Başkanı liderler mi, milletvekilleri mi seçecek?

Aklınızda ne sorular varsa o soruları cevaplayabilecek bir veri olacaktır Meclis Başkanı seçimi!

Meclis'te yarın yemin edilecek beş gün sonra da başkan seçimine başlanacak.

Anayasa’nın 94 maddesinde, “Siyasî parti grupları başkanlık için aday gösteremezler”, “Başkan seçimi gizli oyla yapılır” ve “Başkan ve Başkanvekillerinin üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine;  görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar” hükümleri yazılıdır.

Aynı madde, Başkan seçiminin, beş gün içinde ve dört oylamayla tamamlanması da öngörülmüştür.

Bu hükümlere göre Temmuz ayının ilk haftasında Meclis Başkan'ı seçilmiş olacaktır.

Bu maddeler uyulması gerekli maddeler ise, 1/Milletvekilleri, gösterilecek adaylar arasından, Meclisi ve görüşmeleri içtüzüğe ve Anayasa’ya uygun yönetmeye en ehil gördüklerini seçmelidirler; 2/Milletvekilleri tercihlerini “talimatla” değil “akılla” oluşturmalıdırlar.

Başkan seçiminde milletvekillerinin liderlerin isteklerine göre davranmaları caiz değildir, hatta liderlere bakarak oy vermek, milletvekili seçilme koşullarına aykırıdır.

Milletvekillerinin görevlerinin ilk adımı olan Meclis Başkanı seçimindeki davranışları, 25’inci dönem TBMM’nin tüm başarısını da belirleyecektir. İlk görevinde başkasının fikriyle oy veren üyenin kurumu başarıya taşıması beklenemez.

İçtüzükte, “Gizli oy” kuralı “açıklanamaz oy” anlamında konulmamışltır; Anayasa ve içtüzüğe “gizli oy” koşulu, oy verenin kendine karşı sorumluluğunu belirtmekte ve başkanlık oyuna özgü kutsallığın altını çizmektedir.

Gizli oyun bile lidere veya partiye bağlılığın göstergesi olarak savunacaklar vardır. Grup kararı alınamayacak, grupta görüşme yapılamayacak bir konuda bile, liderlerin ağzına bakan milletvekilleri her zaman olmuş, ama onların ülkelerine ve halklarına hiçbir katkısı olmamıştır.

Meclis Başkanı seçimi, parti içi demokraside bu dönemde adım atılıp atılmayacağının da bir ölçüsü sayılabilir. Eğer, bundan önceki başkan seçimlerinin çoğunda olduğu gibi, milletvekilleri parti liderlerinin seçtiği adaya oy vereceklerse, bu dönemde de umut az demektir.

Başkan seçimi, Siyasi Partiler Kanunu’nun kaldırılıp yenisi yazılmayacağını da gösterecektir. Çünkü liderlerin hepsi, hiç değilse şimdilik, oligarşik düzeni koruma taraftarıdır.

Başkan seçimi, üyeyi ve örgüt yöneticilerini öne çıkaran, gerçekten üyelerin oylarıyla yönetilen parti yönetimi kurma iradesinin bu dönemde belirip belirmeyeceğinin de işaretidir!

27 Hazirana kadar aday bildirimi yapılacaktır, o günlerde ortaya çıkan adlar, güçlerini nereden aldıklarını da gösterecektir; herkes hangi adayın kimin adayı olduğunu anlar!.

Gelecek haftaki seçim sonucunu görünce bu Meclis'i demokrasi bakımından nereye koyacağımızı belirleyebileceğiz; çalışma kurallarını genişletip derinleştirebilecek bir Meclis ile mi, yoksa 1983 sonrasındaki meclislerden biriyle mi karşı karşıya bulunduğumuz anlaşılacaktır.

Meclis başkanı seçimi bir ölçüdür, aklınızda ne sorular varsa o soruların cevaplayabilecek bir veridir Başkan seçimi!

Başkan seçimlerinden, 25’inci Dönem Meclisi’nin, halkın endişelerine ne kadar yakın duracağını anlayacağız

Liderin, milletvekillerinin gerçek düşüncesine göre değil, kendiyle uyum sağlayanı bir üyeyi Meclis Başkanı adayı olarak belirlediği ve başkanını liderlerin adaylarına oy vererek seçen bir Meclis demokrasimizi genişletemez; ne İçtüzüğü, ne siyasal yaşamı demokratikleştirebilir!

Öyle bir Meclis, Siyasi Partiler Kanunu’nu kaldıramadığı gibi, yargı reformu da yapamaz;  ifade özgürlüğünü getiremeyeceği gibi, gerçek vergi adaleti de sağlayamaz!