Başkanı dinleme toplantıları

AKP ve CHP Meclis grupları bu hafta salı günü toplanmadı. Nedeni, çoğunluk olmaması değil, genel başkanların katılmaması!

AKP ve CHP Meclis grupları bu hafta salı günü toplanmadı. Nedeni, çoğunluk olmaması değil, genel başkanların katılmaması!
AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, "MGK toplantısına hazırlanan Başbakan'ın, aynı zamanda Türkiye'yi ziyaret eden yabancı devlet adamlarını da kabul edeceğini, bu nedenle" grup toplantısının iptal edildiğini söyledi.
CHP Grubu'nu Melih Aşık anlatıyor: "Baykal'ın dün grupta yapacağı konuşma merak ediliyordu. Ne var ki genel başkan salı gününü Çanakkale dolaylarında gezmekle geçirdi. Muhalefeti salı günü yapacağı grup toplantılarıyla sınırlamış olan genel başkan salı günü de Ankara'da olmayınca... Muhalefet boşluğu elbet kendini daha da belirgin şekilde hissettirdi." (Milliyet, 28 Mayıs)
Bundan böyle genel başkanların katılmayacağı grup toplantılarının 'iptal' edileceği anlaşılıyor!
Tek parti döneminde, tek partinin (CHP'nin) üyesi olan milletvekilleri düşüncelerini Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde açıkca söyleyemediklerinden, asıl 'müzakereler' grupta yapılırdı. Yasama etkinliği Meclis Genel Kurulu yerine, gruplarda yapılıyordu.
Çok partili dönemin başlarında, Meclis Genel Kurulları görüşmelerine hükümet ve parti sözcüleri hâkim oldular, kişisel konuşmalar tek parti döneminden bile azdı. Parti görüşleri, basına ve dinleyiciye kapalı grup toplantılarındaki görüşmelerde belirleniyordu.
1965 sonrasında grup toplantılarını Meclis'in bir kurumu olmaktan çıkaran bir süreç başladı: Gruplarda önce genel başkanların konuşması gelenek haline getirildi, sonra bu konuşmalar basına açık yapılmaya başlandı, sonrasında 'genel başkanlarının konuşmasını izlemek imkânı tanımak' amacıyla milletvekili olmayan partililer gruba alındı; son dönemlerde grup toplantılarına milletvekillerinin misafirleri de katılmaya başladı. Bu sürece, evvelki gün yeni bir halka eklendi: Genel başkan katılmayınca grup toplantıları yapılmaz!
Gerçekte son yıllarda, gruplarda milletvekillerinin katıldığı görüşme yapılmıyor, 'grup toplantısı' var gibi gösteriliyordu. Bundan böyle, Meclis Genel Kurulları dışında milletvekilleri, genel başkanın buyruğunu dinlemek üzere, belli günlerde toplanacaklardır.
Grup toplantılarının Meclis binasında yapılmasının nedeni, toplantının yasamanın bir parçası olması değildir, 'Toplantı yeri Meclis'te' olduğundandır. Amaç, genel başkanın konuşması ve milletvekillerinin de bu konuşmayı dinler görünmeleridir.
Bu hafta, siyasal hayatımız şu bakımından önemlidir: Meclis'teki iki partinin de, Meclis'te salı günleri yaptıkları toplantıların 'grup toplantısı' olmadığı anlaşılmış ve ilan edilmiştir. Bundan böyle, yine salı günleri, genel başkanın başka bir işi yoksa, 'genel başkanı dinleme toplantıları' sürecektir.
Milletvekili-parti yönetimi ilişkisinin bir yönü, genel başkandan milletvekiline bildiri tarafı tamamdır. Ancak, milletvekilinin parti yönetimine görüş aktarma tekniği, aracı ve yöntemi belirsizdir.
Genel başkanlarımızın, milletvekillerinin görüşlerine ihtiyaçları var mıdır? Milletvekillerinden öğrenecekleri bir şey var mıdır? Demokrasimizin bugün geldiği yerde, genel başkanların görüşlere ihtiyaçları da, başkalarından öğrenecekleri de yoktur. Galiba genel başkanların sadece, oy pusulasına basılacak veya oylamada kaldırılacak 'parmağa' ihtiyaçları vardır.