Türkiye Erdoğan'ı aşacak

Türkiye Erdoğan'dan ibaret değil. Bu ülke çok daha büyük ve çeşitlilik arz eden bir ülke. Her ne kadar örgütlü değilse de bu ülkede geniş bir muhalif zemin var. Problem şu an muhalefet eden partilerin AKP'ye karşı güçlü bir söylem ve duruş sergileyememeleridir.

Biliyorum memlekette olup bitenler ışığında ümitsiz ve kötümser olmak için çok sebep var. Ben de bazen çok kötümser oluyorum. Ne var ki, en kötümser olduğum anlarda dahi bu ülkeye olan inancımı yitirmemekte ısrar diyorum. Sanıyorum son haftalarda olup bitenler ümitli olmamızın da doğru olduğunu söylüyor bizlere.

Türkiye Erdoğan’dan ibaret değil. Bu ülke çok daha büyük ve çeşitlilik arz eden bir ülke. Her ne kadar örgütlü değilse de bu ülkede geniş bir muhalif zemin var. Toplumun önemli bir kesimi olup bitenden rahatsız olduğu gibi bir çıkış yolu da arıyor. Problem şu an muhalefet eden partilerin AKP’ye karşı güçlü bir söylem ve duruş sergileyememeleridir. Kredibilitelerinin az olmalarıdır. Modern yapılanmalar olmamalarıdır. Toplumdaki muhalif hissiyatın siyasal ifadesi olamamalarıdır. Yani Gezi’deki mesajı alamamalarıdır. Öyleyse, seçmen bu seçimde stratejik oy kullanacak. Sevdiği, beğendiği ve inandığı partiye değil kendince en ehven-i şer ya da meclis tablosunu en etkin şekilde etkileyebilecek partiye oy verecek. Bu da yüzde 10 barajının biz seçmene attığı okkalı kazığıdır ama yapacak fazla bir şey yok. Gidip oyumuzu beğenmesek te birilerine vereceğiz. Esas tartışma 8 Haziran sabahı başlayacak.

8 Haziran sabahı Türkiye halen ülkeyi selametle 2023'lere taşıyacak siyasal aktörü arıyor olacak. Yaz boyunca seçimin sonuçları hazmedeceğiz ve sonbaharda bugün karşı karşıya olduğumuz temel sorunla tekrar yüzleşeceğiz. Ülke olarak insan kaynağımız, teşkilatlanma becerimiz ve konjonktür bu yeni aktörü ayağa kaldırıp kaldıramayacağımızı gösterecek.

8 Haziran’ın diğer önemi ise meclis tablosunda gizli. İktidar partisi 330’un altında milletvekili ile meclise girerse Türkiye Erdoğan’ın başkanlık ihtirasını dizginleyebilecek zamanı kazanacak. Böyle bir tablo ülkeye Erdoğan meselesini çözmesi için dört yıl zaman kazandırır. Hayırlara vesile olur…

Bir şeyden eminim artık. Türkiye Erdoğan’ı aşacak. Bu millet dayatmaya çalıştığı otoriter rejim tutmayacak. Yaşadığımız son üç yıl bir daha yaşanmaması gereken bir anomali olarak hatırlanacak. Devr-i sabıklar kaçınılmaz olarak olacak. Yeni bir anayasa ile Erdoğan’ın bu ülkeye yaşattıklarının asla tekrarlanmaması için gereken önlemler alınacak.  

Türkiye’nin temel hak ve hürriyetlere dayalı normal bir demokrasiden başka bir alternatifi yok. Çocuklarımızın farklılıklarıyla özgür olarak yaşayabileceği bir ülke mümkün. Türkiye Erdoğan’dan ibaret değil. Ülke olarak bu günleri aşacağız…