Bayramda yazmak

Benim gibi amatör sayılacaklar için bayram günü yazmak güç iş!

Benim gibi amatör sayılacaklar için bayram günü yazmak güç iş!
Bölgemizde yeniden yapılanmanın ilk düzenlemelerinin yapılacağı Irak müdahalesi, savaş içinde olsak da; ekonomide 'U dönüşü' belirtileri görünse de, bayramda hafif konulara değinmek gerekir sanıyorum. Fakat her konudan bir yazı çıkarmak beceri işi!
Bayramda ne yazayım? Hakkı (Devrim) bey gibi bir usta değilim ki, istediği her konuda, başlanınca duraksamadan okunan yazı yazabileyim. Ya da, Çetin Altan'ın, güncel bir kelimeyle başlayıp, okuyucuyu mizah tadında yoğun düşüncelere taşıyan yazılarına özeneyim.
Bir de ayırabileceğiniz zaman var! Yazma hızını ilk kez İkinci Meşrutiyet ve Cumhuriyet'in mücadeleci siyaset adamı-gazetecisi, unutulmaz Hüseyin Cahit Yalçın'da görmüştüm. 45 yıl önceleriydi, CHP gençlik kollarından iki-üç arkadaşla, hapishaneden yeni çıkan, 80'ini geçmiş Yalçın'ı evinde ziyaret etmiştik.
Öğleye doğruydu, bizi çalışma odasına aldı, biraz beklememizi söyleyerek masasına geçti, kurşun kalemle, sağdan sola -eski yazı- başladı yazmaya, bir - iki kez başını kaldırıp indirdi; 15-20 dakika ya geçti ya geçmedi, kapıda bekleyen Ulus gazetesi İstanbul bürosu çalışanını çağırdı, "Ayhan beye selam söyle" diyerek kâğıdı verdi ve bize döndü.
Bu olaydan sonra bir süre, bütün yazarların Hüseyin Cahit gibi kolay yazdığını sanmışımdır.
O yıllarda Falih Rıfkı Atay'ın Dünya'sını okurdum. Her gün başyazısı yayımlanan Atay, hafta sonlarında okuyucunun karşısına 'Pazar Sohbetleri'nde çıkardı. Sanki başyazıları yazan o değildi, fıkralar ve hatıralarla dolu; güncel bir konuya giren canlı yazılardı. 'Tadı damağımda' bu yazılar, okuyucularının pazar keyfine, hiç zorlamadan ortak olurdu.
Saydıklarım kadar usta gazete yazarlarını siz de hatırlıyorsunuzdur. Son yıllarda, eskileri aratmayan pek çok genci okuyoruz. Her alanda olduğu gibi, yazın alanında da gelişiyoruz, ustalarımızın sayısı artıyor.
Son yıllarda Radikal'de sürekli yazmaya başlayınca, bayram günleri gibi, yazının havasını ve içeriğini, o günlere toplumun verdiği değerler belirlediğinde ya da ben öyle sandığımda, ustaların becerisine sahip olmaya özendiğim günler olmuştur! Bugün de öyle, hayal ve özeleştiri karışık duygulu günlerimden birindeyim!
Benim için artık çok geç, ama yazıda ustalaşmak gençlerin elindedir. Çok okumak, çok yazmak, yazılarına şüpheci bakmak, birçok kez yeniden düzeltmek, yinelemek...
Eğitimde ilk hedefimiz, 'kendini ifade edebilen yurttaş yetiştirmek' olmalıdır. Amacımız bu hedefle çelişmemelidir. İşte, yine geldik bayram dışı bir konuya, ilerleyip eğitimin zor koridorlarına dalıp gitmeyelim!
Bayramınız kutlu olsun.
Yöneticilerimize sağlam, eksiksiz ve güvenli karar verme gücü dileyelim; halkımıza da sıkıntılarını yenme kuvveti ve mutlu günler...