40 yıl arayla iki kongre

Ana muhalefet partisinin yönetim anlayışını bir kez daha su yüzüne çıkaran CHP İstanbul İl Kongresi üzerinde durmak istiyorum.

Ana muhalefet partisinin yönetim anlayışını bir kez daha su yüzüne çıkaran CHP İstanbul İl Kongresi üzerinde durmak istiyorum.
Kırk yıl arayla yapılan 2 kongreden 2 görüntüyü, okuyucularımın değerlendirmesine sunacağım:
İlk kongre 1963 yılındadır. 21 Mayıs darbe girişiminin ortaya çıktığı ve parti içi muhalefetin sesini yükselttiği 1963 yılında, CHP genel Başkanı İnönü AP ile ortak hükümetin başındadır. 27 Mayıs'tan başlayıp,
AP'nin iktidara geldiği 1965'e giden yolun ortalarıydı.
Heyecan veren birçok günü olan 1963 yılında, CHP İstanbul İl Kongresi, Spor ve Sergi Salonu'nda bir cumartesi günü toplandı, pazar gece yarısına kadar sürdü. Genel başkan, kongrenin ilan edilen başlama saatinden beş on dakika önce geldi, il başkanı (Ali Sohtorik) toplantıyı saatinde açtı, kongre üyelerinden başkanlığa adaylarını istedi. İl başkanı yandaşı birçok ilçe başkanının imzaladığı önergeyle Milli Savunma Bakanı İlhami Sançar aday gösterildi. Usul hakkında söz alan bir genç, "Burası parti yönetiminin
irdeleneceği bir kongredir, bir bakanın parti yönetimi karşısında tarafsızlığını koruması beklenemez" yolundaki itirazını kürsüden bildirdi; başkan itirazı kabul etti ve Sançar'ın adaylığı düştü, Bakırköy İlçe Başkanı Sabri Vardarlı kongre başkanı seçildi.
Kırk yıl sonra, aynı partinin aynı ilinin kongresinde; Genel başkanın 'vekili' (Grup başkanvekili) ve parti meclisinin doğal üyesi bir kişi, kongre başkanı adayı gösteriliyor, kimse itiraz etmiyorsa; nereden nereye gelindiğini, yalnız CHP'liler değil, bütün siyaset adamları durup düşünmelidir.
1963 kongresinden anlatacağım ikinci anı şu:
Kongrede iki taraf var, birinin adayı Ali Sohtorik; diğerininki Oğuz Oran. Sohtorik, İnönü ve genel merkezi temsil ediyor; Oğuz Oran'da
'Kravatsızlar'ı... Kravatsızlar, eski genel sekreter Kasım Gülek'i savunuyorlar ve parti merkezine karşılar. Kurultayda başa baş mücadele olacağı belli; İstanbul İl Kongresi de bu mücadelenin önemli bir sahnesi... İlçe kongrelerinde başlayan heyecan, il kongresi öncesinde bütün partilileri sarmış durumda.
İşte böyle bir havada, Sohtorik ve arkadaşları, kongreden bir önceki gece, listelerini hazırlamak üzere toplandılar. Sıra kurultay delege listesine geldiğinde Ali bey, yanında not alan gence "Birinci sıraya Oğuz'u yaz, sonra 19 -o zamanlar İstanbul'da 19 ilçe vardı- ilçe başkanını" dedi. "Hadi Oğuz Oran'ı kabul edelim, ya 7-8 muhalif ilçe bakanına ne demeli?" diye düşünenler vardı; Ali Bey konuşmaları tebessümle dinledi, sonuçta Onun dediği kabul edildi; Oğuz Oran listenin hem de birinci sırasına yazıldı, ondan sonra da Adalar'dan başlayıp Zeytinburnu'na kadar, Ali beye muhalif olanlar da dahil, bütün ilçe başkanları.
Gelelim bugüne: 'Baykalcılar', karşılarındaki başkan adayı (Mehmet Bölük'ü) kurultay delege listelerine almayı akıllarının ucundan bile geçirmemişler! Ya partinin genel başkanlığını, bakanlığını, grup başkanvekilliğini yapmış Altan Öymen'in kurultay delegesi olmasına tahammül edilmemesine ne dersiniz?
1963 kongresi 'Spor ve Sergi Sarayı'nda toplanmıştı; kırk yıl sonraki de, Onun yerine inşa edilen 'Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda... Yer Taksim'le Harbiye arasında aynı yerdeydi ama, o bina yıkılmış, yerine başkası yapılmıştı; aynı bina değildi!