Ankara fısıltıları

Ankara kulisleri kaynıyor. Seçime yönelik ittifaklar, Çukurambar'da dönercilerde yapılan buluşmalar, dar alanda kısa paslaşmalar...

Ankara hareketli. Meclis dışında kalmış partilerde heyecan var. Meclise beşinci bir partinin girebilmesi için hummalı çalışmalar var. Saadet, Büyük Birlik, Demokrat, Merkez Parti vs. hepsinde tatlı kıpraşmalar. Yıllardır bekledikleri günler geldi. Türkiye seçim sathı mailine girdi… İktidar partisi giderek artan bir yıpranma süreci içerisinde. Otellerde hararetli toplantılar, ittifak görüşmeleri ve bir dizi dedikodu önümüzdeki günlerin bu cenahta hareketli geçeceğine işaret ediyor. Sadece bu cenah mı? İktidar partisi de düdüklü tencere gibi kaynıyor. Tevatür ve rivayetin bini bir para… Çukurambar’da dönercilerde yapılan buluşmalar, dar alanda kısa paslaşmalar... Milletvekilleri önlerini göremiyor, özellikle Tayyip Bey’in emekli etmek istediği milletvekilleri çıkış yolu arıyor… 1990lı yıllarda Doğru Yol ve Anavatan’da siyaset yapmış kıdemliler de 2015’i gözlerine kestirmişler. Ankara’da seçime yönelik pozisyon alma trafiğinde baş döndürücü gelişmeler var.

Şüphesiz bu hareketlilik kendi kendiliğinden olmuyor. İktidarın basın ve televizyonlar üzerindeki etkin baskısına rağmen vatandaşta bir şeylerin yanlış gittiğine dair olan sezgiler giderek artıyor. 17-25 Aralık sürecinin açtığı yolsuzluk yarası bir türlü kapanmıyor. Dört bakanın Yüce Divana gönderilememesi toplumdaki yaraya tekrar tuz bastı. Uzun iktidarların son dönemlerinde görülen fahiş yozlaşma giderek sırıtıyor. Bunun üstüne bir de Demirel’in zamanında dediği gibi “kumanda vahdeti” sorununu ekleyin fotoğraf tamam. Erdoğan ve Davutoğlu arasındaki akortsuzluk daha görünür olmaya başladı.

Siyaset çevrelerindeki bir diğer rahatsızlık ta HDP’nin seçimlere parti olarak girme ısrarından kaynaklanıyor. HDP’nin baraj altında kalması durumunda meclis aritmetiğindeki olası senaryolar iç karartıyor. Ulusal bütünlüğümüzden, iç çatışmadan ve bölünmeden kaynaklanan meşru endişeler var. Gün geçmiyor ki güneydoğudan yol kesmeler, kimlik sorgulamaları ve hatta vergi ve mahkeme uygulamalarından söz edilmesin. Anlaşıldığı üzere PKK artık Mardin dahil olmak üzere şehir merkezlerinde dahi kimlik soruyor, adım adım egemenlik tesis etmeye çalışıyor.
Bu manzara muhalefet partileri için önemli bir fırsat doğuruyor. Hem meclis içerisinden hem de meclis dışından muhalefet yapan partilerin bu şartları iyi değerlendirme gayretleri var. Ne var ki, muhalefet oluşumları seçmen nezdinde kadro ve söylem bazında inandırıcı olmalı, devlet yönetimi bu partilere teslim edilir intibaını verebilmeli. Mesajlarını ve politikalarını geniş kitlelere ulaştırabilmek hususunda yaratıcı yöntemler geliştirmeliler.

Bazı çevrelerde 2015 seçiminin son seçim olabileceği endişeleri tartışılıyor. Bunun böyle olup olmayacağını bu aşamada kestirmek zor ama eşit şartlarda seçime girilmediği ve özellikle sandık güvenliği hususunda ciddi endişelerin olduğunu yerel seçimlerden bu yana biliyoruz. Ankara’da yaşananlar halen hafızalarda… Sandık güvenliği seçimin selameti açısından olmazsa olmaz bir öncelik olmalı. Bu konuda özellikle CHP ve MHP’ye önemli sorumluluklar düşüyor.

Türkiye yine kritik bir genel seçime hazırlanıyor. Bu seçimden sonra 2019 Mart’ına kadar seçim yok. Türkiye bu seçimde de sandıkta bir düzeltme yapamazsa toplumun daha da gerileceği bir iç çatışma ortamına sürüklenebiliriz. Bunu görmemek için kör olmak lazım. Muhalefet partilerinin bu bilinç ve sorumluluk içerisinde genel seçime hazırlanması, topluma yeni bir vizyon ve pozitif bir ajanda sunması elzem hale geliyor.