'Dört hoca sırada bekliyor'

Görevine son verilme biçimi Fatih Terim'i bile 'mağdur' duruma düşürdü, imparator kibrini hiç sevmeyenler bile 'ayıp' dediler. Teknik direktör çarkıfeleği...
'Dört hoca sırada bekliyor'

Gennaro Gattuso Palermo daki teknik direktör kıyımının kurbanlarından biri... Eski ünlü futbolcu, Sicilya ekibinde yalnızca 2 ay kalabildi.

Radikal Futbol’un gönlündeki teknik direktör, Türkiye yazarlar futbol takımının hocası Ümit Metin Yıldız, BAL Ligi’ndeki İzmit Belediyespor’dan uzaklaştırılma hikâyesini anlattı geçen gün. Oğlunun oynatılmamasından rahatsız olan başkan, sözde ‘oyuncuların şikâyetlerini’ bahane ederek, işine son vermiş. Şaşırır mısınız?

Asıl şaşılacak şey, ligin dibindeki Kayserispor yönetiminin Prosinecki’yi istifadan vazgeçmeye ikna etmesidir. Süperlig’de 11. hafta sonunda 5 takım hocasını değiştirdi. Geçen sezon toplam dokuzdu, yani takımların yarısı.

Avrupa ligleriyle mukayese edelim mi? Şimdiye dek hoca değiştirenlerin sayısı: İtalya’da 4, Portekiz ve Fransa’da 3, Almanya ve İngiltere’de 2, İspanya’da sadece 1. Geçen sezon işi yarım kalan hoca sayısı: İtalya 11, İspanya’da 8, Fransa, Portekiz, Almanya 6, İngiltere 4. Geçen sezon tasfiyecilikte Türkiye’yi geçen İtalya’da tek başına Palermo’nun performansı müthiş: Lige Guiseppe Sannino’yla başladılar, eylülde görevine son verdiler, şubata kadar Gian Piero Gasperini işbaşındaydı, Şubatı Alberto Malesani’yle geçirdiler, sonra 10 Mart’a kadar tekrar Gasperini geldi, sezonu Sannino (sene başındaki hoca) tamamladı. Yeni sezona Gattuso’yla başladılar, o da 2 ay idare edebildi.
Görülen o ki, Türkiye’de biraz daha hızlı ama teknik direktör çarkıfeleği her yerde dönüyor. Ayıp, her yerde yapılıyor. 2009’dan beri İngiltere Championship’teki Brighton & Hove Albion’u çalıştıran Gus Poyet’e yapılan mesela… Geçen sezon play-off yarı finaline çıkmayı başaran çalıştırıcı, haziranda BBC canlı yayınında bir söyleşideydi. Programcılar ‘bi dakka’ dediler, şu anda aldıkları bir habere göre kulübünün görevine son verdiğini bildirdiler! 40 yıla yakın süre 2. Bundesliga’nın gediklisi olan Fortuna Köln’ün başkan babası Jean Löring’in devre arası harekâtı meşhurdur. 1999’da Toni Schumacher’i (evet, ta kendisi!) ilk yarısı 2-0 mağlup biten bir maçın devre arasında soyunma odasında kovmuştu. Sonradan yaptığı açıklama, ‘kulüp demek ben demek’ zihniyetinin timsalidir: ‘Kulüp olarak duruma müdahale etmem lazımdı’. İkinci devre kulübede bizzat başkan oturdu, maç 5-1 bitti.

2007 Haziranı’nda Ersun Yanal’ın Gençlerbirliği’ne geri dönüşünün üç gün sürdüğünü hatırlarız. Yanal takımı ‘hedefli’ kılacak oyuncuların satılacak olmasına razı gelmeyince, sözleşme feshedilmişti. Üç gün bir ömür sayılır, Leroy Rosenior’un başına gelenle kıyaslayınca. 17 Mayıs 2007’de basın toplantısıyla, League 2’den (4. Basamak) düşmüş olan Torquay United’ın teknik direktörlüğüne getirildiği duyuruldu. Fakat ‘o esnada başka bir yerde’ kulübün satış işlemi gerçekleşti ve yeni başkan, başka bir teknik direktörle çalışacaklarını açıkladı. Takribi 10 dakikalık görev süresiyle, 23 Nisan’da başbakan koltuğuna oturtulan velet durumuna düşürdüler adamcağızı.

Daha sonra Nottingham Forest destanını yazacak olan Brian Clough’ın Leeds United’da 44 gün süren azap dolu kariyeri, bir kitaba ve filme konu oldu: The Damned United, Lanet Takım. (Türkçeye de çevrilen bu kitap hakkında 21 Mart 2012’de yazmıştım.)
Auxerre’i kısa kesintilerle 1961’den 2005’e kadar çalıştıran, amatörlükten Şampiyonlar Ligi’ne taşıyan Guy Roux’nun bir de negatif rekoru zorladığını bilir misiniz? 2007’de kulübesine oturduğu Lens’ta başarılı olamadı ve dördüncü maçın devre arasında çekip gitti ‘Mösyö AJ Auxerre’!

İspanya’da eylülde 3. haftada Mendilibar’ın işine son veren Osasuna başkanı, ‘dört teknik direktörün sırada beklediğini’ söylemişti. Her memlekette böyle, gözünün içine bakılan yıldız teknik direktörler dışında onlarcası, hazır bekliyor. Aylarca, yıllarca; bazısı boşuna… Teknik direktörlük işinin bir cephesi de bu işte: Beklemek ve ‘kollamak’…