AKP yoldan çıktı

Seçimden 10 gün önceydi, yabancı bir grup finans yöneticisi görüşme istediler.

Seçimden 10 gün önceydi, yabancı bir grup finans yöneticisi görüşme istediler. Konuşmanın sonlarında bana sordular: "AKP ekonomik programa sadık kalır mı?" Benim cevabım açıktı: "Ülkemizin ekonomik durumu, hiçbir partiye IMF anlaşmasının dışına çıkma olanağı vermez, AKP'nin bir maceraya gireceğini sanmıyorum."
Yanılmışım, AKP iktidarda iki ayını doldurmadan, SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına yüzde 30'un üstünde zam yaptı. Bütçeye 3 katrilyon lira yük bindirdiler.
Ülkeye ve halka bundan daha büyük zarar verilemezdi; kaynak ve bütçe konusunun ötesinde, 3 katrilyon lirayla ölçülemeyecek büyüklükte temel bir sapma karşısındayız.
Bu iktidar, geçen hafta başında bulunduğu noktaya bir daha dönemeyecek biçimde yoldan çıkmıştır. Önce ne yapıldığını özetleyeyim:
2001 yılı ve 2002 10 bir ayı bütçe uygulaması özet sonuçları aşağıdaki tablodadır:


Görüldüğü gibi, 2002 yılı sonunda durum ve dengeler 2001'e göre iyileşme yönünde, bütçe açığı öngörülenin üstündedir. Yeniden borçlanma gereği, 2001 sonunda, gelirlerin yüzde 56'sı, 2002 Kasım sonunda ise yüzde 40'tır. Son zam, bu tablodaki dengeleri bozacak, borçlanma oranını gelirlerin yüzde 45'ine yükseltecektir.
İktidar partisi lideri ve Başbakan bir ağızdan, "Aylıklar ödenirken kaynağını göreceksiniz" diyorlar. Kemal Derviş ve Masum Türker'in bilmedikleri bir kaynağı bulmuşlar!
SSK ve Bağ-Kur emeklilerine zam olur da, onlar kadar maaş alan memurlara zam olmaz mı? Kamu işçileri de herhalde sıradadır. Meclis'teki tek muhalefet partisi CHP zamma karşı çıkmamıştır.
Bu zammın bana gösterdiklerini sıralayayım:
1) Hazine'den sorumlu bakan Ali Babacan, bildiği doğruları Başbakanına anlatacak güçte değildir. Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ı koltuğunda tutmak zorlaşmıştır.
2) CHP, ülkemizde 30 yıldan beri bütün partilerce benimsenip yürütülen siyaset anlayışında değişiklik yapma arayışında değildir.
3) AKP iktidarı, halk dalkavukluğu için belediye seçimine kadar bile sabredememiştir. Oysa hiç değilse bir yıl oy bezirgânlığını bırakabilir, ekonomide hükümeti bağımsız karar verebilir duruma getirebilirdi.
4) Ekonomide, yeniden düşülecek karmaşanın ve çaresizliğin sıcak sonuçlarıyla karşılaşacağız.
İki yıldan beri, özellikle fakir halkın çektikleri, onurumuzu kırarak katlandıklarımız heba edilmiştir. Doğrusu ben AKP'nin ciddi bir yol alamayacağının, önümüzdeki nisan-mayıs aylarında ortaya çıkacağını sanıyordum, onlar acele ettiler!
Değerli okuyucularım, ben ekonomi uzmanı değilim, hükümetin söylediklerini, yazdıklarımın önüne koyunuz; benim haklı çıkmam kimseye bir şey kazandırmaz.