Mecnun isen ey dil sana Leyla mı bulunmaz

Yaşar Nezihe Bükülmez, 1880'de doğdu. Bu topraklarda şiirlerine el konulan ilk kadın şair oldu.

Başlıktaki dizeyi belki de Urfalı Kazancı Bedih’ten gazel olarak dinlemişsinizdir.
“Bu goncaya bir bülbül-î şeydâ mı bulunmaz” diye devam eder...
Dizeler Yaşar Nezihe Bükülmez’e aittir.
“Gül ruhlarını gonca-i zibaya değişmem”, “Bir perinin aşkına düştüm çok efgan eyledim”, “Felaket dîdeler hem meysiz hem meyhanesiz olmaz” gibi gazelleri de içeren 250 şiiri şarkı olarak bestelenmiştir.
1880 yılında İstanbul’da doğmuş, annesini altı yaşındayken kaybetmiştir. İzin almaksızın bir yıl süreyle okula gittiği için babası tarafından evden kovulunca okuldan ayrılmak zorunda kalmıştır. Üç kez evlenir. Üç oğlundan ikisini yitirince, kendisini hayatta kalan tek oğluna adar. Küçük yaşta şiir yazmaya heveslenir. İlk şiirleri ‘Malumat ve Terakki’ ile ‘Nazikter’ dergilerinde Mazlume, Mahmure, Mehcure imzalarıyla yayımlanır. Şiirlerine el konulan ilk kadın şairdir. 5 Kasım 1971 yılında vefat etmiştir.
Kadın şairler hakkında bir antoloji hazırlayan Taha Toros, Martin Hartmann’ın 1919 yılında hazırladığı ‘Dichter Der Neuen Türkei’ adlı kitabında adını gördüğü Nezihe Hanım’ı aramaya başlar. 1934 yılında Aksaray semtinde, yoksul bir evde perişan bir halde bulur onu...
Şiirlerinde sadece aşktan bahsetmemiş, ekmek mücadelesini de dile getirerek, dönemin toplumsal sorunlarına eğilmiştir. Amele Cemiyeti’ne üye olmuş ve işçi eylemlerini destekleyici şiirler yazmıştır. Şiirlerine el konulan ilk kadın şairdir. Bu toprakların ilk 1 Mayıs şiirini yazmış olma onuru da Nezihe Hanım’a aittir.
Yarın 8 Mart, Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu topraklarda bugün anılmayı hak edenlerin başında Nezihe Hanım gelmektedir. Tüm kadınları, daha onurlu bir dünyada yaşamaları dileği ile kutluyorum. Nezihe Hanım’a ait olan 1 Mayıs şiiri onlar içindir.

1 Mayıs
Ey işçi…
bugün hür yaşamak hakkı seninken
Patronlar o hakkı senin almışlar elinden.
Sa’yınla edersin de “tufeyli”leri zengin
Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?
Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;
Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd.
Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden.
Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden.
Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün.
Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.
Ey işçi…
mayıs birde bu birleşme gününde
Bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde…
Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz;
Yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz.
Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin
Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin.
Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi.
Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi.
Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay
Sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say…
Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü.
Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.
Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;
Sen olmasan etmezdi teali medeniyet.
Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!
Kuvvetedir hak, hakkını haksızlara anlat.

.