Altan Öymen'in adaylığı

İki gün sonra CHP'nin İstanbul İl Kongresi toplanacak. Her partide örgüt ve halk İstanbul kongrelerini izler, sonuçlarından etkilenir. Bu kez, uzun yıllardan beri görülmeyen bir gelişmeyle karşılaşıldı...

İki gün sonra CHP'nin İstanbul İl Kongresi toplanacak. Her partide örgüt ve halk İstanbul kongrelerini izler, sonuçlarından etkilenir. Bu kez, uzun yıllardan beri görülmeyen bir gelişmeyle karşılaşıldı: Partinin eski bakanı, grup başkanvekili, genel başkanı Altan Öymen, dün yaptığı basın toplantısında İstanbul İl Başkanlığı'na aday olacağını açıkladı.
Altan beyi okuyucularıma tanıtmaya kalkmak işgüzarlık olur. Halen il başkanı olan diğer aday Şinasi Öktem'i tanımayan okuyucularım vardır: Şinasi bey 1989'da belediye seçimlerine, Erdal İnönü'nün liderliğindeki SHP'nin Ümraniye Belediye Başkan adayı olarak katıldı ve belediye başkanı seçildi.
Şinasi beyi destekleyenlere ve onu kurultay başkanlığına da oturtan Baykal'a söyleyecek bir şeyim yok. Başkanlığı yıllarında işi Ümraniye'ye düşmüş herhangi birine Şinasi beyi soranlar, hem onu tanıyacaklar hem de 1994 sonrasında CHP'nin Ümraniye'de niçin bir türlü toparlanamadığını anlayacaklardır.
1992 yılında, İstanbul'daki bazı belediye başkanları hakkında SHP Genel Merkezi'ne yakınmalar ulaştı; partinin lideri İnönü eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan'ı, bu dosyaları incelemekle görevlendirdi. İsvan karakteri gereği, işini ciddiye aldı, araştırdı, ilgililer ve suçlananlarla konuştu, sonuçta, aralarında Şinasi Öktem'in de bulunduğu bu belediye başkanlarının partiden çıkarılmalarını önerdi. Bir süre geçtikten sonra il başkanı Yüksel Çengel dosyayı Disiplin Kurulu'na gönderdi, başkanlığını Mehmet Timaş'ın yaptığı il disiplin kurulu, diğerleriyle birlikte Öktem'in de parti üyeliğine son verdi.
Yeniden kurulan CHP'nin başına Baykal geldi, seçim öncesinde İstanbul'da halkı parti otobüsünün üzerinden, SHP'den çıkarılmış Şinasi Öktem'le birlikte selamladı; tabii seçimi de kaybetti. Şimdi aynı anlayışla siyaset yapılıyor; taraftarları 'İnadına Baykal' diye slogan atıyorlar! Gerçekte söylediklerinin anlamı açıktır; halka inat siyaset yapmak istiyorlar; yapıyorlar da!
Altan Öymen'in adaylığının üzerinde durmalı, anlamını anlamaya çalışmalıyız: İstanbul'da Şinasi Öktem'in karşısına, yetişmiş, halkı ve Cumhuriyet'i tanıyan, ülke sorunlarını bilen genç bir parti üyesi çıkmalıydı. Niçin çıkmadı?
Soruyu, 'Niçin çıkmadı?' diye değil, 'Niçin çıkamadı?' diye sormalıyız. CHP'de Baykal'ın ve onun adamlarının karşısına kim çıkabilir? CHP'de İstanbul gibi bir ilde il başkanlığına veya kurultayda genel başkanlığa aday olmak için iki tip insan tanımlanabilir:
Biri kanunsuzluğu, kuralsızlığı Baykal düzeyinde uygulama gücü olanlar; kongreye alınmamayı, konuşturulmamayı, her türlü hırpalanmayı göze alan, gözü kara, karanlıklardan gelen partililer.
Diğeri, parti bugünkü hizbin eline düşmeden, uzun yıllar partideki başarılı çalışmalarıyla halka kendini tanıtmış, yaptıkları ve kazanımlarıyla hizipçilerin fiili saldırısına karşı dokunulmazlığı bulunan eski bir partili.
Kanunsuzluk tarafından birinin adaylığının partiye zarar vermesi bir yana, mağlubiyeti de kaçınılmazdır. Altan bey, partinin gidişinin yanlışlığını gören delegelerin buluşacakları bir alan açabilecek ender kişilerden biridir.
Bıçağın kemiğe dayandığını gören Altan bey sanıyorum, ülke nüfusunun yüzde 14'ünün oturduğu bir ilin kongresinden, tek adam yönetimine karşı bir ses çıkmamasını içine sindiremeyerek, adaylığı kabul etmiştir.
Sonuç ne olur? Bazılarının gece ne yapacağını bilsem, tahmin edebilirim, ama bilmiyorum.