Lineker ironisi: Yine Fener yener

Kadıköy?e 9 yıllık laneti bozmaya gelen Galatasaray yine mağlup. Dermanını derbiden bulan Fenerbahçe ilk sekizde! Arkalarındaki beş takım da tökezleyince, zirvedeki Trabzonspor, Ankaraspor, Beşiktaş bir boy ileri fırladılar. Deplasmancılar için en kesat haftaydı (hasılat 5 puan)
Lineker ironisi: Yine Fener yener

Kadıköy?de bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrası klasiği. Alameti farikası da ?since 1999?. FOTOĞRAF: HÜSEYİN YAVUZ

Lineker’in ironik tarifini bilirsiniz: Futbol, 22 adamın bir top peşinde koştuğu ve sonunda Almanlar’ın kazandığı oyundur. Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde de bir Lineker ironisi işliyor. Galatasaraylılar için, ironiden öte sarkastik bir durum. Fenerbahçe’nin tadı kaçıksa, dikişleri tutmuyorsa, Galatasaray’ın havası yerinde, favori mevkiindeyse, illâ Fener kazanıyor. Pazar gecesi, Galatasaray maça iştahla ve golle başladı, sonra hemen bir iğne deliğinden beraberlik golünü yediler, nefis bir frikik golleri heba oldu (çift vuruşu ‘direkman’ kullandıkları için), kendi kalelerine atıkları golle geri düştüler, sinirlediler, ikinci devrenin başında kaleciden seken bir frikik topunun tiplenmesiyle fark ikiye çıktı. Ve o zamana kadar oyunu Galatasaray çeviriyordu, Fenerbahçe’nin herhangi bir gol pozisyonu yoktu! Fenerbahçe’nin Lineker töresinden ve ‘Kadıköy büyüsünden’ gayrı birtakım marifetleri de vardı tabii: Öncelikle hırs, ciddiyet, konsantrasyon...
Böylece, kıtlıkta eşitlendiler. Fenerbahçe, 16-17 puan bandındaki takımlar arasına katıldı. Galatasaray’ın da bulunduğu kademe orası. Liderin 6 puan arkasında, 5.-8. sıralar.
Çözüm uzaktan şutlarda
Kenarda, alışılanın aksine, eşorfmanlı bir Ersun Yanal. Sahada, alışılanın aksine, çılgınca hücum etmeyen, edemeyen bir Ersun Yanal takımı. Hacettepe karşısında da, oyunu rakip yarı alana yıktığı dakikalar kelebek ömürlüydü, lider Trabzonspor’un. Uzak şutlar ve savunma cengâverlikleriyle hayat ettiler.
Maçın ilk çeyrek saatinde, iki dakika içinde iki farklı geriye düşen Beşiktaş, zamana yaya yaya attığı beş golle meselesini halletti. Nobre, tıpkı Mustafa Denizli’nin yanındaki Tayfur Havutçu gibi, geçmiş Fenerliliğini unutturdu sayılır Beşiktaşlılara. Çığırından çıkmışçasına kendini oradan oraya atmasıyla, nafile toplar peşinde helâk olmasıyla, Levent Cantek’in söyleyişiyle ‘hayatının son maçını oynuyormuş gibi’ paralanmasıyla, seviyorlar onu! Hüseyin Üzmez, Çarşı’nın kendini feshetme tartışmalarından beri yaşadığı sosyal mesaj krizine, doğrusu geçici ve kolay bir çözüm. Ekonomik kriz, Obama, Ergenekon davası, linç girişimleri vb. konularda hâlâ bir açıklama yok!
Ecnebi oyuncusuz, hocası tribünde gözetim altında, çileli ‘Körfez’, hep söylüyorum, ligin en iyi giyineni. Hem Radikal Cumartesi’de okudunuz mu, yönetmen Onur Ünlü (Polis, Güneşin Oğlu) Kocaelisporluymuş.
Fiyakası yerinde iki takımın, Ankaraspor ile Eses’in müsabakası, sıkıcıydı. Önemli oyuncularının eksikliği, Eskişehirspor’un becerilerini iyice sınırlamıştı. Ankaraspor 89 ve 90+ golleriyle kazanıp tepede durmayı sürdürdü (80’de üstünü giyinip bir müddet kenarda dikildikten sonra 85’te sahaya alınan Anıl’dan iki asist!). Aykut Kocaman’ın takımının yenilgi yüzü görmediği son sekiz maçında yediği gol sayısı cem’an üç. Fenerli-Beşiktaşlı teknik direktörler 1-1 berabere. Aykut Kocaman Rıza Çalımbay’ı yendi, Mehmet Özdilek de Bülent Uygun’u.
Klasmanın alt çeyreğindeki Ege-Akdeniz takımları, can havliyle, Orta Anadolu’nun bey takımlarını yendiler. Denizlispor Kayserispor’u, Antalyaspor Sivasspor’u. İki haftadır kazanan Antalyaspor, averajla da olsa, küme düşme hattının üzerine attı kendini. Yeni teknik direktörünü ancak bu maçtan sonra atayan Denizlispor, ekmeğini yine bir ‘onur mücadelesi’ ajitasyonundan çıkarttı. Bakalım bu ‘coşumcu’ hava ne kadar esecek. Sivasspor’da da aynı şikâyet var ama asıl Kayserispor, ‘havaya girme’ klişesinin değirmenine su taşıyor. Fener galibiyetinin peşinden yenilmişlerdi, Beşiktaş galibiyetini de hemen bir yenilgiyle sıvadılar. Denizli’de hem hücumda hem savunmada kliplere lâyık lâubalilik sahneleri sundu sarı-kırmızılılar.

‘Yönetim istifa’ müziği
Haftanın en çarpıcı skoru, İstanbul Belediyesi’nin Antep’te 4-1 kazanması. Belediye, 12 puanının 7’sini deplasmanda aldı. Sezona en göz alıcı takımlardan biri olarak başlayan Antepspor’un ‘efektivite’ sorunu krize mi dönüşüyor nedir? Arkasındaki iki takıma geçilerek 14. sıraya inen Gençlerbirliği’nin tesellisi, Konya’da iki farklı yenilgiyi son on dakikada beraberliğe çevirmenin morali.
Düşüşteki iki ahbap takım: Ankaragücü ile Bursaspor, İstanbul Olimpiyat Stadı sürgününde, ayazda kaldılar. Beraberlik: Bursa’nın üç hafta sonra ilk puanı (ve toplamda ilk beraberliği), Ankaragücü’nün beş haftadır ikinci puanı. Ankaragücü maçlarının fonunda sürekli, ‘yönetim istifa’ müziği çalıyor. Gol krallığında Mehmetler, Yıldız ve Çakır, birer sayı atarak yarışı sürdürüyorlar.