Dinozor veda mı edecek

Bundesliga'nın en kıdemli üyesi Hamburg, tarihinde ilk kez küme düşme tehlikesiyle burun buruna. Futbolsever milletine eğlence çıkartan bir zillet.
Dinozor veda mı edecek

Kuruluşu 1919 fakat birleşip onu oluşturan üç kulüpten en eskisi olan Germania’nın tevellüdü 1887’ye dayanıyor. Germania cimnastikle de meşgul bir kulüpmüş (BJK’yi hatırlatıyor), diğer iki bileşen ise lise kökenli (Galatasaray ve Gençlerbirliği’ni hatırlatıyor). Liman şehri kimliğinin ve İngiltere’ye deniz ticareti bağlantısının etkisiyle, kulüp Britanya futbol kültürüyle haşır neşir olarak gelişmiş. Liverpool’un büyük yıldızı Kevin Keegan’ın, 1977’de buraya transfer olduğunda fazla yabancılık çekmemesi, ondan. (Beatles da 1960’ların başında Hamburg’da sahneye çıkmıştı.)

Müzesinde 6 Almanya şampiyonluğu (sonuncusu 1983), 3 Almanya kupası (sonuncusu 1987), bir Avrupa Şampiyon Kulüpler (1983), bir Avrupa Kupa Galipleri (1977) kupası bulunuyor. Müzeye çok uzun zamandır yeni bir eser koyamıyorlar ama en azından, ilk gününden beri Bundesliga’da oynayan ve hiç düşmeyen tek takım olmanın gururunu duyuyorlar. Stadyumlarındaki dev saat, kaç vakittir Bundesliga mensubu olduklarını gösteriyor: Bugün itibarıyla 50 yıl, 257 gün, bilmem kaç saat-dakika… Uzun yıllardır, maskotları dinozor. Kıdemleri şerefine.

İşte on gün içinde bu şanlarını kaybedebilirler. Son haftaya sondan üçüncü sırada giriyorlar. Bu mevkii koruyabilirlerse, 2. Ligin üçüncüsüyle relegasyon maçları oynayacak, kaybederlerse düşecekler. Bu cumartesi 1 puan gerilerindeki Nürnberg’e geçilirlerse, doğrudan düşecekler.
Geçen cumartesi, lig şampiyonluğunu çoktan garantilemiş, Şampiyonlar Ligi’nden elenmiş, ‘hedefsiz’ Bayern’den puan alabileceklerini umanlar vardı. Ama Bayern elinin tersiyle dört attı bunlara. Öyle gardı düşük, öyle peşin mağlup bir takım ki… Şubat ortasında, Felix Magath’ın kurtarıcı olarak teknik direktörlüğe geleceği haberleri çıkmıştı ama kulübün 1977-1983 arasındaki parlak devrinin yıldızı, yuvaya dönmedi. Son 17 sezonda 16 teknik direktörle çalıştı, 2001’den beri sadece hocalara 11.7 milyon Avro tazminat ödedi Hamburg. Çöküşlerinin bir göstergesi ve bir sebebi…

Önümüzdeki sezon için lisans alabilmek için bile terleyecekler. 100 milyon Avro borç var. Düşerlerse gelirleri 38 milyon Avro’dan 24-25 milyona inecek. Birçok oyuncuyu, bu arada van der Vaart, kaleci René Adler gibi parlak isimleri satmak zorunda kalabilirler. En değerli ürünleri ise, 20 yaşında, bu sezon 11 gol 4 asistle oynayan Hakan Çalhanoğlu. 2018’e kadar sözleşmesi var, “Bırakmayız” diyorlar ama mecbur kalabilirler.

Düşme mücadelesi tecrübesinden yoksunluk, Hamburg’un düşmesinin sebeplerinden biri olarak gösteriliyor. Camia bu işin acemisi! Hamburg’un düşmesi, hiç tasavvur edilmeyen, fantastik bir hadise. Nitekim Alman futbol kamuoyu epeydir bunla eğleniyor.

Badmintona yönelirim’

Taraftarlar için ‘Hamburg gerçekten düşerse ne yaparsın?’anketi var mesela. Seçenekler: A) Werder taraftarı olurum (Kuzey’deki ezelî rakip). B) Başka sporlara, diyelim badmintona yönelirim. C) Bir aylığına manastıra çekilirim. D) Trafiği kesme eylemi yaparım. E) Kendi kendimle kavga çıkarırım. F) Bir daha asla futbol maçı seyretmem.

Sadece futbol kamuoyu değil, popüler magazin dergisi Stern de Hamburg için bir ‘Düşmenin faydaları’ listesi hazırladı. Bu kadronun 2. Lig düzeyine uygun olması, mesela! Bir başka fayda: Kulüp genel kurulu profesyonel futbolun kurumsal yapısını ayırıp şirketleşme kararı almıştı; 2. Ligde sponsor aramak için daha geniş vakit olur! Dinozor maskotunu değiştirecekler, yeni maskot tasarlama fırsatı çıkacak. Taraftarlar takımı televizyondan parasız izleyebilecek (2. Bundesliga maçlarını şifresiz kamu kanalı veriyor). Şampiyon olamayalı 30 yılı geçti, tekrar bu heyecanı tadabilirler. Belki en önemlisi: Tekrar derbi heyecanı yaşayabilirler!

Hamburg’un derbi partneri, St. Pauli. Hamburger SV şehrin burjuva kulübü, St. Pauli ise kerhane mahallesinin solcu-anarşist camiası biliyorsunuz. Hamburg düşerse tarihlerinde ilk kez 2. Lig’de karşılaşacaklar. Ocakta Hamburg’un Schalke’ye 3-0 yenildiği maça giden St. Pauli kaptanı Fabian Boll, Facebook’unda, durum 3-0 olunca birçok taraftarın stadı terk etmesine takılmıştı: “St. Pauli’de asla böyle bir şey olmaz” diyordu. HSV taraftarlarının tezahüratını da anneannesinin doğum günündeki kutlamalara benzetmişti: “Sadece o kadar yaratıcı ve gürültülü değil!”

İnsan düşmeye görsün…