'Mümkün Kılıcı Yasa'

24 Mart 1933 tarihinde Alman Parlamentosu'ndan geçirilen "Mümkün Kılıcı Yasa" önemli bir eşiktir. Bu yasa ile Hitler parlamento olmadan kanun çıkarma yetkisini almıştı. İlk işi sivil özgürlükleri kaldırmak oldu. Devletin bütün yetkilerini kendinde topladı. İç Güvenlik Yasası bizim için de benzer bir anlam ifade ediyor olabilir.

Babam 1962’de Almanya’ya giden ilk nesil işçilerden. Çocukluğum orada geçti. Almanya’da o yıllarda pek az Türk vardı bu yüzden en iyi arkadaşım Armin adlı bir Alman’dı. İkinci Dünya Savaşı’nın izleri yaşadığımız şehrin değişik yerlerinde halen görülürdü. Büyüdükçe tarih bilincimiz artmaya başladı. Savaş hakkında çok şey okuyor, daha fazla öğrenmek istiyorduk. Bir gün Armin’in çilingir olan babasına savaşta ne yaptığını sordum. Armin’in babası bana cevap vermeyince tekrar sordum. Yine cevap vermedi. Tuhaf bir sessizlik oldu. Çocuk olarak bir anlam verememiştim. Yıllar sonra Armin’le bu konu açıldığında babasının katiyetle Nazi dönemi hakkında konuşmak istemediğini belirtti. Büyük bir utanç ve hayal kırıklığı içerisinde olduğunu ifade etti. Armin’in babası sıradışı bir vaka değildi. O nesil Almanlar savaş sona erdikten sonra Alman faşizmini, popülist bir liderin arkasına nasıl kapıldıklarını, o suçlara nasıl ortak olduklarını, o adamı ve partisini yollarda nasıl içten bir şekilde “Heil Hitler” diyerek selamladıklarını hatırlamak istemezlerdi. Yıllarca aynı mahallede yaşadıkları komşuları polis tarafından götürüldüğünde ses çıkarmadıklarını unutmak isterlerdi. Çok utanırlardı. Nazilere zamanında itiraz etmemelerinin hem Almanya’ya hem insanlığa ne büyük maliyetler çıkardığını çok acı bir şekilde öğrendiler.

Naziler bir gecede iktidara gelmediler. İktidara gelmelerinin belirli aşamaları oldu. Örneğin 24 Mart 1933 tarihinde Alman Parlamentosu’ndan geçirdikleri “Mümkün Kılıcı Yasa” önemli bir eşiktir. Bu yasa ile Hitler parlamento olmadan kanun çıkarma yetkisini almıştı. Hitler’in ilk işi sivil özgürlükleri kaldırmak oldu. Devletin bütün yetkilerini kendinde topladı. Böylelikle legal bir diktatörlük kurulmuş oldu. Bu günlerde yasalaşması beklenen İç Güvenlik Yasası bizim için de benzer bir anlam ifade ediyor olabilir.

Kamuoyu bu konuda yeni yeni hassaslaştı ama gerçek şu ki İç Güvenlik Yasası mevcut haliyle Meclis’ten geçerse Türkiye içinden çıkamayacağımız bir şiddet sarmalına girebilir. Bu yasanın polise verdiği yetkiler Türkiye’yi normal bir demokrasi olmaktan çıkarıp fiilen bir polis devletine dönüştürebilir. Olmaz öyle şey abartıyorsun diyenleri duyuyor gibiyim ama o kadar da emin olmayın. 2013 Mayıs’ında yargıya, AYM’ne ve polise son iki yılda olduğu gibi bir müdahale olacağını söyleseydim gülüp geçerdiniz herhalde. Gezi gibi milyonların yollara döküldüğü bir toplumsal olay olduğunda medyamızın penguen belgesellerini göstereceğini iddia etseydim muhtemelen bana anlamsız bir bakış atardınız. Daha kötüsü bu protestolarda gencecik insanların - kiminin gaz kapsülleri ile kiminin dövülerek - öldürüleceğini yazsaydım beni pek kaale almazdınız. Yüzlerce gazetecinin işinden olacağını, gazetelerin her türlü yalanı dolanı haber yapacağını, vergi memurlarının muhalif işadamlarına, RTÜK’ün muhalif kanallara cezalar yağdıracağını söyleseydim onu da pek ciddiye almazdınız. Binlerce polisin, savcının yerlerinin değiştirilip HSYK’nın hallaç pamuğu gibi atılacağını ima etseydim pek de aklı başında biri olmadığıma kanaat getirirdiniz. Twitter’ın Youtube’un kapatılacağını, üniversite öğrencilerinin hakaret suçundan hapse atılacağını, Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığını ihlal edeceğini, ettiği yemine sadık kalmayıp partisi için aleni olarak kampanya yapacağını belirtseydim yine bana inanmazdınız. Nitekim otoriter rejimler bir gecede vücuda gelmez. Otoriterleşmenin belirli aşamaları vardır...

Nazilerin “Mümkün Kılıcı Yasa”yı çıkartabilmesine seçimlerden 6 gün önce parlamentonun yakılması olanak sağlar. Hitler parlamentoyu komünistlerin yaktığını ve devrim hazırlığı içerisinde olduklarını iddia eder. Bugün Davutoğlu’nun muhalefeti “molotof koalisyonu” olarak suçlaması tarihin bir cilvesi olsa gerek. Hitler parlamentodan yasayı geçirirken olağanüstü yetkilere ihtiyacı olduğunu söyler. Türk tipi başkanlık sistemi için istenen yetkileri hatırlayınca söylemlerdeki benzerliği görmemek mümkün değil. O gün Alman Parlamentosu’nda oylama yapılırken sosyal-demokrat milletvekilleri tehdit ediliyor, dövülüyor ve bazılarının oylamaya katılmaması sağlanıyor. Bugünlerde meclis içindeki şiddet, havuz medyasındaki bezdirme ve yalan haberleri görünce tarihin tekerrürden ibaret olduğunu düşünmekten alıkoyamıyorsunuz kendinizi.

Türkiye’yi çok riskli bir sürece sokuyorsunuz. Yapmayın.

Koca bir ülkeyi alçaltıyorsunuz....