'Anadolu Hareketi'

Bazı CHP eski il başkanlarının girişimiyle başlayan 'Anadolu Hareketi'nin düzenlediği Ankara'daki toplantı, dünkü gazetelerin kısa haberleri arasındaydı.

Bazı CHP eski il başkanlarının girişimiyle başlayan 'Anadolu Hareketi'nin düzenlediği Ankara'daki toplantı, dünkü gazetelerin kısa haberleri arasındaydı.
CHP'nin, ülkemizin dertlerine çare olacak politikaları savunan muhalefet partisi olabilmesi, halkın önde gelen ihtiyacıdır. Eskiden beri, Türkiye'deki iyiliklere ortam hazırlamada da, kötülükleri engellemede de başlıca sorumluluğun CHP'ye ait olduğuna inanmışımdır. Siyaset hayatımızda CHP'nin etkinliğinin azalması, her türlü yanlışlığa kapı açmıştır.
Bence, 30 yıldır bu parti, 'CHP misyonu'nu bırakıp, 'koltuk misyonu'nu öne çıkardığı için devletimiz bu hale gelmiştir. Siyaseti temelsiz günlük söylevle sürdürme anlayışı, liderinden başlayarak örgüte yayıldı; son yıllarda partiye iyice yerleşti. Bugün parti içinde amaç, doğru politika belirleyip, uygulamak değil, koltukta oturmaktır!
Kaynakları, toplumsal yapıyı ve gerçekleri veri olarak alıp, politika belirlemek, halka bu politikaları anlatmak yerine; gazete başlıklarından politika çıkarma alışkanlığının partiye egemen olması, giderek CHP'den beklentileri azaltmış, umutsuzluğu yaygınlaştırmıştır.
Parti içi uygulamalar ve siyaset anlayışı, halkın güvenmediği lideri örgütün değiştirme yollarını tıkamıştır. Bu tıkanıklık sonucu, partiden beklentiler azalmıştır. Ak Parti'nin uygulamalarından yakınanlar, politikalarından şüphe edenler, yüzlerini CHP'ye çevirmek istemiyorlar; umutsuzluk çaresizliğe dönüşüyor.
Kendilerini 'Anadolu Hareketi' olarak adlandıranların, CHP'den umut kesmediklerini söylemeleri, girişimin belirgin özelliğidir. Onlara göre, 'Türkiye'nin sağlıklı bir sosyal demokrat partiye bugün her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır ve bu parti CHP'dir'. Bu girişim, 'CHP'yi yeniden yapılandıracak ve iktidar yapacak güçtedir'.
Teşhisleri doğrudur, ülkemizin 'sağlıklı' sosyal demokrat partiye ihtiyacı vardır. Ancak CHP bu parti midir? CHP böyle bir parti olabilir mi? Söyledikleri gibi, bu inançlarını yaygınlaştırarak, partilerine önemli katkıda bulunabilirler ama, amaçları gerçekçi midir?
Doğrudur, 'CHP misyonu'nun toplumda güçlü desteği vardır. Sorun, bu halk desteğinin, demokratik süreç içinde parti yönetimine yansımasıdır.
Parti içi ilişkiler demokratik ve ahlaka uygunsa halk temsilcileri, yönetim kademelerine gelebilir. Parti içi demokrasi, üye kayıtlarının değiştirilemez oluşuna, kütük kayıtlarıyla oynanmamasına bağlıdır. Oysa, Parti bugün, sadece İstanbul'da 9 bin kişiyi, bir haftada, merkez yönetim kurulu kararıyla, üye kütüğüne yazmakta fütur etmeyenlerin elindedir.
Bir partide sağlıklı gelişmenin başlaması, parti içinde siyasal konuların konuşulmasına bağlıdır. Parti içinde herhangi bir tartışma olamayacağını gösteren bir-iki örnek vereyim:
Son seçimden sonra, milletvekillerinin bile konuşması sınırlanmıştır. Önümüzde yerel yönetim seçimleri vardır. Parti içindeki herkes bilmektedir ki, yerel seçimlerde parti yönetiminin karşı olduğu hiçbir kimse, seçimlerde aday olamayacaktır. 81 ilin 45'inde kongre süreci başlatılmış, 36 ilde delege seçimlerinin ne zaman yapılacağı belli değildir.
Bu partide, siyaset konuşulabilir, halkın istekleri önce parti içine, sonra yönetime yansıyabilir mi? 'Konuşulabilir', 'Yansıyabilir' diyenlerin bulunması bile bir umut kapısıdır! İyimser görünen 'Anadolu Hareketi'nin, bu umudu filizlendirme gücünü kazanmasını dilerim.