Ah şu kırılma anları

Bir maçta kaç kırılma anı olur? Derbi üç yerinden kırıldı. Trab-zon'la Fener Bursa'yı bir adım geride bıraktı.

‘Demirören devri’nde Fener maçları Beşiktaşlılar için kendileriyle yüzleşme sınavı: Bir yanda Beşiktaş’ın Neo-Fener olmasıyla övünenler, diğer yanda Fenerleşmekten ar eden ‘eski’ Beşiktaşlılar…

Bir maçın patolojisini çıkarırken en önemli bulgulardan biri, kırılma anları. Direkten dönen bir topta, kaçan bariz bir fırsatta kırılma anını görebilirsiniz. Futbol patologları bazen de bir oyuncu veya taktik değişikliğinin yapıldığı dakikaya basarlar parmaklarını, işte kırılma anı diye. Beşiktaş-Fener maçının kırılma anları, patolojiye göndermeyi gerektirmeyecek kadar açıktı. Fenerbahçe’nin rakibini boğduğu ilk yarım saatte kaçırdığı ikinci gol, Beşiktaş’ın 2-1 öne geçtikten sonra kaçırdığı üçüncü gol… Ama asıl, Ferrari’nin Lugano’ya vurarak kırmızı kart görmesine yol açan intihari penaltı. Güngörmüş futbolseverler bile böylesine bariz bir kırılma anına az rastlamıştır: Beşiktaş’ın canı çekildi, Fenerbahçe’ye soğukkanlı katil şevki geldi. Alex, zaten şahsen bir kırılma anı. Her maçı orta yerinden kırabilir. Türkiye’deki yedinci üçlemesini yapmış. Futbol âlemimizin bereket tanrısı. Bir devre birisi, bir devre öteki: Manisaspor-Trabzonspor maçı, bu modelin örneğiydi. ‘Tarzan’, standart ‘kırılma anı’ tipinin, ikinciyi atamamanın kurbanı oldu. Trabzonspor zaten bu sezon birçok maçın ilk yarısını ısınma idmanı olarak ‘yaşadı’. Mavi çoraplı lider, tedirgin bir azim, telaşlı bir hırs içinde…
Bursaspor-Antepspor sezonun en ‘premier’ maçlarından birini oynadılar. Skor aldatmasın: Bursaspor maçı tek farkla mağlup götürdüğü yaklaşık yarım saat boyunca beraberliği yakalayabilirdi. Ama bu ‘kırılma anı’ şerhi de aldatmasın: Ligin ikinci devresinin klasmanında 2. sırayı tutan Antepspor, muzaffer bir oyun oynadı. Devre arasında nokta transferin âlâsını yaptılar: İki ayaklı delici forvet (21 yaş altı kategorilerde 26 defa Almanya forması giydi) Cenk Tosun, Barak tikitakasına nizam veren Wagner, sırık hamalı Hürriyet… Bu katkılar bilhassa Popov’un içindeki cevheri meydana çıkarmış görünüyor. Antepspor ve Fenerbahçe, şu aralar memleketin en zinde takımları.

‘90+son dakika’ gülenler
Bülent Uygun, üç sene Sivas’ı, Rıza Çalımbay iki sene Es Es’i çalıştırmıştı. Günümüz Türkiyesi’nde ebediyet kadar uzun süreler. Şimdi Uygun Eses’in, Çalımbay Sivas’ın başında. Bu maçın draması: Eses’i galip getiren 90+sondaki frikik golü. Sezer Öztürk, serbest atışı kullanmak için ciddi ciddi ısrar etti, Pele’nin eline vurup topu kapmaya bile çalıştı, alamayınca küsüp gitti. Pele’nin frikiği gole çevirmesine bile bozulmuş gibiydi sanki. Portekizli Vitor Hugo Gomes Passos’a niye Essien değil de Pele demişler diye düşündüydüm sezon başında. Sonra silinmişti, göğsünü yumruklayarak kutladığı bu golle kendini hatırlattı.

Kayserispor da Antalya’yı 90 ve 90+son dakika golleriyle yendi. Bu sezon 89 ve devamında attıkları gollerle kazandıkları dördüncü maç. Antalyaspor, ikinci devrenin ilk beş maçının klasmanında 2 puanla, yine 2 puanlı Konya ve 1 puanlı Sivas’la beraber son üçte yer alıyor.
Galatasaray, kendine bir maksat edinebilecek mi, kalan süreyi personel değerlendirme amaçlı mı kullanacak, bu değerlendirme için herhangi bir kriteri var mı? Tribüne bakarsak; Kâzım antipati bariyerini aştı, kabul görme yolunda. İkinci devreye azimli başlayan Buca, iki deplasmandır talihsiz yeniliyor. Konyaspor, ifratla tefrit arasında: Takımı Ziya Doğan’ın tedbir deliliğinden alıp Yılmaz Vural’ın ‘ya herru ya merru’suna teslim etti. İstanbul Belediyesi’yle oynadıkları orta sahası delik maç bunun numunesiydi.

90+sonuncu dakikada kazanan bir başka takım, Karabükspor. Leyla Gençler, 90’da yakaladığı beraberliğe sahip çıkamadı. Karabük Emenike’siz oynadığı üçüncü maçında ilk kez kazandı. İki Ankara takımı da bu hafta yenilerek, alt sıralarla mesafelerini açma fırsatını kullanamadılar. Yirmi haftayı tek galibiyetle geçiren Kasımpaşa, üst üste iki galibiyetle üstündekilere bir maçta geçebilecek kadar yaklaştı.

.