scorecardresearch.com

Yağlı ilmek sevdalısı kuzular

Bir ülkede darağaçları kurulmaya başladığında, ilmeğin sadece sizin istediğiniz boyunlara geçeceğinin hiçbir garantisi yoktur.

Eski kovboy filmlerinde görmüşsünüzdür, ortada eli kolu bağlanmış birisi vardır, etrafta da “İp getirin, asalım!” diye bağrışan bir sürü sevimsiz adam... Ülkemiz, hastalıklı bir suç üzerine, ilmi var irfanı yok bir anayasa profesörü sayesinde, tarihin derinliklerine gömülen bu yöntemi tartışıyor.
Tartışmaya katılanların çoğu, meseleye kovboy filmlerindeki “Asalım!” diye haykıran güruhun histerisiyle yaklaşıyor. Ben şu ahir ömrümde asılmaya götürülen birini yakından görmek, tanımak acısını yaşadım.
Levon Ekmekçiyan’dı...
Birçok 12 Eylül istatistiğinde, niyeyse hep ‘ayrı’ sayılan, bazen de hiç sayılmayan bir infazdır.
İdamdan bir gün önce gazete verilmedi koğuşlara. Bu durum, bir idamın daha onaylandığı anlamına geliyordu. Böyle günlerde herkes derin bir suskunluğa bürünürdü. O gece, kimsenin gözünü uyku tutmazdı. Koridorlarda, gece yarısından sonra olabilecek her türlü hareketlilik dikkatle dinlenirdi. O gece geldiler, götürdüler, astılar...
O güne kadar hiç denenmemiş yöntemlerle işkence edildiğini öğrenmiştik Ekmekçiyan’a. 

İdama götürülürken bile dövülenler
Cezaevi Komutanı Albay Raci Tetik’in, idama götürülmelerde insanlık dışı davranışları konuşulurdu hep.
Yıllar sonra, şimdilerde sürgün hayatı yaşayan gazeteci Ahmet Kahraman, Albay Raci Tetik’le bir röportaj yapmıştı. Röportajın sonunda, albayın karısı “Komutan geceleri hiç uyuyamıyor!” diye dert yanmıştı. Muhtemelen, idama götürülürken bile hınçla saldırdığı fidanlar gözünün önünden resmi geçit yapıyorlardı.
Vicdandan daha yumuşak bir yastık icat edilmemiştir ve bazen rahat bir uykudan daha kıymetli çok az şey vardır.
Bu profesör ile Tetik arasında hiçbir fark yoktur. Sözümü geri alıyorum! İlkokuldan itibaren ölme-öldürme eğitimi alarak yetiştirildiği için belki de Tetik, anayasa ve hukuk gibi bir insanlık eğitiminden geçirilen profesörden daha mazur sayılabilir.
“Bir kenarda dursun canım, lazım olur!” diyebilecek kadar Azrail’in vasfına soyunan birisinin revize ettiği anayasadan ne hayır geleceğini de sizin ferasetinize bırakıyorum. Adnan Menderes’i ipe götürenlerin en sevindiği şey, ellerinin altında idam cezasının hazır olmasıydı...
Pedofili ya da suçu tetikleyen sosyal faktörler üzerine kafa yorması, önlemler düşünmesi falan beklenebilir mi bu kafadan? 

