Balığın yasası var!

Av yasağı 1 Eylül'de bitiyor. Peki yeni yasada ne var? Avlanması yasaklı deniz canlıları hangileri? Gırgır ve trol nerelerde yasak? Yeni 'balık boyları' ne? Hatırlayalım...
Balığın yasası var!

Önce hüzün: Hani Metin Kurt da göçtü gitti ya... Daha ne olsun! Bir+Bir’in 16’ncı sayısında tefrika olunmuş ‘Böyledir bizim sevdamız’ başlıklı söyleşiyi okuyup duruyorum döne döne. Fonda Kesmeşeker’in ‘Metin Kurt Yalnızlığı’ şarkısı, girişinde hafif bir 70‘ler tınısı. Yücel Göktürk soruyor; Metin Kurt’la, grubun ‘lokomotifi’ Cenk Taner cevaplıyor. Ve memleketin gelmiş geçmiş en ‘güzel 7’lisinin yaşamına ve o yaşamdan ‘bizim 18’e gelen en şık paslara, en afili ortalara ve en sert şutlara bakıyoruz, Kesmeşeker’in sözlerinde: “Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?” Ve ekliyoruz: Metin Kurt’suz daha fazla yalnızız ceza sahasında!

Avcılığın kaideleri
1 Eylül’de av yasağı bitiyor ve yeni yasayla sadece denize değil, mübareklerin geleceğine de ‘vira bismillah’ denecek. Destek var, tepki var. Peki yasada ne var? İlgili kanunun su ürünleri avcılığını düzenleyen ve 1 Eylül 2012 tarihinde yürürlüğe girip, 31 Ağustos 2016 tarihine kadar yürürlükte kalacak olan 3 No’lu Tebliği (Boğazlar, Marmara ve Karadeniz özelinde) biraz açalım ki, mevzu daha bir sarih olsun:

Öncelikle 1 Mayıs ile 30 Eylül arasında, sahilden itibaren 100 metreyi geçmeyen ve şamandıralarla çevrilmiş ‘yüzme alanları’ içinde su ürünleri avcılığı yekten yasaktır. Hani, şöyle serbest stil salınırken veya deniz yatağında serilmişken yanınızda bir balık teknesi görürseniz, hadiseye ziyadesiyle kıllanabilirsiniz. Trol meselesine dair: Marmara Denizi ile İstanbul Boğazı’nda (Kelağra Burnu ile Dalyan Burnu arasında çekilen hattın güneyinde kalan kısım) ve Çanakkale Boğazı’nda ‘her türlü’ trol ile su ürünleri avcılığı yasaktır. Dolayısıyla bu hattaki balıkçı barınaklarında, barınma ve çekçek yerlerinde mühürsüz trol ağ ve kapıları bulundurulamaz. Denetimi yapacak görevliler bellidir. Lakin, gözü açık olmakta fayda var, sulardaki vebal hepimizin üstündedir.

Gırgır meselesine dair: Öncelikle, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında trafik ayrım şeridi içerisinde İstanbul ilinde, Caddebostan sahilindeki koordinat noktası (yasada belirtilen), Kınalıada’nın kuzeybatısındaki koordinat noktası, Büyükada’nın kuzeyindeki koordinat noktası, Sedef Adası’nın doğu ucundaki koordinat noktası ile Kartal sahilindeki koordinat noktasını birleştiren hattın içerisinde kalan alanda gırgır ve çevirme ağları kullanılması yasak. Yine İstanbul’da, Ahırkapı ve Kadıköy İnci Burnu Mendirek Feneri’ni birleştiren hat ile Yeniköy Vapur İskelesi ve Çubuklu Kozaltı Burnu’nu birleştiren hat arasında kalan alanla, Büyükçekmece Koyu’nda koordinat noktası ile karşısındaki Manda Burnu’nu birleştiren hattın kuzeyindeki alanda da gırgır ve çevirme ağ yasak. Şimdi oturup koordinat hesabı yapacak haliniz yok elbet. Lakin, yine de yasadaki haritalara bakıp İstanbul’un avcılık vaziyetlenmesini anlamak ve yasak yerlerde avlananlara kıllanmak mümkün.

Gırgır avı meselesine dair en ciddi tartışma ise gırgır ve çevirme ağlarının atılabileceği su derinliğinin 18 metreden 24 metreye çıkacak olması. Ki, asıl hedef Avrupa Birliği’nin öngördüğü seviye olan 50 metre (kademeli olarak) hedefine ulaşabilmek. Meselenin ‘avcılık özeti’ ise şu: Kasıma kadar üstten akan balık (özellikle lüfer) tutulamayacak. Yani deniz balık görecek. Mevzu pek mühim, işin ‘haberler ve tepkiler’ kısmını Radikal’den Serkan Ocak ısrarla takip ettiğinden, şimdilik topu ona bırakıp, diğer maddelere geçelim.

Av gereçlerine dair: Bütün karasularımızda ığrıp, trata, tarlakoz, manyat ve benzeri kıyı sürütme ağları ve bunları gemilerde bulundurmak yasak. Hakeza, ‘parakete’ ile kalkan avcılığı yasaktır. Bunu özellikle bir kenara not edelim.

Toplanması ve avlanması yasaklı su canlılarının bir kısmı: Deniz alası, mersin balıkları, kancalı ahtapot, siyah mercan, kırmızı mercan, şeytankulağı, denizminaresi vs... Bunları gördüğünüz tezgâhtan veya restorandan eli eteği çekmeniz bir insanlık vazifesidir.
Yeni boy meselesi (santim cinsinden): Barbunya 13, tekir 11, çipura 20, dil 20, eşkina 25, hamsi 9, istavrit 13, kalkan 45, kırlangıç 18, kolyoz 18, lüfer 20, palamut 25, uskumru 20. Hesabı nasıl yapıyoruz, basit: Bir kere herkes kendi elinin, parmağının, kolunun uzunluğunu bilecek. Yok inatla öğrenilmiyorsa, o vakit buyurun bazı boylar: iPhone 11 santimetre, kutu paket sigara 9-10 santimetre arası. Bu ikisini kullanmayanlar, diğer ‘çok taşıdıkları’ gereçleri ölçebilirler. Lütfen artık tezgâhta ve restoranda daha izanlı ve vicdanlı olalım.
Zıpkıncılar! Orfoz ve lagos avlamak yasak. Su altında mübareklerle çok zaman geçirdiğiniz için yasağın nedenine en çok vakıf olan sizlersiniz. Size nasihate hacet yok.

Son söz yerine: Sezona bismillahla başlayıp, ‘Fatiha’ ile kapamak istemiyorsak, bu yasaya sahip çıkmakta fayda var. Kendimiz için vazgeçtik, ama çoluk çocuk da vâkıf olsun artık şu denizlerin bereketine. Yasada hakkı ve imzası bulunan bakan, bürokrat, bilim insanları ve balıkçılar da sağ olsun, hakları bu dünyada ve ötekinde saklıdır.