Bodur ?Apertura?nın fotofinişi

Süper Lig?de ilk yarı, bir haftası ertelenmiş olarak sona erdi. Sivasspor, Trabzonspor?un averajla önünde lider. Gollü derbide Galatasaray, Beşiktaş?ı yenerek 6. sırada bıraktı. Fenerbahçe yine ?Konya el sanatları?yla anılıyor, Trabzonsporlular da geçen hafta içindeki protestolarda uç veren ırkçılıkla...
Bodur ?Apertura?nın fotofinişi

Lider Sivasspor, Gençlerbirliği?ni Musa ve Muhammed Ali?nin uzaktan bulduğu gollerle 2-1 yendi. FOTOĞRAF: SAYCAN SAYIM

Sivasspor, 16 haftalı ‘bodur Apertura’daki şampiyonluğunu, ceza alanı dışından yaradana sığınıp vurulmuş iki gaddar şuta borçlu. Bunların yanına koyabileceği, olsa olsa iki yarım fırsat var. Kadrosunun suyu çıkmış Gençlerbirliği’nin gayretleri boşa gitti; direkten döndü, karşı karşıya vuramadı, vurdu çizgiden çıkardılar. Bir buçuk sezondur 50. lig maçında 25. yenilgisi, Gençler’in. Yenilmek, alışkanlık yapar.
Trabzonspor da, Gökhan Ünal’ın golcülük yeteneğini onarması sayesinde ortak oldu zirveye. Bu sezon yığınla ‘temiz’ futbolsever, Bordo-Mavinin şampiyon olmasını diliyor. Şahane bir top oynadıkları için falan değil. Hem, Üç İstanbullu’nun Trabzonspor’a ‘bile’ çeyrek asırdır sıra vermeyen hegemonyası, bari yine aynı yerden!-, çatlasın diye. Hem de, Trabzonpor’un halihazır teknik ve idarî yönetiminin sağduyulu, sükûnetli ve neşeli halinden tavrından ötürü. Sadri Şener’in nekreliğiyle simgelenen bu hal ve tavır, Trabzon’un nicedir linçlerle ve ırkçı fanatizmin tezahürleriyle puslanmış havasını biraz dağıtabilir, ümidiyle. Hakan Kulaçoğlu’nun geçen hafta Fotomaç’ta kullandığı ifadeyle, “Kentin gençlerine biçilen ağır abilik, kabadayılık rolüne karşı, kendine beyefendiliği, ağırbaşlılığı yakıştıran” bir duruş. Başlı başına kıymet taşıyan bir “misyon”dan söz ediyoruz; ayrıca, bu tavır ve ruh hali değişikliği, galiba sahadaki başarının da koşulu. Trabzonspor yönetimi, geçen hafta maruz kaldığı hakem hatalarına tepki gösterirken, o ufûnet de can-ı gönülden kabarma fırsatı buldu. Hafta içinde düzenlenen protesto gösterisinde, ‘Ermeni’yi küfür ‘soykırım’ı tehdit sözü olarak kullanan ırkçı sloganlar atıldı; Hrant Dink cinayetini imâlı övgüsünü içeren pankartı organizasyon komitesi son anda kaldırtma lütfunda bulundu. “Ölçü kaçtı, şık olmadı”yla geçiştirilemeyecek bir vahametti, bu.
Trabzonspor yönetimi, belki bu tazyiklerden tedirgin olarak, daha kontrollü bir protesto üslûbuna yöneldi. Ama o müstehcen sloganlar açıkça kınanıp reddedilmedikçe, gönlümüz puslu kalacağı gibi, bordo-mavinin ufûneti de dağılmayacak. Bu satırları tamamlarken, Samet Aybaba’nın “Bu ülkenin insanları beni bir Arap’a tercih etti” sözü düşüyor ajanslara.
Bir puslu söz daha...
Bu arada, Avni Aker’deki kolay penaltı, Federasyon’un eski gönül alma metodlarına döndüğünün işareti değildir umarız.

Kartal’a su bile yok
İnce ince yağan yağmur, gol sonrası kutlama için yakılan eczanın sun’i sisi, saha kenarlarında kağıt kesikleri. Ali Sami Yen’de derbi folkloru. Galatasaray, sarsak savunması ile lüks forvetinin buruşuklarını, merdaneli orta sahasıyla düzlüyor. Yanında yöresinde Topal, Ayhan, Barış olunca, Lincoln Lincoln’lüğünü sürüyor, Baros gol cihazına dönüşüyor. Tıkır tıkır giderken, Apertura bitmesin isterlerdi muhtemelen. Beşiktaş’ın, ilk beş sıradakilerle maçlarından toplam hasılatı: 2 puancık.
Hakem dalaşı Beşiktaş’ı kurtarmaz ama hakemlerin agresif buldukları itirazları hemen sarıya-kırmızıya boyamaktaki agresiflikleri sürüyor. Haftanın hakemlik olayı ise, elbette Fenerbahçe’nin Konya’daki elli kollu golünün verilişi. Herkes iki sezon önceki Anelka’nın tam orada attığı faul golü hatırladı tabii. Konya’daki o kalenin altında Fenerli bir ‘Elli baba’nın yatırı mı var?
Konya’nın golünde Veysel’in şutunun cılız bir fıskiye gibi kalenin üstünden fışkırması, fantastik bir sahne! Maç öncesinin tuhaf ritüellerdendir ya, yardımcı hakemlerin Salı pazarı tezgâhında çaput yığını didikleyen emekli gibi, koğuşta ranzaları teftiş eden müdür muavini veya nöbetçi çavuşu gibi, temizlikçinin açığını arayan hamarat ev kadını gibi, fileleri çekiştirerekten yaptıkları kontrol. Demek ki boşuna!
Eşit puandaki mevkidaşların karşılaşması: orta sıraların balkonunda Antepspor-Bursaspor ile, küme düşme hattının sahanlığında Denizlispor-Ankaragücü. Antepspor, net bir galibiyetle, yerinin ilk sekiz olduğunu ve yukarıdakilerle hısımlığını kanıtladı. Karmakarışık Ankaragücü’nün futbolcuları, Denizli’den bir beraberlik çıkartmayı başardılar. Antalyaspor yirmi dakikalığına yukarı tırmanmışken, 87’de kendi kalesine attığı golle kırmızı çizginin altında kaldı. Ankaraspor bu sezon üçüncü kez rakibine kendi kalesine gol attırttı. Kayserispor ve İstanbul Belediyesi, puanları tek haneli rakiplerini farklı yenerek dipte bıraktılar. Onuncu kez sıfıra karşı oynayan Kayserispor, eski Trabzonspor’un az yeme rekorunu kırar mı bu sene? (Trabzon 79-80’de 16 takımlı, 81-82’de 17 takımlı ligde 11, 83-84’te 18 takımlı ligde 14 gol yemişti.) Hacettepe’ye yine, en takdir edilen mağlup mansiyonu: Kayserispor erkânından övgüler, övgüler. Altta olmanın moral kondisyonu: Körfez, ilk devre gol üstüne gol kaçırdı, golü yiyince ikinci devre lime lime oldu.