'Türkiye Cumhuriyeti'ne uyum yasaları'

Türkiye, Avrupa Birliği'ne uyum yasalarını Meclis'ten geçirmeye çalışırken, Avrupa Birliği de üye olması halinde Türkiye'ye ve Türklere uygulanmak üzere 'Türkiye Cumhuriyeti'ne uyum yasaları' adı altında şimdilik gizli tutulan düzenlemeler yapıyor.

Türkiye, Avrupa Birliği'ne uyum yasalarını Meclis'ten geçirmeye çalışırken, Avrupa Birliği de üye olması halinde Türkiye'ye ve Türklere uygulanmak üzere 'Türkiye Cumhuriyeti'ne uyum yasaları' adı altında şimdilik gizli tutulan düzenlemeler yapıyor.
İşte, bunlardan Tahlil Laboratuvarı'nca ele geçirilen bazıları:
PVC kaplı euro: Türkiye'nin AB'ye girmesi halinde bu ülkede dolaşıma çıkacak euro'lar, Türklerin cepte para taşıma alışkanlığı nedeniyle kısa sürede paçavraya dönüşerek prestij kaybetmesi ihtimaline karşı korunmaları amacıyla PVC kaplanacaktır.
Özel serbest dolaşım yolları: Türklerin üyelikle birlikte serbest dolaşım hakkını kazanmaları ihtimaline karşı, Avrupa şehirlerinde bulunan bisiklet yollarına benzer biçimde Türkler için özel serbest dolaşım yolları düzenlenecektir. Türkler 5 ya da 10 yıllık uyum sürecinden sonra bu yolların da dışına çıkarak, her yerde gerçekten serbestçe dolaşma hakkına kavuşacaklardır.
3.kuşağın kesin dönüşü projesi: Türkiye'de siyasi liderlerin on yıllarca değişmemesi ve değişirken bile yerlerine benzerlerini getirmeleri nedeniyle, özellikle Almanya'da yaşayan 3. kuşağa mensup 'Avrupai' Türk gençlerinin liderlik eğitimine tabi tutularak Türkiye'ye dönüp siyasete atılmaları teşvik edilecek, söz konusu projenin giderleri AB fonlarından karşılanacaktır.
ADGM: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bünyesinde, Türkiye'den gelen davaların temyizine bakmak üzere, ayrı bir Avrupa Devlet Güvenlik Mahkemesi kurulacaktır.
Hava parası: Üyelik halinde Türkiye Cumhuriyeti'ne ait bazı egemenlik hakları da AB'ye devredileceği için, buna ve üyeliğe karşı çıkan Türkiye'deki kimi çevrelerin direncini kırmak için, egemenlik haklarının devri karşılığında Türkiye'ye hava parası ödenecektir.
Aynı şekilde, egemenlik haklarının devrine karşı çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ücretsiz hipnoz seansları düzenlenecek, bu seanslara katılanlar, "Gözlerini kapat, sakin ol, kendini rahat bırak, gevşe, şimdi uyuyacaksın, uyuyacaksın, uyuyorsun, uyandığında egemenlik haklarını devretmiş olacaksın, üstünden bir yük kalkacak, ferahlayacaksın, on, dokuz, sekiz,yedi ..." diye rehabilite edileceklerdir.
AB'nin manevi şahsiyeti: Avrupa Birliği kurumlarını Türklerden korumak amacıyla, üye ülkelerin ceza yasalarında ortak değişikliklere gidilecek ve Türkiye'deki 312. maddeye benzeyen düzenlemelerle, 'Avrupa Birliği'nin manevi şahsiyetine hakaret', 'Avrupa Birliği üyelerini birbirine karşı kin ve düşmanlığa tahrik etme olasılığı' şeklinde suç tanımlamaları yapılacaktır.
Özel sigara alanları: Çok fazla sigara içen Türklerin bu ihtiyaçlarını, AB ülkelerini ve insanlarını dumanaltı etmeden karşılamaları için Portekiz'in Atlantik Okyanusu kıyılarında özel alanlar yaratılacaktır.
Psikolojik destek: Türklerin kendilerini Avrupalı hissetmeleri için, her fırsatta,
'Kıbrıs AB toprağıdır', 'İmralı Adası AB toprağıdır' şeklinde açıklamalar yapılacaktır.
Kısırlaştırma kampanyaları: Üyelik halinde Türklerin Avrupalılar ile aşırı ve lüzumsuz ilişki geliştirerek Avrupa ırklarını bozma ihtimaline karşı, AB fonlarından desteklenen Türk erkeklerine yönelik 'Ücretsiz kısırlaş, Venedik'de bir hafta beleş tatil yap, ayrıca Hollanda peynirleri ile Hıristiyanlığı bir arada hiç denedin mi?' kampanyaları uygulanacaktır.
Sembolik kavgalar: Avrupa Parlamentosu'na girecek Türk parlamenterler Parlamento'ya uyum sağlayana kadar Genel Kurul'da haftada bir sembolik kavgalar çıkarılacaktır.
Silahlı rotasyon: Türk ordusunun Avrupa ile uyumunu sağlamak amacıyla rotasyon programları uygulanacak ve Türk ordusuna Alman generalleri gönderilecektir. Türk ordusundan erler de, çeşitli Avrupa ordularında misafir asker olarak görev alacak, bu askerlerin 'açaç geceleri' dahil her türlü ihtiyaçları AB fonlarından karşılanacaktır.
Topyekûn kaynaşma: Türkiye'nin Avrupa'ya uyumu için yapılan çalışmalarla birlikte Güneydoğu Bölgesi'nin Türkiye'ye uyumu için de projeler uygulanacaktır. Bu durumun Ankara'da rahatsızlık yaratması ihtimaline karşı Diyarbakır'ın adı Bonn, Bonn'un adı İzmir, İzmir'in adı Manchester olarak değiştirilsin ve topyekûn kaynaşma sağlansın, teklifinde bulunulacaktır.