İşte Saddam'ın mektubu

"Sayın Bülent Ecevit, Göndermiş olduğunuz 4 Şubat tarihli mektubu aldım.

"Sayın Bülent Ecevit, Göndermiş olduğunuz 4 Şubat tarihli mektubu aldım.
Mektubunuzda, Colomb'dan önce şeytan tarafından keşfedilen Amerika Birleşik Devletleri'nin ülkeme askeri müdahale hazırlığında olduğunu ve Birleşmiş Milletler silah denetçilerinin ülkeme girmesine izin vermeyişimi bu müdahaleye bahane olarak kullanmayı planladığını ima ediyorsunuz.
Bu konuda düşündüklerimi ifade etmeden önce, Washington'da ABD Başkanı Bush ile yaptığınız görüşmede, o psikopatın benden size, 'O kötü bir adam' diye söz etmesine seyirci kalmanızı, iyi komşuluk ilişkileriyle bağdaştıramadığımı bilmenizi isterim.
Siz daha önce Bağdat'a geldiğinizde yüz yüze görüşmüştük. Şimdi size sormak isterim, ben kötü bir adam mıyım? Size o görüşmede veya genel olarak, bir yamuğum oldu mu?
Samimiyetle belirtmek isterim ki, ben bir diktatör değilim ve kaç gündür bir türlü hazmedemediğim 'kötü adam' iftirası yüzünden saraylarımda ağlayarak dolaşıyorum.
Döktüğüm gözyaşları, Amerikan istihbaratına bakarsanız, Irak'ın ürettiği iddia edilen, ki bu da bir yalan, kimyasal silahların, zehirli gazların hammaddesini oluşturuyor!
Adalete bağlılığıyla tanınmış bir insan olarak size sormak isterim, bir insana bu kadar da haksızlık edilir mi, sayın Ecevit?
Neyse sayın Ecevit, demem o ki, kapılarımızı BM silah denetçilerine açmamız birkaç nedenden dolayı mümkün değil. Belki inanmayacaksınız, ama bu nedenlerden biri haylaz oğlum Uday'ın anahtarları kaybetmiş olmasıdır.
Ülkemizin maruz bırakıldığı ambargo yüzünden, anahtar hammaddesi ithal edemiyoruz ve yine belki inanmayacaksınız ama, kilitli kapıları omuz atarak açmaktan bıktım.
Öğrenmek isterseniz diye belirtmek isterim ki, BM silah denetçilerine güvenmiyor oluşum da bir başka neden.
Irak'a daha önce geldiklerinde bu kişilerin silah denetimi yapmak yerine, ABD ve İsrail adına casusluk yaptıklarını tespit etmiş bulunuyoruz. Buna ilişkin bir kanıt, (silah denetçilerinden birinin saraylarımda denetim yaparken bana ait bir bornozu gizlice giydiğini gösteren gizlice çekilmiş bir fotoğraf) bu mektubu size getirecek olan Irak'ın Ankara Büyükelçisi tarafından size sunulacaktır.
Mektubu ve kanıtı size getiren kişiyi daha sonra ortadan kaldırmanızı tavsiye ederim.
Hayır, ne kötü bir adamım, ne de bir paranoyak. Bu, ABD'nin yıllardır süren baskısı nedeniyle alınması gereken güvenlik önlemlerinden biridir sadece, hepsi bu.
Ayrıca belirtmek isterim ki, ben sizden komşu bir ülke olarak ABD'den yana değil, Irak'tan yana tavır almanızı beklerdim. Ülkemin toprak bütünlüğü, sizin topraklarınızdan kalkan Amerikan ve İngiliz uçakları tarafından sürekli olarak tehdit edilmektedir ve yıllardır ben buna göz yumuyorum.
Sanki bu da yetmiyormuş gibi, son zamanlarda
yeni bir tehditle karşı karşıyayız.
Ülkenizden, Çukurova bölgesindeki sulak alanlardan kalktığını tespit ettiğimiz sivrisinekler, ülkemize gelerek, Irak halkını sokmaktadır.
Daha da acısı, bu sivrileri Irak'a yönlendiren yine CIA ve İngiliz istihbaratıdır.
Sonuç olarak, bildirmek isterim ki, ben ABD'ye güvenmiyorum. ve bedeli ne olursa olsun, kapılarımızı BM silah denetçilerine açacak değilim.
Ki ben size, kapılarınızı Uluslararası Para Fonu denetçilerine daha da açın, sonuna kadar açın, aksi halde borç bulamazsınız ve perişan olursunuz, diye uyarı mektubu gönderiyor muyum hiç?
Saygılarımla.
Bu mektubu size getirenle ilgili tavsiyemi bir kez daha hatırlatırım.
Saddam Hüseyin - Irak Devlet Başkanı"