Basın maddeleri ve muhalefetimiz

Gazetecilik meslek örgütleri geçen hafta, yeni Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) basın ve düşünce özgürlüğüne ilişkin maddeleriyle ilgili olarak Başbakan'a bir mektup gönderdiler (Radikal 17 Mart).

Gazetecilik meslek örgütleri geçen hafta, yeni Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) basın ve düşünce özgürlüğüne ilişkin maddeleriyle ilgili olarak Başbakan'a bir mektup gönderdiler (Radikal 17 Mart). Haberin yayımlandığı gün,
İstanbul'da gazeteciler Sultanahmet'teki adliye binasına 'Gazetecileri alıştırma yürüyüşü!' yaptılar.
Bu yürüyüş sırasında, CHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Özyürek, TCK hakkında, NTV'ye konuştu: Ana muhalefet partisi genel başkan yardımcısı, TCK'nın 'Atlama, yanlışlık değil, bilerek' yapıldığı için düzeltileceğini sanmadığını; iktidarı o fikirlerden, basını cezalandırma düşüncelerinden, 'vazgeçirebilmek için halkımızın, medyamızın demokratik haklarını sonuna kadar kullanmaları' gerektiğini, başka bir yol olmadığını söylüyordu.
Bu sözlerden; söz konusu maddelerin en azından birkaçına, CHP'nin karşı çıktığı, iktidarın kararlılığı karşısında sesini dinletemediğini sanabilirsiniz. Öyle ya, bunları söyleyen parti, Meclis'te komisyon raporu görüşülürken, iktidarı yolundan döndürmek için elinden geleni yapmıştır, maddelerin değişmesi için çeşitli önergeler sunmuştur ki, şimdi halka dönüp, 'Demokratik haklarını sonuna kadar' kullanmasını istemektedir! Acaba öyle midir?
Mustafa Özyürek'in konuşmasını dinledikten sonra, Meclis Genel Kurulu'nda TCK görüşülürken, muhalefet partisinin neler önerdiğini, hangi önerilerinin reddedildiğini, hangilerinin kabul edildiğini merak ettim.
Tutanaklarda hangi maddelerin görüşülmesini okumalıydım? Bu sorumu, eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan'ın Radikal'de yayımlanan raporu cevaplıyordu. Sayın Kazan, basın ve ifade özgürlüğü bakımından sorunlu gördüğü 30 maddeyi raporunda incelemişti. Aşağıda numaralarını
verdiğim bu maddelerin tutanaklardaki yerini bulup okursam, muhalefet partisinin yukarda verdiğim sözlerinin değerini anlayabilecektim.
Sayın Kazan bu 30 maddede, farklı anlamaya ve yorumlara yol açabilecek 'çok belirsiz tanımlar' yapıldığını söylemekte, bu maddelerin ivedilikle değiştirilmesini istemektedir.
30 maddenin 23'ü, müzakeresiz kabul edilmiştir. Açıkçası, kürsüde her maddenin komisyonda kabul edilen metni okunmuş, başkan 'Söz isteyen var mı?' diye sormuş, söz alan olmamış, isim okunarak oylama istenmemiş, eller kaldırılarak kabul edilmiştir.
30 maddenin dördü, AKP ve CHP grup başkanvekillerinin birlikte imzaladıkları önergeyle değişmiş ve kanunlaşmıştır. Bunlar 133, 216, 220 ve 305 numaralı, 'Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması', 'Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama', 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma', 'Temel Milli Yararlara Karşı Hareket' başlıklı maddelerdir.
Basın örgütleri başkanlarının, ifade özgürlüğünü sınırlayan maddelere örnek olarak gösterdikleri bu dört maddeyi, iktidarla muhalefet ortak önergeye yazmışlar ve kabul etmişlerdir.
Kalan üç madde 'görüşülürken', parti adına karşı çıkmak için değil, o madde 'hakkında' görüş belirtmek için bir milletvekili söz alıp konuşmuş ve maddeler oylanarak kabul edilmiştir.
Bu gerçeklere karşın, muhalefet partisinin genel başkan yardımcısı, böyle bir görüşme anlayışı içinde kabul edilen 30 maddenin, partisini bir tarafa koyup, 'atlama değil, bilerek yapıldığını', 'değişmeleri için halkın ve medyanın demokratik haklarını sonuna kadar kullanmaları gerektiğini' söyleyebilmiştir!
Seçmene nasıl bakıp, nereye koyduklarını görüyor musunuz?
Not: Kazan'ın sakıncalı bulduğu TCK maddeleri şunlardır: 84, 125, 132, 133, 134, 158, 214, 215, 216, 217, 220, 226, 237, 269, 285, 288, 298, 299, 304, 305, 318, 323, 327, 329, 334, 336, 339, 340, 341, 342.