Muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı

Eğer bir çatı oluşacaksa zaten ikinci turda bu çatı tabanda doğal olarak oluşacaktır. Yarış ikinci tura kalırsa doğal olarak BDP oylarının kime gideceği önem kazanıyor.

Bu günlerin en favori konusu muhalefetin cumhurbaşkanı adayı. Herkesin gönlünden geçen bir cumhurbaşkanı adayı var muhakkak. Efendim üç dil bilsin, devleti tanısın, dış politikadan anlasın, uzun boylu olsun, mavi gözlü olsun... CHPli olsun, MHPden oy alsın. Hayır hayır siyasi bir figür olmasın... Bilen bilmeyen herkes topa giriyor... Falanca çok iyi olur. Hayır hayır filanca çok daha iyi olur. Partilimiz olsun, yok partilimiz olmasın, akademisyen olsun, kadın olsun... 

İyi hoş da şimdi ben cumhurbaşkanı adayının nelerle karşılacağını biraz anlatayım. Birincisi, herşeyden önce bu cumhurbaşkanı adayının belki günde 2-3 adet miting yapabilecek fiziki konumda olması lazım. Yani bedenen fit olacak. İkincisi, çok kısa zamanda bir ekip kurup bir kampanya stratejisi oluşturması, bu kampanyanın lojistik, içerik ve söylem ayaklarını hayata geçirebilecek hızlı bir çalışma içerisine girebilmesi lazım. Üstelik bunu yazın ortasında herkesin tatilde olduğu bir zamanda yapması gerekecek. Hem CHPli hem MHPli hem de AK Partili seçmenden oy alabilmesi lazım, yani alnı secdeye değmiş bir adaydan bahsediyorum. Bir yandan sosyal demokrat / sol seçmene uygun gözükecek konum ve profile, ülkücü seçmenin şüphe duymayacağı bir geçmişe sahip olmalı ve muhafazakar seçmene de hitap edebilecek, oradan da oy kapabilecek bir adam veya kadından bahsediyoruz. 

Siyaset esnafının diline doladığı romantik aday adaylarına bakıyorum da bu acı gerçekler pek dikkate alınmıyor gibime geliyor. Herkes idealize ettiği bir ismi ortaya atıp acaba bununla olur mu diye tartışmaya giriyor. Ne var ki, çoğunlukla unutulan şey bu kez cumhurbaşkanını halkın seçeceğini, muhtemelen en az altmış şehirde miting yapılması gerektiğini, her gün ve akşam AK Parti’nin adayına – ki bunun Recep Tayyip Erdoğan olması kuvvetle muhtemel – laf yetiştirecek siyasi kıvraklık ve enerjiye sahip biri olması gerektiği. Ramazan ayında başlayan kampanya boyunca ve bayramda Anadolu’da dolanacak ve oy isteyecek bir adaydan bahsediyorum. Ha tabii ben bunları muhalefetin seçimi kazanmak istediği varsayımı altında yazıyorum. Eğer başka hesaplar varsa tabii herkes istediği adayını göstersin. 

Gelelim çatı aday işine. Ben bu çatı aday işini pek anlamadım. Bir kere üç aşağı beş yukarı birinci turda her partinin kendi adayını göstereceği anlaşılıyor. Her parti kendi adayını gösterirse herhangi bir adayın birinci turda kazanması çok küçük bir ihtimal. CHP çok zayıf bir aday gösterip MHP çok güçlü bir aday göstermedikçe CHP’nin adayının ikinci tura kalması kuvvetle muhtemel. Yani normal şartlarda ikinci tura CHP’nin adayının kalması lazım. İkinci turda her hal ve kârda parti kimliklerinden çok adayların kişilikleri ve kamuoyu nezdindeki imaj ve algıları rol oynayacak. Eğer bir çatı oluşacaksa zaten ikinci turda bu çatı tabanda doğal olarak oluşacaktır. Dolayısı ile birinci turda bir çatı aday arayışı bana biraz yapay geliyor ama muhalefet partileri bize bir sürpriz yaparsa bundan memnun da oluruz. Yarış ikinci tura kalırsa doğal olarak BDP oylarının kime gideceği önem kazanıyor. Bu konuda BDP’nin daha çok ikinci tura yönelik hazırlık yapacağı, pazarlığın birinci turdan sonra yoğunlaşacağı tahmin ediliyor. Tabii bir de ilk kez oy kullanacak gurbetçiler var. Onların oylarının sonuca nasıl bir katkı sağlayacağını hep birlikte göreceğiz. Anlayacağınız 11 Ağustos ile 23 Ağustos arası siyaset sınıfı için oldukça hareketli geçecek. Memlekette hareketlilik hiç bitmiyor, gündemde bir şey olmadığı zaman deprem oluyor. Muhalefetin cumhurbaşkanlığı sürecini nasıl yöneteceği ve kimi aday göstereceği kamuoyu tarafından yakından izleniyor...