Son duasını bitiremeyenler
Bir de MHP ve BBP yetkilileri savunuyorlar idamı, büyük bir hararetle. Bugünkü yöneticilerinin büyük çoğunluğu Mamak zindanlarından geçmiş ve en az bir-iki idama tanık olmuşlardır. İdam edilenler içerisindeki 8 kişi de kendi arkadaşlarıdır.
Halil Esendağ ve Selçuk Duracık’ın idam edilişlerini, idamda hazır bulunan imam Abdullah Şevki Tüzüner şöyle anlatıyor: “Dua ederken başımı aşağıya indirmiştim. Cellatla konuştuklarını gördüm. ‘La ilahe illa...’ derken, tevhidlerini tamamlayamadan şehit edildiler. Ne konuştular diye sorduğumda, cellat ağlayarak kendisinden helallik istediklerini anlattı...”
Bir ülkede darağaçları kurulunca, ilmeğin sadece sizin istediğiniz boyunlara geçeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Bunu en iyi bilmesi gerekenler arasında sizler de varsınız. Fikrinizin iktidara çıktığı günlerde, sizler için de darağaçları kurulmasının üzerinden çok geçmedi.
İdam cezası, ‘intikam’ üzerine inşa edildiği için hukuki değildir.
İdam cezası, telafisi ve geriye dönüşü imkânsız sonuçlar doğurabileceği için insani değildir.
Solcular, sosyalistler, Kürtler yüzlerce kere bunu düşündüler, MHP ve BBP yetkilileri de en az ‘8’ kere düşünmek durumunda.
Bu yazıyı, ilkgençlik yıllarımda tanık olduklarımın ağırlığıyla yazdım. Birisi, bu anayasa profesörüne, idam edilmenin ‘yumurta yemek’ gibi bir şey olmadığını söylemeliydi. Ona “Sen sus, Sağlık Bakanın konuşsun!” diyecektim ama anayasacısı böyle olanın hekimine güvenemedim...
Faruk Erem’in yazdığı ‘Bir Ceza Avukatının Anıları’ adlı kitabı, gönlünden idamı bir yöntem olarak geçiren herkese tavsiye ediyorum. İnsan kalabilenler ‘üşüyen idamlık’ öyküsünde buz kesecektir, eminim...

.

http://www.radikal.com.tr/1044776104477644

YORUMLAR
(44 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

teşekkürler - dnzrbl

çok güzel bir yazı teşekkürler..

ayşe şule'ye cevaben.. - meovoto

ayşe hanım algıda seçicilik diye birşey vardır.sizinde algılarınız neyi "emrediyorsa" yazıdan onu "seçmişsiziniz"..öncellikle idama karşı olmak ,sizin kavradığınız gibi can derdinin peşine düşmek değil "katil" devletler oluşmasına engel olmaktır..çünkü idam denen şey o suçu değil o kişiyi ortadan kaldırır..eğer devlet eliyle ve toplumun bazı ilkel gelenekleri ile bazı "hastalıklı" bireyler yetişiyor ise o toplumun altında dinamit koysanız naafile..özellikle kadınların erkek çocuklarını yetiştirirken(maalasef çoğunluğu) nasıl "özensiz" olduklarını görünce idamın faydaa etmeyeceğini görürüz..suç ve caza denen diyalektiğin dünya varoldukça,var olacağını bilmelisiniz..istediğiniz kadar idam getirin,hapis cezaları verin suçları yok edemezsiniz..eğer yok olmasını istiyorsanız önce zihinlerdeki "kanasusamış düşünceleri yok edeceksiniz..son olarak ,devlet idam adı altında cinayet işleyemez..siz istiyorsnız bireysel olarak takılın!..

adalet, ama nasıl? - cahitaydin

yazılarınızı beğeniyle takip etmeye çalışan biriyim. ancak bu yazınızda size katılmadığımı burada açıkça beyan etmek istiyorum. elbette idam cezası gibi bir cezayı savunmak, yüreğinde sevgi, vicdan, merhamet gibi duyguları barındıran hiçbir insanın kolay kolay savunabileceği bir durum değildir. savunduğu fikirler yüzünden idam edilen insanlarla idam edilmesi istenen çocuk tecavüzcüleri ve katillerini de nasıl eşdeğer tutabiliriz sayın önder.Kayseri'de bir bayram günü en güzel elbiseleriyle sokağa çıkan, gittikleri kapılardan alacakları küçük bir şeker ile dünyanın en mutlu çocukları olacak olan 3 yavrucak, insan hafsalasının alamayacağı bir canilikle katlediliyor. yine başka bir olay istanbul'da. 8 yaşındaki bir çocuk üvey anne ve anneannesi tarafından vücudunun her bir parçası ayrı ayrı kesilerek canice katlediliyor. bir başka çocuk K. Maraşta başı taşla ezilerek hunharca öldürülüyor. Van Erciş'te bir anne ve 4 çocuğu, bir miktar para uğruna, gözünü kan bürümüş bir cani tarafından katlediliyor. Bu olaylar maalesef güzel ülkemin kara haberleri... Sayın Önder sizce hangi hukuk sisteminin vereceği, hangi kararla bu olaylar için adalet sağlanmış olabilecek. bir an için kendinizi o yavrucakların, katledilen savunmasız o kadıncağızların yerine koyun. Ve bu canilere verilecek hangi cezayla adaletin tesis edilebileceğinin muhasebesini lütfen vicdanınızla bir kez daha yapın.

