HDP'nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş mı?

Cumhurbaşkanlığı seçimi HDP'nin oy oranını da test edeceği seçim olacak. Genel seçimler öncesi bunu görmek önemli olacak.

Olabilir. Neden olmasın?

BDP Eş Başkanı olarak takdir topladı. Üslubu, siyaset yapma biçimi beğenildi.

Muhalefet eksikliği doğdu yerlerde bu açığı doldurmayı bildi. Parti içinden çıkan sert ve radikal seslere Eş Başkanlık üslubuna yansıtmadı. Yumuşak bir üslupla da siyasi duruşun korunabileceğini, muhalefet yapılabileceğini gösterdi. En önemlisi halkın nabzını tutmayı, Türkiye’nin koşullarını iyi okumayı becerdi. Gerçeklerden kopmadan siyaset yapmanın önemini gördü. Bu yüzden Kürt hareketine hiç sempatisi olmayanların bile beğenisini kazanabildi.

Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilebilir mi? Konuşulan isimlerden biri gibi görünüyor.

HDP’deki eğilim kendi adayını çıkarmaktan yana. Sebahat Tuncel Radikal’e verdiği röportajda da bunu söylemişti.

Selahattin Demirtaş’ın yanı sıra bir kadını aday gösterme eğilimi olduğu anlaşılıyor.

Kadın örgütlenmesinin ve hareketinin en güçlü olduğu parti HDP. Bir kadını aday göstermek bu duruşlarını taçlandırır. Ancak geniş kitlelerin benimseyeceği bir isim çıkarabilirler mi? Çıkaracakları aday Türkiye ‘yi kapsayacak bir aday olur mu?

Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimi HDP’nin oy oranını da test edeceği seçim olacak. Genel seçimler öncesi bunu görmek önemli olacak.

Bir diğer soru HDP AK Parti’nin adayına destek verecek mi?

Şu ana kadar ortaya çıkan eğilim vermeyeceği yönünde. Hareketin içinden bir isim bunun nedenini şöyle özetliyor.

“AKP MHP’nin oylarına oynuyor. MHP tabanını CHP’ye kaptırmak istemiyor. Yerel seçimlerde Mansur Yavaş’ın aldığı oy AKP açısından iyi okunması geren bir oy oranı oldu. Karşısında, sağdan bir ismi aday gösterme eğiliminde bir CHP var. Dolayısıyla çözüm süreci ile ilgili radikal adımlar atması bu süreçte beklenemez. Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Kürtlerin dindar olan tabanına yönelik milliyetçi mesajlar verecektir. Kürt hareketini, HDP’yi muhatap alan bir üslupla seçim sürecini yönetmeyecektir. Bu nedenle HDP’nin AKP adayını desteklemesi zor. Sağ bir adayı çıkaracak CHP’yi de desteklemesi imkânsız gibi. Seçim ikinci tura kalırsa HDP’nin yarıştan çekilip ve tarafsız kalması ihtimali yüksek. Ama Abdullah Gül oyuna dahil olursa bütün bu tahminler değişebilir.”

Cumhurbaşkanlığı sürecini ve HDP’nin adayını önümüzdeki günlerde çokça tartışacağız gibi görünüyor. Bütün bu tespitlerin 24 saat geçerli olduğunu da unutmamak lazım.

Demokratik İslam Kongresi 10 Mayıs’ta Diyarbakır’da toplanacak

10-11 Mayıs’ta Diyarbakır’da din âlimleri, sivil toplum örgütleri, yazarlar, cemaat temsilcileri bir araya geliyorlar.

Toplantıya sadece Türkiye’den değil, Rojava’dan bakan düzeyinde, Irak ve İran’dan, Avrupa’dan din âlimleri, sosyologlar katılacak.

İmralı görüşmelerinde Abdullah Öcalan bu buluşmanın çağrısını, “İslam kirletildi, bugün Türkiye’de had safhadadır, İslam’ın özü adalet, hukuk ve tasavvuftur. Kürtler dindardır. Bu kirlenmeyi önleyin” sözleriyle yapmıştı.

Şimdi o adım atılıyor.

Türkiye’den katılım geniş yelpazede düşünülmüş.

Hizbullah tarafından öldürüldüğü iddia edilen İzzettin Yıldırım’ın kurduğu Zehra Vakfı, Anti Kapitalist Müslümanlar, Emek Adalet platformu, Azadi girişimi, İslam Hareketleri Araştırma derneği katılımcılar arasında.

Kritk soru şu. Peki ya Aleviler davetli mi?

Bu soruya toplantının çağrıcılarından Ayhan Bilgen şu cevabı verdi:

“Bu toplantıda ağırlıklı olarak Medine sözleşmesi temel alınarak, dini meselelerde toplumsal mutabakat nasıl sağlanır? İnanç konusunda çoğulculuk nasıl korunur? Devletin denetiminde değil toplumun denetiminde inanç özgürlüğü meselelerini konuşacağız. Dolayısıyla Alevilerin sorunları üzerine, bu toplantıya katılan Sünni din âlimlerinin ve dindarların bir şeyler söylemesini, onların Alevilerin veya Süryanilerin, Ermenilerin sorunlarına sahip çıkmalarını amaçlıyoruz.”

Din ve kadın, İslam’da şiddetin yeri, İslam’ın Orta Doğu’da yanlış uygulamaları konuşulacak. Toplantının asıl hedeflerinden biri ise Barış süreci ve bu sürece dindar Kürtlerin de desteğini sağlamak. Altan Tan’ın ısrarla “dindar Kürtleri unutursanız bir şey kazanamazsınız” demesi boşuna değil elbet.