Paslı buhurdanlık ile kıl testere (3)

Meclis kütüphanesindeki logar kapağından kurmaylarıyla birlikte Nene Hatun'daki konutuna gitmek üzere Ankara kulislerine...

Meclis kütüphanesindeki logar kapağından kurmaylarıyla birlikte Nene Hatun'daki konutuna gitmek üzere Ankara kulislerine inen Yılmaz, Yedikule Zindanları'nda boğdurulurken öldü diye yanlışlıkla sağ bırakılan Erkan Mumcu'nun Başkanlık Divanı'ndaki sözlerini düşünüyordu.Mumcu,
yeni oluşumun ANAP'tan oy çalacağı uyarısında bulunmuş, ancak adamları o sol parti, biz sağ partiyiz, bize dokunmaz diye karşı çıkmışlardı.
Elleri arkada bağlı, adamları arkasında Ankara kulislerinde yürüyen Yılmaz, kulisin tam Amerikan Büyükelçiliği'ne çıkış veren köşesinde oradan yeni inip yolunu kaybeden Tansu Çiller ile çarpıştı dalgınlıkla...
"Pardon" dedi Yılmaz. Çiller ise, "Irak operasyonu sırasında başbakan olmak istiyorum, Irak operasyonu sırasında başbakan olmak istiyorum... Ama Amerikan Büyükelçiliği'ne çıkan bütün tünelleri denedim, kapakları açılmıyor... Yoksa, Rum Kesimi'nin AB'ye üyeliği sırasında başbakan olmak istiyorum diye Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği'ne çıkan tüneli mi zorlasam, ne yöndeydi şu lanet yer!" diye kendi kendine söylenerek gözden uzaklaştı.
Önünden geçen Çiller'e bakarken Erbakan hocadan beklediği taktiğin hâlâ gelmediğini düşünen Recai Kutan, televizyondan televizyona gidip hiçbir şey söylemediği turlarının arasında verdiği şerbet içme molasını bitirerek ayağa kalktı ve termosunu alarak sıkıntı içinde SP Genel Merkezi'ne çıkan dehlizde, bu dehlize 28 Şubat'ta monte edilen güvenlik kameralarına aldırmadan ağır ağır ilerledi.
Bu sırada Kutan'ın yanından koşar adım Tayyip Erdoğan ve adamları geçti.
Erdoğan'ın haksız mal edinme suçlamasıyla yargılandığı mahkemenin bir sonraki duruşmanın seçimden sonraya bırakılması taleplerini geri çevirmesi üzerine hazırladıkları 2. duruşmadan önceki bir tarihte seçim öneren yeni teklifleri ellerinde Ankara kulisinin Bakanlıklar tarafındaki dehlizinde kayboldular.
Bu arada, Yeni Türkiye'den Hüsamettin Özkan, örgüt sorununu seçimden önce hızla halletmek için çeşitli pratik çözümler üzerinde çalışmayı sürdürüyordu.
Bu amaçla Türkiye Bakkallar Federasyonu, Türkiye Umum Halı Saha İşletmecileri Derneği, Türkiye Muhtarlar Federasyonu gibi yurt sathında yaygın örgütlenme ağı bulunan kuruluşlara yöneltilen, seçime kadar örgütlerinizi partimizin örgütü olarak kiralayabilir miyiz tekliflerine merakla yanıt bekleniyordu. Seçimden bir beklentisi olmayan kimi kıytırık partilerin örgütlerimizi size devredip partimizi kapatabiliriz şeklindeki önerilerinin içinden ciddiye alınabilir ve ucuz olanı da yoktu.
Yapacağı tercih merakla beklenen Derviş de aynı günlerde ve söylenenlere bakılırsa, cildinde beliren lekelerin tedavisi için ABD'ye gitti. Washington'da Derviş'in lekelerine bakıldı da. Amerikalı uzmanlar, Derviş'in cildindeki lekelerden görüntüsü büyütülen bir tanesinin Yeni Türkiye'nin baba - kızlı amblemine şeklen benzer olduğunu teşhis ettiler. CHP'nin altı okunu andırır bir lekeye ise, rastlanmadı.
1 metrelik oy pusulası meselesi ise pratik bir formülle çözülmüştü.
Pusulaların basımının seçim tarihine kadar yetiştirilememesi ihtimaline karşı YSK, tuvalet kağıdı gibi, rulolar halinde oy pusulası bastırmaya karar verdi.
Bütün partilere tepkili olan seçmenler rulo pusulaları metre metre yolup evlerinde kullanmak üzere alıp götürür mü endişesinden kaynaklanan itirazlara rağmen kabul gören öneriye göre, vatandaşlar rulo pusuladan tercih ettiği partiye ait olan kısmı, delikli yerlerden rahatça kopartmak suretiyle, zarfa koyup sandığa atacaktı...
Ve, Meclis'in kapıları erken seçim kararı için gıcırdayarak açıldı. (Son)