SN SIRRI BEYİN GENEL KANAATLERİNE SAYGI DUYUYORUM. AMA BİR AMA -ANCAK-FAAKAT DA KULLANMAK İSTİYORUM - myyaşar

YIKARIDA Kİ MUHTEREM BEYEFENDİNİN ÖZELLİKLE BELİRTTİĞİ GİBİ ÇOK AŞAĞILIK OLARAK İFADE TOPLUMDA İFADESİNİ BULAN SUÇ İŞLEYENLERE KARŞI NASIL BİR YOL-YÖNTEM BULUNULABİLİRİ DE haliyle DÜŞÜNMEK GEREKİR.. kısaca 24-25-26 nisan-2001 gecelerinde izmirde bir gün arayla 3 ayrı işlenen cinayetlerden ilki olan bankacı esra yaşarın babası olsaydınız kardeşi annesi vs. vs. yine bu yazıları böyle rahat yazabilirmiydiniz. ve daha daha iş bu öldürülenin ailesine cenaze morgtayken reva görülen çirkinliklere muhatap olsaydınız ve ilk duruşmasında bu adını hukuk kurdukları ayuncakla nasıl acılı aileyi aşağılayan mahkeme safahatını yaşasaydınız ifadeye vermeye başladığınız 4. cümlede nedenini niçinini bile anlamadan derdest edilerek yaka paca duruşma salonundan atlmış olsaydınız. -ünüversite bitirmiş kendi gayretleriyle bir işe sahipolmuş hayatının baharında evine 30 metre kala öldürülen kızınız olsaydı ne yazardınız ne yapardınız................ işte o ilk öldürülen adıyamanlı esra yaşarın babası ....o...... m. ismet yaşar benim. şu hale bakın ki bugün o caniyi unuttum o mahkeme başkanının hukuk adına yapıyorum dediklerini ona yaptıran zihniyeti aklı ve zakayı idam etmek istiyorum......... saygıyla galın

