oranı da yüzde 9’ların üzerine çıkarak kontrolden çıkmaya başladı. Bu ortamda yatırımlar da öngörümün aksine yüzde 30’un üzerinde artmaya devam etti. Sonuçta büyüme çok daha yüksek düzeyde seyretti. Cari açık kontrolden çıkma eğilimi gösterince ağustosta orta çaplı bir kur şoku yaşandı. Büyük ölçüde bu şoka bağlı olarak da enflasyon yılı yüzde 10’un üzerinde bitirdi.
Gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu savunduğum kötümser senaryoyu yazımda şöyle tarif etmişim: “Isınan ekonomi, kontrolden çıkan cari açık ve sonunda yaşanan kur şoku ve yaratacağı faiz depremi.” Ne yazık ki büyük ölçüde bu senaryo gerçekleşti. Ekonominin ısınıp ısınmadığı yıl içinde çok tartışıldı. Merkez Bankası’nınki dahil kimi çıktı açığı tahminlerine göre ısınma olmadı. Ama son tahlilde cari açık kontrolden çıktı ve kur şoku gerçekleşti. Merkez Bankası kredi genişlemesini BDDK’nın da yardımıyla ancak son çeyrekte kontrol altına alabildi. 

İyimser olmaya devam
Tahminden geçer bir not almak için kötümser senaryoyu esas almak gerekiyordu. Ama çoğu insanın doğasında iyimserlik vardır. Ekonominin kötü gittiğinden büyük ölçüde eminseniz elbette bunu gizlemezsiniz. Ama durum belirsizse, 2011’de olduğu gibi yumuşak iniş de mümkün görünüyorsa iyimser olmayı tercih edersiniz. 2012 için de esas olarak iyimser olmayı tercih ediyorum. Ama yine iki senaryom var. Temel senaryom, 2011’in ikinci yarısında başlayan yumuşak inişin devam edeceği. Bu, şu demektir: Büyüme yüzde 4-5 aralığında dengelenecek, cari açık oranında da düşüş belirginleşecek. Yüksek sayılabilecek bir cari açık devam etse de finansmanında sorun yaşanmayacak. Bu gelişmelere bağlı olarak kurda büyük şok beklemiyorum. Ama enflasyon aşağıya yönelse de yüzde 7’nin altına indirilmesi çok zor görünüyor. Bence 2012’de ekonomi yönetimini en çok enflasyon zorlayacak.
Kötümser senaryomun başaktörü, Avrupa’da yaşanması çok muhtemel durgunluk. Temel sorunlara henüz bir çözüm önermeyen AB’nin borç krizinin üstesinden gelme ihtimalini düşük gördüğümü biliyorsunuz. AB’de kriz, banka kredi hacminde sert bir daralmaya neden olabilir. Bu durumda daha yüksek bir kur, daha yüksek bir enflasyon ve çok daha düşük bir büyüme beklemek gerekir. Bu senaryonun ayrıntılı irdelemesini ileriki yazılara erteliyorum.