Alman Türkü, Brezilyalı Hırvat...

Mesut Özil, 'Mehmet' Aurelio tek değiller. Mübalağa göç olunur, yetmiş iki millet birbirine kaynarken, her yerde milli takım işleri karışıyor.

Mesut Özil’in ‘en Türk’ özelliği herhalde babasının onun basın sözcüsü gibi konuşması. Geçen hafta, Mesut’un Türkiye’ye karşı oynayıp oynamayacağı, oynarsa yuhalanmaya-ıslığa maruz kalıp kalmayacağına dair kendisinin, babasının, yorumcuların ‘değerlendirmeleriyle’ geçti. Oynamayınca bu milli duygu testinden eksik kaldık.
Bu arada Özil’in ‘Türklerin benimle gurur duyduklarına inanıyorum’ beyanatını okuduk da, goal.com sitesinde yayımlanan “Almanya için oynayabilmekten ötürü mutlu ve gururluyum” sözleri hiçbir yere sızmadı, görebildiğim.
Galiba dördüncü seferdir, bir Türkiye-Almanya maçı vesilesiyle, ‘Almancı’ topçulardan bahsediyorum. Malum, Türkiye Futbol Federasyonu’nun asli faaliyetlerinden biri, başta Almanya olmak üzere, Avrupa ülkeleri altyapılarında yetişen Türkiye kökenli gençleri avlamak. Halen Almanya’da 1. Ligde 12, 2. Lig’de 17, 3. Lig’de 23 Türkiye kökenli oyuncu var. Hollanda’nın üst iki liginde 14, Belçika’da 9, Avusturya’da 6, bu rakam. Diğer 11 Avrupa ülkesinde 32 kişi tespit edebildim. Estonya’da JK Tammeka’da Almanya vatandaşı Göksu Hasancık var mesela. Çek Cumhuriyeti’nde Mlada Boleslav’da oynayan Avustralya vatandaşı Kerem Bulut, Macaristan’da Zalaegerszeg’de oynayan Avusturya vatandaşı Emre Okatan var.
Türk olmayan Türkiye kökenlileri atlamayalım. İsveç’te AIK Stock-holm’de oynayan Gabriel Özkan, Syrianska’da oynayan David Durmaz, İsveç doğumlu Süryani gençleri. (David 2009’da Denizlispor’a gelmiş, parası ödenmeyince dönmüştü.) 2. Bundesliga’da Oberhausen’de oynayan Yohannes Bahçecioğlu var. Yine 2. Bundesliga’da Erzgebirge Aue’de oynayan Guido Koçer, Alman adı taşıyor. Marco’yu Mehmet, Marcio’yu Mert yapan yetkililerimiz, 2009’da 21 yaş altı milli takımına çağırdıkları Guido’nun adına dokunamamışlar.
Geçen hafta futbol medyasında bir de Bakırköy doğumlu bir Ermeni gencinin, Aras Özbiliz’in milli takım seçimiyle ilgili haber yer aldı. Altyapısında yetiştiği Ajax’ın A takımına girmeyi başaran Aras, Hollanda’yı değil Ermenistan’ı tercih etti. 

Zlatan’ın garip hikâyesi
Almanya futbol altyapısı, başka ülke milli takımlarına da servis yapıyor. Küçük yaş kategorilerinde Almanya formasını giydikten sonra başka A milli takımlara geçen 9 oyuncu var. Ganalı Kevin-Prince Boateng, ABD’li Jermaine Jones en bilinenleri. Annesinin memleketi Filipinler’i seçen Stephan Schröck, en az bilineni. Halen Alman genç milli takımlarında oynayan 16 göçmen kökenli futbolcudan bazılarının da A kategorisinde başka milli takımlara transferi bekleniyor.
Doğduğu veya aile köklerinin olduğundan başka bir ülkenin uyrukluğuna girmeye, bilhassa Brezilyalı futbolcuların meyli var. Birçokları, Brezilya milli takımına girmenin zorluğu nedeniyle bu yolu tercih ediyor. Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupası’nda 6 Brezilyalı başka milli takımların kadrosundaydı: Pepe, Deco, Liedson Portekiz; Cacau Almanya; Marcos Túlio Tanaka Japonya; Benny Feilhaber ABD. Ayrıca Hırvatistan’da Eduardo Alves da Silva, Polonya’da Roger Guerreiro var, Türkiye’de de Mehmet Aurelio.
2010 Dünya Kupası finallerine katılan 32 takımda, vatandaşlığa alınmış göçmenin yer almadığı takım sayısı sadece 7 idi. Fransa doğumlu 44 oyuncu, 6 ayrı takımda oynuyordu mesela, Cezayir milli takımının 17 ismi Fransa vatandaşlığına sahipti. 

Lig karması olsaydı...
Hırvat ve Boşnak ana-babanın İsveç doğumlu oğlunu biliyorsunuz, Zlatan İbrahimoviç. İnsan dediğin, oldum olası göç ediyor. Hele ‘globalleşme’ dediğin, darmaduman bir göç çığırı. ‘Yerli ve milli’ takım bulmak gitgide zorlaşacak.
İbrahim Altınsay bir ara yazmıştı: Milli takımların yerini lig karmalarının almasını düşünsek... Biraz hayal faslından, biraz gidişat ve gerçekçilik adına. Euro 2012 elemeleri A Grubu şöyle oluşurdu: Bundesliga,
Jupiler Pro League, Sportoto Süperlig, Tipp 3 Bundesliga, Unibank Premyer Liqası (evvelce Yuksak Liqa deniyordu) ve Kazakistan Superleague. Mesut’la ilgili merak edecek bir şey olmayacaktı o zaman, zira Nuri ve Arda’yla beraber La Liga kadrosuna girmek için yarışacaktı.
File hatası: Geçen hafta voleybolun icadını 1895’ten 1885’e taşımışım. Hakan Yılmaz’a teşekkürler.