Yağmur bereketi, kadro bereketi

Eylül güzeli bir yağmur haftası. Çoğu maç, ince bir sağanak altında oynandı. İhracat şampiyonu Trabzonspor iki kez geri düştüğü maçı son çeyrekte çevirip lider oldu. Üç İstanbullu?nun kadrolarının bereketi ve bereketsizliği tartışılıyor. ?Başkentin dört atlısı? da ?derbiler haftası?nda karşı karşıya geldi
Yağmur bereketi, kadro bereketi

Antalyaspor?u golcülerinin maharetleriyle geçen Trabzon, ligde 135 hafta sonra liderliğe yükseldi. FOTOĞRAF: SELÇUK KILIÇ / AA

Futbol folkloru açısından haftanın seyirliği: Yağmur maçında Avni Aker manzarası. Açık tribün, silme naylon yağmurluğa bürünmüş, koskocaman bir kirli beyaz perde gibi hafif hafif kıpraşıyor. Hayal perdenizde, o beyaz kapüşonlar kafilesine bakıp bir Ku Klux Klan ürküsüne kapılabilirsiniz. Kale arkasında ise ‘laylonlar’ maviye çalıyor ve çok daha şiddetli dalgalanıyorlar. Avni Aker, bu sene daha şenlikli bir futbol sahnesi. Aman bir kaza çıkmasın. Bir ritüel başarısı: Galatasaray tribünlerinin, UltrAslanlı Alpaslan Dikmen için dört dakika sessiz saygı durması.
Özkan Sümer dönemi öncesinin büyük savurganı Trabzonspor, son yıllardaysa ihracat rekortmeni oldu (Fatih, Gökdeniz, Stepanov hatta Marcelinho). Yattara’nın satışıyla gelirlerini katladılar. Özel tiryakileri olan Gineli’nin doğaçlamalarından mahrum kalan Trabzonspor’un kanatları, şimdi en uzak yaylalar kadar ıssız. Onları liderliğe taşıyan, hücumcularının becerileri oldu. Bir türlü formunu bulamayan Gökhan Ünal’ın müşkül bir topu kovalayıp, sıfıra yakın noktada yere düştüğü anda yakın direk dibine yuvarlaması, en az Romaşenko’nun 35 metreden doksana güdümlenen frikiği kadar güzel.

Antep’te Latin modası
Türkiye’deki ikinci dönemini sanki biraz yarı zamanlı iş havasında geçiren Beyaz Rus’un (32) o cüretkâr frikiği, Bursaspor’a 90+’da galibiyet ve beş haftada 12. puanı getirdi. Bursasporlular’ın Timsah yürüyüşlü takımdan beri süren açlığı yatışacak mı? Yeşil-Beyazlılar doğrusu fevkalade görünmüyorlar ama şapkadan tavşan çıkartanları çok. Dört gole ulaşan Sercan (18), Egemen’in yerine ve Volkan Şen’in önünde, tribünlerin yeni sevgilisi. Bursaspor’un yanısıra asıl Antepspor, başaltının olağan şüphelileri Sivasspor ile Kayserispor’a rakip çıkacak gibi görünüyor. Yabancı tercihlerini (beş Latin Amerikalı, bir Kamerunlu) en isabetli kullanan kulüplerden biri onlar. Skora da yansıyor: Yedi golün beşi Latinler’den.
Siyah-Beyaz: Ölüm-Yaşam. Beşiktaş, ölüm-yaşam beraberliğini ‘yaşayan’ Kazım Kanat anısına, siyah-griydi İstanbul BB karşısında. Siyah-Gri: Ölmek ve yarı ölmek mi? O kadar değil. Toparlanan Belediye’yle yenişemeyen Beşiktaş sadece iki puanı ve liderliği kaybetti. Ertuğrul Sağlam’ın geniş kadronun bereketinden yararlanamaması çok tartışılıyor.
Galatasaray’da kadro bereketi, sürekli yeni filizler vermenin yanı sıra, düşkün yabancılarının ikinci baharlarını yaşamalarıyla tecelli ediyor. Ligin en gol arsızı onlar ve 13 sayılarının 11’i ecnebilerden (Beşiktaş’ta oran daha bile yüksek: 8/9). Üç galibiyetini de ikinci yarılarda açılarak ve 4-1’le aldı Galatasaray. Her seferinde önce bir ‘yabancılama’; uzun bir tanışma ve ısınma faslı...
Kadro bereketi, Fenerbahçe’deyse iyice kaçmış durumda. Orta sahasının değerlerini iki yıldır ihraç eden Fenerbahçe, oyunun bu kilit bölgesinde basbayağı vasıflı eleman sıkıntısı çekiyor. Geçen sezon zirveden Üç İstanbullu’dan sadece üç puan alabildiği için düşen Sivas’a, ilk kez yenildiler. Sivasspor’un parlayan mutfak robotu, Berlin doğumlu Sezer Badur.

‘Sevişmeyenlerin’ derbisi
Kocaeli-Bursa, Marmara derbisiydi. Hiç sevişmeyen iki takım olması itibarıyla, tam ‘derbi’ ruhuna uygun. Ankara’nın ligde fuzuli işgalle suçlanan ve teknik direktörleri dört takımı derbileştiler bayram arefesi. Yine hiç sevişmeyen Gençler’le Ankaraspor’un eşleşmesinde, kırk kilit altından paslı bir beraberlik çıktı. Ankaragücü-Hacettepe, eşleşmesi, Ankara’nın Milli Lig’de tam 6 takımla temsil edildiği 60’ların ruhundan bir nefes. Son kez 1967/68’de karşılaşmışlardı; beraberce küme düştükleri sezon! Ankara’nın ‘halk takımı’ gelenekli markalarının 1. Lig bilançosunda, Ankaragücü pazar gecesi 10. kez kazandı (Hacettepe’nin 3 galibiyeti var, 4 maç berabere).
Kayserispor’la Eskişehirspor’un ise 1995/96’dan beri ilk maçı (onlar da o sezon beraberce düşmüşlerdi!) ve 1. Lig tarihindeki 11. karşılaşmalarında Sarı-Kırmızılılar’ın ilk galibiyeti! Kayseri antibiyotik tedavisini sürdürüyor. 5. Hafta sonunda averaj: 2-1.
Teknik direktör ruleti dönmeye devam ediyor. Yılmaz Vural, Kocaelispor’un hükmi şahsında 1. Lig’deki 16. takımını üstlendi. Giray Bulak, Konyaspor’la dokuzuncu.
Antalyaspor Süperlig’de hoşgeldin dayağı gibi bir fikstürle karşılandı: Beş haftanın üçünde Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor’la oynadılar. 5 atıp 7 yiyerek şampiyon adaylarından 1 puan çıkartırken, atraksiyonlu maçlar izlettirdiler. Eski moda yumulu defansla, iri kıyım Afrikalıların üretken sakarlıklarını kullandıkları tehlikeli kontraların acayip bir karması...