Hastanede liderler zirvesi

- Hoşgeldiniz.</br>- Ben size Kayseri mantısı getirmiştim, kapıdan içeri almadılar efendim.</br>- Olsun Hüsamettin bey, yemiş kadar oldum.

- Hoşgeldiniz.
- Ben size Kayseri mantısı getirmiştim, kapıdan içeri almadılar efendim.
- Olsun Hüsamettin bey, yemiş kadar oldum. Ayağımı biraz utacağım, kusura bakmazsanız.
- Nasılsınız efendim?
- Sağ olun Mesut bey, daha iyi hissediyorum kendimi. İsterseniz hemen gündeme geçelim.
- Efendim, Avrupa Birliği tarafından sıkıştırılıyoruz. Sizin rahatsızlığınız sebebiyle işlerin gecikmesi ihtimali, onları endişelendirdi.
- Mesut bey, böyle bir ihtimalin söz konusu olmadığını onlara anlatalım. Gerekirse ben doktor raporu alayım, Verheugen'e gönderelim, gecikme için.
- İyi olur. Malum, müzakere takvimini almak için elimizi acele tutmamız gerekiyor, efendim.
- Anlıyorum. Devlet bey siz bu konuda neler düşünüyorsunuz, gecikiyor muyuz?
- Sayın Başbakanım, bence siz iyileşip Avrupa Birliği'ne girmeye şahsen hazır olana kadar acele etmeyelim.
- Zırrrrrrrrrr...
- Telefon, bir dakika.
- Buyrun... Buyrun sayın Cem.
- Evet, tabii... Teşekkür ederim.
- Sayın Dışişleri Bakanımız aradı, sağ olsun sık sık arayıp hatırımı soruyor.
- Ben de arıyorum efendim, SSK'nın telefonla randevu sistemine on kere başvurdum, sizi ziyaret etmem için 2005 yılına sıra verdiler.
- Zahmet etmişsiniz Hüsamettin bey.
- Ben bunu, sayın Yılmaz'ın da nezdinde protesto etmek istiyorum izninizle. Yaşar Okuyan'ın bu sorunu çözmesi gerekirdi.
- Bir dakika Hüsamettin bey... Bu tür, kendi aramızdaki tartışmaları basının ve ölülerin önünde yapmayalım, hükümeti yıpratıyor.
- ANAP olarak biz de aynı görüşteyiz, sayın Başbakanım.
- Yine de bu vesileyle, 3. yılın sonuna doğru genel bir durum değerlendirmesi yapmakta fayda görüyorum. Siz nasıl görüyorsunuz durumu Devlet bey?
- Allah size uzun ömür versin efendim. Durum memleket genelinde biraz tuhaf tabii, ama alternatifimiz olmadığını düşünüyorum.
- Ben de, bu sizin hastalık durumunuzu, Türk seçmeninin merhamet duygusunu harekete geçiren bir unsur olarak iyi değerlendirip, bir süre de böyle idare edebileceğimizi düşünüyorum.
- Anladım Mesut bey... Siz Hüsamettin bey?
- Bence, sizi telefonla arayıp rahatsız etmemeli kimse, rahat rahat dinlenin. Halk sizi seviyor.
- Teşekkür ederim... Beni rahatsız eden
bir şey var, Bakanlar Kurulu'nun toplanamaması. Sayın Başhekimden rica ettim, büyük ameliyathaneyi Bakanlar Kurulu toplantısı için kullanmamıza izin verdi.
- Yüksek Planlama Kurulu toplantısını ertelemek durumunda kalıyoruz, efendim. Onu da morgda toplayalım mı, serin serin yaparız ?
- Olur tabii, Planlama Kurulu üyelerinin Numune Hastanesi üzerinden buraya
sevki işiyle siz alakadar olur musunuz Hüsamettin bey?