El Feneri Nereye Dogrultulursa Orayi Aydinlatir! - yilanlikale1071

Turkiyede "idam" kelimesi denilince akillara hep bir,hain,eskiya,zehirli yilan,anarsist,devlet dusmani,terorist,gibi kisisel fertlerin faaliyetleri hafizalara geliyor ilkin.Zira butun bu toplum disi kanunsuz kisisel yada toplumsal kanun disi faliyetler,yine ayni o cogunluk toplumun fertlerinin birlikte ic ice yasadigi bir sosyal yasama alani icersinde gelisiyor.El fenerinin dogrultuldugu yon neresi ise isik orayi aydinlatir.Golgede, karanliklar icerisinde kalan genis bir toplumsal ve sosyal guncel yasam alani var.Nedir bunlar,nasil aydinlatabiliriz bu karanlik golgeli bulanik dusunceleri.Kimsenin kimseye guvenebilemeyecegi bir devran icerisindeyiz,adi ve cirkin insanlik disi suclar,gelisen teknoloji ve gunluk sosyal iliskiler ve konusmalar araciligi ile, daha bir lamba isigi altinda aydinliga,gozle gorulup kulakla duyulur bir hale geldi.Pedoffile toplumda hep vardi,her dunya ulkesi toplumundada vardir,bu toplumun bazi duzeylerinde,genelde aile ve akraba fertlerinin olusturdugu kisiler tarafindan uygulanan kanunsuz ve hastalikli bir dusunce ve davranistir.Akraba yada aile dostluklarinin birbirlerine karsi duyduklari guvencil ortam,zaman zaman yine o ayni dost ve aile fertleri tarafindan cocuklara karsi islenilen cinsel istismar ve taciz ortaminin olusmasina yol acmaktadir.Medyanin basin araciligi ile,sosyoloji ve psikoloji egitimcilerinin arastirmalarina ve aydinlatici goruslerine yer vererek,toplumumuzu bilgilendirmeleri gerekmektedir.Toplumun ve tum Aile fertlerinin yuksek derecede daha sorumlu ve dusunceli davranmalari,cocuklarinin guvenlik ve sagliklarinin guvenilir ellere emanet edilmesinde asiri hassasiyet ve tedirginlikle davranmalari sarttir.Cocuklarimiza guncel tehlikeleri ve hasta dusunceli,piskopatlarin yaratabilecegi tehlikeleri ogretmeli ve onlarla acikca konusmali bilgilendirilmelidir.Toplumda unutulan,karanliklar icersinde birakilan,aile fertlerinin konusmaktan kacinip utandigi,gizli kalmasinin daha buyuk bir hasari onleyecegi bir utancin uzerinin kaplanmasina calisan bacilar,kardesler,amcalar,dayilar yada agabeylerkonusun bilgilendirin El Fenerinizi Pedoffillerin Uzerine Dogrultun Aydinlatin.

ırne cezanın ne de davranış bozukluğunun sınırı vardır.. - antiiktidar

İdam edelimlede kalmaz bu, verin elimize linç edelim, iğdiş edelim , kafasını keselim, parmağını keselim, döve döve işkenceyle öldürelim, taşlayalım vs... Bu liste uzar gider.. Sapık ve canilerin bu kadar yaygınlaşması üzerinde hiç durmayalım, bu memlekette son zamanlarda insani bütün öğelerin, sevginin , birbirine tahammülün neden kalmadığını, şiddetin sapkınlığın ve psikoz düzeyindeki bu ruhsal bozulmayı araştırmayalım. Asalım keselim bitirelim köklerini kazıyalım. Nereye kadar peki. ha birde soru şu bunu yapan birine uygulayacağınız şiddet canilik ve insanlık dışılık cok mu düzgün bir davranış diye sorarlar adama.. bir insanın canına kıyma eylemini bu kadar kutsayanlar acaba ellerindeki kana alıştıklarında, neler yapacaklar nasıl bireyler olacaklar: bunu da sormak lazım ilgili arkadaşlara...

Idamperverleri kendi canlarinin dusurerek bertaraf etmek - Ayse Sule

Idamperverleri kendi canlarinin derdine dusurerek bertaraf etmeye calismaniz ilginc bir yontem. Ama siz de takdir edersiniz ki, pek etik degil. Ustelik, sanki idam karsitlari da, sirf kendi canlarinin derdinden muhalefet ediyorlarmis gibi bir algi sapmasina da yolacabilir aman dikkat :) Turkiye'de bugune kadar adi suclardan hic idam edilen olmus mu bilemiyorum. Ama gorunen o ki, siyasi idamlarin yarattigi travma yuzunden, sadece pedofillerin ve cocuk katillerinin idamla cezalandirilmasi ihtimalini konusmak bile imkansizlasmis. Madem ki pedofiller ve cocuk katilleri icin idam cezasini reddediyorsunuz Sirri Bey, rica etsem bu tur suclarin nasil onlenmesi, o suclari isleyenlerin nasil cezalandirilmasi ve daha da onemlisi yakinlarini bu sekilde kaybetmislerin adalet beklentilerinin nasil karsilanmasi gerektigi konularindaki goruslerinizi de paylasabilir misiniz? Paylasin ki, okurlarinizin "kisa boyludur, uzerinde omlet yapilmasi vaciptir" dedigi kuzu da, bu kafasi iyice karisik halk da ogrensin egriyle dogruyu.