Kapatılmış kulislerden dışarı sızan konuşmalar

- Kulise sızma olmuş.</br>- Evet, gazetecinin teki, açık kalan bir kapıdan girerken fark edildi, ama kaçtı.</br>- Bir şey görmedi ya?

- Kulise sızma olmuş.
- Evet, gazetecinin teki, açık kalan bir kapıdan girerken fark edildi, ama kaçtı.
- Bir şey görmedi ya?
- Vallahi, o sırada malum partinin kurmay ekibi orada kongre hazırlığı yapıyordu...Lidere karşı aday olan kadının üstüne pislemeleri için kongrede uçurulacak güvercinlere eğitim verirken fotoğrafları çekilmiş, deniyor...
***
- Dokunulmazlık dosyalarının komisyondan kulise nakliyle, muhafaza altına alınması tamamlandı mı?
- Tamam. Hem de kulis giriş kapısının arkasına barikat kuruldu dokunulmazlık dosyalarıyla, kale gibi.
- İyi, çıkış kapısının arkasına da Dilekçe Komisyonu'na gelen dilekçelerden bir barikat kuralım.
***
- Medya, kulis yasağını protesto etmek için grup toplantılarını izlemeyecekmiş...
- İzlemesinler.
- Liderler düşünüyor ama, millete nasıl mesaj vereceğiz, diye...
- Bizimki, arayalım patronlarını, hepsini işten attıralım, diye teklif edecek...
- Biz, grup toplantılarının Biri Bizi Gözetliyor Yarışması'na ait evden yapılması için değişiklik teklifi vereceğiz. O şekilde internet ve televizyon üzerinden sine-i millete ulaşırız, gümbür gümbür.
***
- Yalnız bir şey söyleyeyim mi, kulise girip de görüntü alırlarsa, yanarız.
- Nereden akıllarına gelecek ya, kulise yapay göl yaptırdığımız.
- Kuğular bağırıyor ya, ben, gazeteciler onları duyacak, diye korkuyorum.
- Beni endişelendiren o değil. Şu acil yasalardan birinde araya çaktırmadan bir madde ekledik ya, devalüasyon kararları en az 48 saat önceden gizli oturumda bize bildirilir, diye...
- Evet, bence de 48 saat az... Git, çek, dolara çevir, vesaire. En az üç tam gün olması lazımdı.
***
- Arkadaşlar, şanlı kulis direnişimizin başlangıç tarihinin, bir nevi milli irade düşmanlarına tarihimizde sıkılan ilk kurşun hüviyetindeki tavana çiğköfte atma hadisesiyle aynı güne denk gelmesi, yalnızca bir tesadüf müdür? Ben bunda uhrevi bir mana da mülahaza ediyor ve bu vesileyle hepinize saygılar sunuyorum.
***
- Duydun mu, kulisleri ses geçirmez hale getirmek için açılan izolasyon ihalesi var ya, üüüf, ne numaralar...
KEMAL DERVİŞ'İN GİZLİ GÜNLÜĞÜ
30 Nisan: Para geliyor ama, bu son şansımız, bir aksama Türkiye'ye çok pahalıya mal olur, her bakanın programı uygulaması gerekiyor, diye ABD'den uyardım. Cep telefonuma mesaj geldi: "Ya Telekom'u sev, ya terk et...Enis"... Yabancı basına da, merak etmeyin Türkiye borçlarını
öder, dedim. Niyet mektubunda, ödemeler aksarsa, IMF, çek-senet mafyasına gitme hakkına sahiptir, diye gizli bir madde yer alacağını söylemedim.
1 Mayıs: New York'ta yabancı yatırımcıları Türkiye'ye davet ettim. Adresi tam olarak tarif edebilir misin Kemal, dediler. Güven sorunu sürüyor... Ancak beni çok övdüler. Her kız babasının hayalindeki damat olduğumu, söylediler. Ecevit duymuş, aradı, bizim Rahşan hanımla çocuğumuz yok, dedi...
2 Mayıs: Türkiye'ye dönerken, askerlerin Telekom'a itiraz ettiğini öğrenince komutana telefon ettim. Aradığınız numara başka bir numaraya yönlendirilmiştir, mesajından sonra, Enis Öksüz açtı, "Tanrı Dağı kadar MHP, Hira Dağı kadar Telekom" deyip kapattı...
3 Mayıs: Askerlere, Telekom'u altın hisseyle çözeriz, dedim. Türkiye'yi askerden çok seven kimse yok, derkenki gülümsememden de ne dediğim anlaşılmıştır, herhalde. En iyisi Türkiye'nin bir altın hissesini onlara vermek... Sonra Çiller'e gittim. Destek mi istiyorsun, peki, eşinden boşanmayı düşünüyor musun, diye sordu!.. Bankacılar, bundan böyle batırma halinde şahsi malvarlıklarına da el konulmasına karşı çıkıyor. Yılmaz, şeref, onur, haysiyet ve itibarlarına el koysak yetmez mi, Kemal bey, bakın jandarma her şeye el koyuyor da, ne oluyor, dedi... Baykal'a gittim. El kol hareketleriyle bir cenazenin gömülmesini, sonra da bir araya gelişimizi canlandırdı...
4 Mayıs: Kutan'a gittim. Arada bir, modern ve Müslüman bir ülkeyiz, diyorum, fark ediyor musunuz, diye sordum? Evet, buyrun, cuma namazını birlikte eda edelim, dedi. Seferi olduğumu söyledim... İstanbul'a gittim. Deutsche Bank'ın başkanıyla görüştüm, Almanlar, Türkiye'ye yardımın ABD kontrolüne girmesinden bozuk. Öğrencilere, belki birkaç yıl sonra hocalık yaparım, dedim. (Siyasete fazla hevesli görünmemek daha doğru.)
5 mayıs: Enis Öksüz, sürekli geziyor, oturup da Telekom'u çözemiyoruz, diye konuşmuş. Aradım, telefon yine yönlendirilmiş, bu sefer de komutan çıktı... Köhler'i aradım, Öksüz istifa ederse, 3 milyar dolar daha ek yardım veririz, diye bir açıklama yapar mısın dedim?... Bugün bir gazetede yayımlanan ankete göre, parti kursam halkın yüzde 41 buçuğu bana oy verecekmiş. Nasıl denirdi, kırk bir buçuk kere maaşallah mı?