'İzan'a tecavüz

Cinsellikle ilgili ciddi bir problemle karşı karşıya olduğumuz belli. Öyle olmasaydı anasının dizinden tahrik olduğunu beyan edenlere, tecavüzleri mini eteğe bağlayanlara, pembe otobüslerle sorunu çözeceklerini zannedenlere yönelik bir şeyler söylenirdi elbet öyle değil mi?

Hayatının baharında bir üniversite öğrencisine tecavüz ediliyor, hunharca öldürülüyor ve yakılıyor. Bütün memleket ayağa kalkmış, öfkeli ve tepkili. Bizim troller biricik hükümetimize bir zarar gelmesin derdinde. Bir tanesi binbir dereden su getiriyor Batı’da da oluyor böyle şeyler diyor. Diğeri “derin” bir analizle Özgecan’ın Alevi olması ile hükümete karşı kitle eylemleri hazırlığına dikkat çekiyor. Amerika’da hergün oluyor kesin sesinizi diye ayar veriyor bir başkası. Bir bilmişi tacize uğrayan kadınlara susun konuşmayın diye akıl veriyor. Başbakanımız kükrüyor kadına kalkan eller kırılır...! Belli ki unutmuş daha geçen ay “milletin hakkına uzanacak eli kardeşimiz olsa koparırız” dediğini. Ahmet Hakan’ın yazdığı gibi bir an için samimi bir üzüntü, bir empati göstereceklerine Özgecan’ı bahane edip biricik hükümetimizi devirmeye çalışıyorlar diye ağlaşıyorlar. Belli ki ortada sadece genç bir kadına tecavüz yok. Gösterilen reaksiyondan anlaşılıyor ki geniş bir kitlenin izan ve sağduyusuna da tecavüz var...

Aileden sorumlu bakanımız ve bir milletvekili Özgecan’ın ailesine başsağlığına gidiyorlar. Çıkışta konuşmasını zar zor tamamlayıp korumaların yardımıyla arabaya bindirilip uzaklaşıyorlar. Tepki çok. Neden? Bütün istatistikler son 10 yılda kadın cinayetlerinde, taciz ve tecavüz vakalarında anormal bir artış olduğunu gösteriyor. Devletin rakamları son yedi yılda kadın cinayetlerinde % 1400 artış var diyor. Fakat daha dün iktidar partisinin - üstelik kadın olan - bir Genel Başkan Yardımcısı AK Parti döneminde kadın cinayetleri asla artmadı diyor! Toplum ve özellikle kadınlar hükümetin bu konuyu ciddiyetle ele aldığına inanmıyor. Soruna ciddi ve derinlikli bir çözüm bulma arayışı yerine idam getirilsin veya hadım edelim kolaycılığı ile işin savuşturulmaya çalışıldığı algısı hakim. Vatandaş hükümete sorumluluğunu yerine getir diyor.

Fakat ana sorun ataerkil kültür ve özellikle 2011’den bu yana iktidarın muhafazakar ajandayı topluma empoze etmeye çalışmasıyla kadını eve hapsetmek istemesinden kaynaklanıyor. Cinsellikle ilgili ciddi bir problemle karşı karşıya olduğumuz belli. Öyle olmasaydı anasının dizinden tahrik olduğunu beyan edenlere, tecavüzleri mini eteğe bağlayanlara, pembe otobüslerle sorunu çözeceklerini zannedenlere yönelik bir şeyler söylenirdi elbet öyle değil mi? Veya kadınlar ortalık yerde gülmesin diyene, hamile kadınlar sokağa çıkmasınlar diyene ses çıkarırdı o cenahtan birileri öyle değil mi? Erdoğan 2011’de kadına şiddet abartılıyor derken de daha bir kaç ay önce kadın ve erkek eşit değildir derken de hiç ses duydunuz mu o taraftan? Hayır duymadık. Duymayacağız da.

Alev Alatlı’nın bahsettiği rönesans bu olsa gerek...