Büyük maçların büyük puanları

Fenerbahçe, kesat giden sezonun telâfilerini Şükrü Saracoğlu Stadı?nda kılıyor; ezelî rakiplerini yenerek. Beşiktaş ise kafadaki takımlarla maçlarında hiç de yırtıcı bir kuş değil. Tıpkı Trabzon?un üst seviyedeki rakiplere karşı bir atmacalık yapamayışı gibi. Denizlispor: sezonun cengâver düellocusu!
Büyük maçların büyük puanları

Beşiktaş’a bir gol atan Güiza, daha çok kaçırdığı gol ve sonrasındaki yüz ifadesiyle hatırlanacak.
FOTOĞRAF: AP


İlk yedide konuşlanan (yirmi puan barajını aşmış) takımların kendi aralarındaki maçlarda en iyi hasılat, 3 galibiyet 2 mağlubiyetle Fenerbahçe’nin: 9 puan (mağlubiyetleri Sivas ve Kayseri’ye). 8 puanla Kayserispor takip ediyor (Fener ve Beşiktaş’ı yendi, Sivas ve Trabzon’la berabere kaldı, Ankaraspor’a yenildi). Sonra, 7 puanla Ankaraspor geliyor (galibiyetleri Sivas ve Kayseri’ye karşı). Beş maçta sadece 1 galibiyet alabilen (Ankaraspor’a karşı) Trabzonspor, 6 puanda. Bu kategoride dörder maç oynayan Sivasspor ile Galatasaray 5’er puanda. Yine dört maç oynayan Beşiktaş’ın puanı ise 2’den ibaret (Fener ve Kayseri’ye yenildi, Trabzon ve Sivas’la berabere). Bir bakıma, her maçta tevzi edilen puanlar birbiriyle aynı. Yine de, bu iddialı maçların özgül ağırlığı daha fazla: Hem doğrudan sıralamadaki rakibin cebinden alınmış oluyor, hem de moral değeri yüksek. Tepedekilerin iç ligindeki bu sıkışık puantaj, yüksek rekabetli sezonun aynası.
Fenerbahçe, tıpkı Galatasaray karşısında olduğu gibi, sükûnetli bir hırsla kazandı. Beşiktaş, tıpkı Galatasaray gibi, tedirgin, savruk, biraz da talihsizdi. Karşılıklı birer kaleci degajı menşeli gol. Volkan’ın kaleden kaleye aşırdığı topun iki Beşiktaş savunmacısının arasından özgürce sekip Güiza’yı Rüştü’yle karşı karşıya bırakması, nasıl da enayice! Maçın ikinci yarısı, nasıl da derbederdi! İnce yağmurun altında, pardösülerini savura savura, paçalarını çekiştire çekiştire otobüslere seğirten mesai posaları gibiydi, topçular... Derbinin sahnesi: 39. dakikada boş kaleye topu dürtememiş, o lâhza bir şahs... Ağlama duvarı olan direğe sarılmış, başını yaslamış, yüzünün bütün azaları birer birer düşmüş, melûl melûl bakan Güiza.
Memleketimiz hakemlerinin kart kullanımındaki özensizlik, bu hafta iki kolaycacık kırmızı kartla ayyuka çıktı. Beşiktaşlı Cisse’nin ve Hacettepeli Tozo’nun ilk devrenin sonlarında oyundan atılmalarına yol açan dört sarı kart, bırakalım UEFA standartlarını, aynı hakemlerin aynı maçtaki standartlarıyla, aslında kaç sarı ederdi acaba? İlâveten, yine çift sarılı Hacettepeli Teli’nin ilk sarısı, başkasının ellediği topa kesilen ‘entbol’ cezasından!

Roberts tarihe geçti
Dakikaların fendi: Denizlispor’un Trinidad-Tobagolu forveti Darryl Roberts, lig tarihinin en erken golünü attı: 11. saniyede, Denizli bu maçta 90+ golüyle yenildi. Üç farkla gerideki Eses ve 1-0 mağlup Galatasaray, soyunma odasına giderayak, ilk devrenin uzatmalarında attıkları gollerle maça tutundular. Körfez, son on dakikada üç golle kazandı.
Sivasspor, yine karşımızda. 3.’lüğe geldiler. 21 gollerinin 17’si, Antep’e atan üçlüden: Mehmet Yıldız (10), Balili (3), Musa (4). Geçen sezonu 7 sayıyla kapayan Musa Aydın, ligin en skortmen orta saha oyuncularından biri olarak kurumlaşıyor. Yıldız’ın peşine, bu haftaki üçlemesiyle Galatasaraylı Milan Baros takıldı (8 sayı).
Denizlispor, ligin düello kahramanı. Geçen kazandıkları skorla yenildiler: 4-3. Üstelik, 3-0’ı bozdurup 4-3’le harcandılar. Teknik direktör Ümit Kayıhan’ın kulübede dişçi koltuğuna benzeyen o kırmızı kanepede gözyaşlarını tutamamasını, en kalpsiz dişçiler bile anlayabilir. Horoz’un bu sezon 5. düellosuydu bu. Bursa’yı 4-3, Antalya’yı 3-2 yendiler, Eses’e 4-3, Kocaeli’ye 3-2 yenildiler, Gençler’le 2-2 kaldılar. Maçları en gollü geçen takım: ortalama 3,7.

Başkentte ‘kardeşlik’
Ankaraspor, nasıl da muhabbetli karşıladı Ankaragücü’nü! Tribünlerde ‘kardeşlik’ pankartları, Melih Gökçek’in kalkıp Ankaragücü taraftarlarını alkışlaması... Ankaragücü’nü de bir alt-üst geçide dönüştürmeye azmeden Gökçek, arsasına göz diktiği ‘gecekonducuları’ hoş tutmaya çalışıyor. Ankaragücü teknik direktörü Ünal Karaman ‘onur mücadelesinden’ söz etti, Melih Gökçek-Cemal Aydın mücadelesinin ve taraftar tepkisinin karambolünde iyi top yapan futbolcularını överek. Ankaragücü 5 haftadır yenilmedi ve 9 puan topladı. Diğer dirilişçi: 6 haftadır yenilmeyip 10 puan biriktiren Antalyaspor. Üç haftadır yenilmeyip 7 puan kapan Kocaelispor’u da ekleyebiliriz. Düşmeye devam edenler: 7 haftadır kazanamayan ve toplam 3’er puan tırtıklayabilen Gençlerbirliği ile Bursaspor, 6 haftadır kazanamayıp 2 puana talim eden Hacettepe. Gençler ve Hacettepe, açlık sınırının altında.
Ve bütün bunlara ‘boş’ dedirten bir haber: Antalyasporlu bir grup taraftar, İnegöl’de mola vermiş, zamanlarını değerlendirmek için yoldan geçen araçlara taş atarken, 9 yaşındaki otistik bir kız çocuğunun gözüne isabet ettirmişler. %90 kör olma riski varmış küçük kızın. Gerisi teferruat olmuyor mu?