Kabileleşme ateşine odun taşımak

Suriye politikanızı derhal revize edin. Oradaki radikal unsurlara yardımı kesin. Sınırı kontrol altına alın. Tahran ve Washington'la konuşup IŞİD denen bu laneti bitirmek için işbirliğine başlayın. İçerideki IŞİD hücrelerini sıfır müsamaha anlayışı ile bulun ve adalet önüne çıkarın.

Korkarım bu topraklarda ulus olma millet olma şartları hızla ortadan kalkıyor. Psikolojik ve fiziki kopuş hızla devam ediyor. Hızla kabileleşiyoruz. Laik, dindar, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, sağcı-solcu, milliyetçi, cemaatçi, ümmetçi, ateist, lezbiyen-gey vs... ve bu kabileler arasındaki uçurum giderek açılıyor. Aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu olmaktan çoktan uzaklaştık. Ölümlerin yarıştırıldığı, kendisine benzemeyenden tutkuyla nefret edildiği, farklı olandan iğrenildiği, tahammülün olmadığı adeta mecburen birarada yaşamak zorunda olan insanlar topluluğuna dönüştük. Sosyal medya sayesinde bu nefretin, bu acımasız tahammülsüzlüğün ne denli baskın ve yaygın olduğunu, halk indinde ne derece kabul gördüğünü daha iyi görüyoruz.

Maalesef, 32 gencin ölümüne de aynı gün şehit düşen onbaşıya da eşit miktarda üzülemiyor, ölülerini iyi ölü – kötü ölü olarak ayırd ediyor bu toprakların insanı. Benden olmayanın, bana benzemeyenin öldürülmesinin hatta mümkünse acı çekerek öldürülmesinin zihinlerimizde meşrulaştığı bu coğrafyada katlin vacip görüldüğü ilkel bir kabilecilik ruhu hepimizi esir almaya başladı. Ne var ki, hepimiz burada yaşamaya devam edeceğiz. Kimse kimseyi öldürerek bitiremeyecek. Bu kabilecilik ancak bizleri ve bu ülkeyi tüketecek.

Yetkililerin sorumlu oldukları değil, olaylara dışarıdan bakan seyirciler gibi açıklamalar yapıldığı garip bir ülke oldu burası. İdeolojik körlüğün gerçeklerin üzerini sıvadığı, yalanla gerçeğin birbirine bulandığı flu bir yer oldu buralar. 32 gencin şeytanca öldürülmesinin yasına dahi tahammül edemeyen, katliama tepki gösterenlere saldıranların yurdu oldu bu yerler. Ne ara oldu bu? Ne ara bu kadar insanlıktan, dayanışmadan, kardeşlikten ve insan gibi yan yana yaşamaktan uzaklaştık akıl almıyor. Ne ara oldu bu düşüş, bu utanç verici alçaklaşma?

Bu ülke hızla çözülüyor. Çok tehlikeli bir sürecin eşiğindeyiz. Fay hatları hareketlendi. İktidarın behemal aklını başına toplayıp sorumluluk alması, kararlılık göstermesi lazım. Suruç saldırısı Reyhanlı’da, Niğde’de, Diyarbakır’da, Sultanahmet’te yapılan saldırıların devamı. Tehdit algılamanız değişti mi artık? Gerçeklerle yüzleşin. Kendinize gelmezseniz altınızdaki halının hızla çekildiğini görecek bu günleri de arar olacaksınız.

Suriye politikanızı derhal revize edin. Oradaki radikal unsurlara yardımı kesin. Sınırı kontrol altına alın. Tahran ve Washington’la konuşup IŞİD denen bu laneti bitirmek için işbirliğine başlayın. İçerideki IŞİD hücrelerini sıfır müsamaha anlayışı ile bulun ve adalet önüne çıkarın. IŞİD’e eleman kazandıran, sempatizan web sitelerini sosyal medya hesaplarını derhal kapatın ve haklarında işlem yapın. Ülkemizin masum insanlarının daha fazla kurban olmaması için emniyet ve istihbarat içerisindeki saçma sapan insan kaynağı israfına son verin ve ehil olan insanları görevlerine iade edin. Derhal ulusal yas ilan edin! Adını bilmediğimiz bir Suud’a yas ilan edip kendi çocuklarından bunu esirgeyerek daha da derin yaralar açmayın.

Şehidimiz dahil 32 gencin öldürülmesine saygı duymayan, yas ilan edemeyen bir ülkenin birliği de dirliği de olmaz.  

Kabileleşme ateşine odun taşımayın artık.

Yeter!