Bartın gazetesi ve yerel basın

Yerel gazeteler, orada yaşayanların ve başka yerdekilerin haberleşmesini sağlar, ilişkisini kurar.

Anadolu’nun ilk yerel gazetelerinden Bartın, bugün 92’inci yılına ilk adımını attı.

Ülkemizin ilk yerel gazetesi, Remzi Yüregir’in kurduğu “Yeni Adana”dır. Bu gazete, Kurtuluş savaşının başında Ankara’ya katıldığını açıklamış, mücadelede büyük hizmetler görmüştür.  

İkinci sırada, 1922’de kurulan “Antalya gazetesi” gelir.

İki yıl sonra, Türkiye’de yerel gazetelerin üçüncüsü olarak, 6 Eylül 1924’de Bartın Gazetesinin ilk sayısı basılmıştır. O günkü koşullarda “baskı” ve “yayın”, şapirograf yöntemiyle az sayıda çoğaltma anlamına geliyordu.

Şapirograf, şeritsiz daktilo ile yazının mumlu kağıda yazılması ve bu mumlu kağıdı kalıp olarak kullanarak yazının çoğaltılması yöntemiydi. Aynı yöntem gelişerek, fotokopi yöntemi yerini alıncaya kadar “teksir” adıyla yaşamıştır.

Bartın gazetesi, şapirograf tekniğini oldukça erken terk etmiş olmalıdır. 1945 sonralarında Bartın’ın, Cumhuriyet okuluna yakın, Halkevi’nin altında, insan gücüyle çalıştırılan düz baskı makinesi ile basıldığını biliyorum. Hurufat (harfler) masalarda, mürettiplerce dizilir, önce sütunlar, sonra sayfa kalıbı haline getirilir, baskı kalıbı sıkıştırılarak makinenin yatay sathına konulurdu. Kalıbın üzerinden bir kez mürekkep silindiri, sonra kağıt silindiri geçirilerek “gazete basılırdı”.

Baskıyı izlemek için bir iki kez makinenin bulunduğu salona girdiğimizi, kasnağı çevirme hevesimize, rahmetli Ahmet Aliş Bey’in, kısa süre izin verdiğini hatırlıyorum. 

O yıllarda kasabanın tek gazetesiydi Bartın. Şimdilerde günlük ve haftalık olarak beş altı gazete yayımlanıyor köyleriyle birlikte 180 bin nüfuslu Bartın ilinde.

Cemal Aliş’in kurduğu Bartın’ı, 38 yıldır oğlu Esen Aliş yönetiyor.  

Gazete ve haber bileşenleri tanımlarının bütünüyle değiştiği günümüzde Bartın, sanıyorum dünyaya yayılmış iki binin üzerinde abonesine her hafta ulaşmaktadır.

Değişen anlayış ve teknikler karşısında “yerel gazete”, bana göre eskiden olduğundan daha çok değerlidir. Ulusal gazeteler, yüz binlerce insanındır; oysa yerel gazeteler bizi, doğduğumuz evi, oynadığımız sokağı, okulumuzu, o günkü arkadaşlarımızı bugün oralarda yaşayanlara; onları da oralarda yaşamayıp başka yerlere gitmiş olanlara taşır; ilişkimizi kurar, haberleşmemizi sağlar.

Basılı veya internetteki yerel gazetelerin, kişilere özgü özelliği vardır. Ulusal gazetelerin yapamadığını yerel gazeteler yapabilirler. Onlar kişiye özgü özellikleri tanıtabilirler, geliştirip çoğaltabilirler; böylece hem yereldekiler eski komşularıyla iletişime geçer, hem de nerede yaşarsa yaşasın insanların yaşadıkları yerlerle bağlarını güçlendirebilirler.

Böyle düşünüldüğünde, yerel gazetelerin arşivlerinin tarihsel ve toplumsal önemi ortaya çıkar.

Bartın gazetesinin arşivi, insan ve çevresi için olduğu kadar, kültür hayatımızın da ihmal edilemeyecek bir değeridir. Bu değerin, kaybolmadan bilgisayar ortamına alınması ve kamuoyuna açılması sevgili Esen Aliş’in işi diye görülmemelidir!

Bartınlılar, “Bartın Arşivi Bartın’ın arşividir” anlayışıyla örnek bir eser yaratabilirler. 

Bartınlılar ve Bartın’da yaşayanlar, böyle bir gazeteleri bulunduğu için herhalde övünüyorlardır; bu kıvancı duyanlardan biri de, bu satırların yazandır.

Bartın’ın uzun yıllar gelişerek yaşamasını diliyor; kurucusu Cemal Aliş’i ve Ahmet Aliş’i saygı ve minnetle anıyorum.