Oyun gereği olmayan oyunlar

?Üçte üç? yapan yok. Yenişemeyen Trabzon-Beşiktaş, iki Anadolulu Antep ve Sivas?la beraber tepede. Diğer İstanbullulardan Galatasaray tekliyor, Fenerbahçe ise onu bile yapamıyor. İki kalecinin ?pozlarından? ötürü gördüğü kırmızı kartlar haftaya damgasını vuran olaylardı
Oyun gereği olmayan oyunlar

Volkan?ın Fenerbahçe ve Milli Takım?da maç sonu gerilimleri ve kırmızı görmesi artık gelenekselleşti. FOTOĞRAF: ZEKERİYA ALBAYRAK / AA

Trabzonspor-Beşiktaş, erken eşleşmenin de etkisiyle, ihtiyatlıydılar. İkisinin oyununda da sanki hep bir işlem eksik gibi. Bir hamle, bir pas, bir adam eksik. Trabzon için bu daha belirgin. İkisi de, akarını bulduğunda geçen seneden daha hızlı ve zarif olabiliyor. Beşiktaş, daha çok.
Millî forma giymiş iki tecrübeli kaleci, maçın son nefesinde ikinci sarıdan kırmızı gördüler. Yaşını başını almış olanı, Ömer Çatkıç (34), bitiş düdüğünden de sonra. İhraç sarıları, ‘oyunun içindeki’ hareketlerden değil, verilen pozlardan ötürüydü. Volkan Demirel, Hacettepe’nin penaltısı kaçar kaçmaz, Cuma çıkışı tekbir getiren bir İsrail protestocusunun hiddetiyle yukarıdaki Allah’a işaret ederek hakemin üzerine yürüdüğü için. Hakemlerden hesap istemek ve onlara selektör yapmak, malûm, bu sezonun yeni boyalı kırmızı çizgisi. Hevesli bir kararlılıkla uygulanıyor. Volkan’ın bilmesi gerekirdi. Kısa vadeli belleği, Burak’ın, Güiza’nin birkaç dakika önce hakeme el kol hareketi yaptıkları için kart gördüğünü hatırlatabilirdi ona. Uzun vadeli belleği de, Lincoln’u kovaladığında, Koller’i iteklediğinde olanları...
Dokuz kırmızı kart gösterildi; üçü kalecilere (üçüncüsü: İstanbul Belediyesi’nden Hasagiç). Antepspor’da Mehmet Yozgatlı’nın gördüğü iki sarı kart, yine tamamen agresif itiraz ve kart siparişinden.
Kartların ‘oyunun içindeki’ hareketlerden, diyelim bir faulden, bir tutmadan çekmeden neş’et etmediğini söyledik ama hep biliyoruz ki, jestler, pozlar, haller tavırlar da neticede ‘oyunun’ içinde! Futbol oyun kuralları ve müsabaka yönetmelikleri, ‘büyük oyun’un bir parçasını düzenliyor sadece. Oyuncular, ondan daha fazlasını ‘oynuyor’. Ömer Çatkıç’ın maçın bitiş düdüğünden sonraki pozunu da, pekâlâ maçın seyirliklerinden biri sayarım ben. Tribünlere dönüp kollarını kavuşturmuş; meydan okuyan bir aktif kayıtsızlık pozu. Yemediği goller ve çaldığı dakikalarla kapılan bir puana saygı dururcasına, yıllardır hakaret yediği İstanbul tribünlerine yine de dimdik ayakta olduğunu ilan edercesine. Ömer, vakit hırsızlığından hüküm giyebilirdi ama bu Buda duruşundan ötürü onu cezalandırmak, yine halkımızın ‘tahrik olma hakkını’ okşamak olmuyor mu?

En ‘Arnavut’ takım

Galatasaray ikinci beraberliğini, Fenerbahçe ikinci yenilgisini alarak puanlar kaybettiler. İkisi de kadro çalkalanmaları içinde. İdeal tertip bahisçileri için fazla mesai. Hele Fenerbahçe, stoklarını sonuna kadar kullanmak zorunda kaldı cumartesi gecesi. Hacettepe yenilgisi, isteksiz ve tutuk Fener’i Deniz Feneri’ninki kadar sıkıntılı bir sürece itti. Aragones’in canını sıkan bir Valladolid morluğu. Geçen sene Gençlerbirliği Oftaş’ta, savunmanın ortasında İlhan-Giray ikilisi parlamıştı. Bu tandemin transfer olması, tarihî Hacettepe’nin adını alan takımın en büyük kaybı olarak görünüyordu. Bu sezon, sağlam ve atik oyunlarıyla, savunmada Orhan Şam ve sol müdafi Murat Kalkan parlayacak. Yeni-Hacettepe, futbol tarihimizin galiba en ‘Arnavutlu’ takımı! Lika, Teli ve Sukaj, menekşe-morların imeceli oyununa iyi oturmuş görünüyorlar. Başaltında yine aynı pehivanlar mı olacak? Sivasspor, iki kolay galibiyetle iştahı kabaran Bursaspor’a haddini insaflıca bildirerek kafaya oynama iddiasını sürdürdü. Kayserispor’un minimalizmi muhteşem: Üç maç sonunda yekûn averajı 1-0. Gol yemeyen tek takım.

‘Ankara misketi’ açıldı
İlk iki haftada hepi topu 2 puan biriktirebilen dört Ankara takımı bu hafta 10 puan topladılar. Kazanamayan tek Ankaralı olan Ankaragücü’nün, tavındaki Antepspor’dan deplasmanda aldığı puanın fiyakası büyük. Ankara’daki kırmızı-siyah buluşmada, Gençlerbirliği Eskişehirspor’a 3-1’le insaf etti. Sakarya menşeli Mustafa Pektemek (20) 2 golle kendini gösterdi. Yayın üzerinde ekseni etrafında yarım dönüp kalçadan çıkarttığı şut, mükemmel. Golsüz, az puanlı ve hocalarının belagatli güçlü iki büyükşehir belediyesi takımının ıssızdaki buluşmasında, galibiyet Ankaralılar’ın.
Denizlispor, yine hayret mevzuu. Konya’dan beraberliği sökmeyi başardılar. Stoperlik Enstitüsü müdürü Kratochvil’den, Denizli’deki yedinci sezonunda, 32. gol! Oysa âmirlerini kaybetmiş, toy oyuncularla dolu kadrosuyla, mahallinden tedarik edilmiş tecrübesiz teknik direktörüyle, en çaresiz takımlar arasında gösteriliyordu ‘Horoz’.
Kocaelispor, belli ki Süperlig sahalarında gezip tozmayı özlemiş, bir giydiğini bir daha giymiyor. Bu hafta da Peru stili elbise diktirmişler; beyaz zemin üzerine çaprazlama yeşil-siyah kuşak.