Bilişim devrimi mi?

Bakan Çubukçu Fatih Projesi'nin 'çağ kapatıp açacağını' söylüyor. Eğitim-Sen Başkanı Kılıç ise 'bir seçim yatırımı' olarak tanımlıyor.

Öğretmenler Günü öncesinde, heyecan verici ‘Fatih’ projesi yürürlüğe konuldu. 

Projenin tanımı
Bakanlık örgütünün vereceği hizmetler dışında toplam tutarı 1.5 milyar lira olduğu bildirilen projenin amacı, üç yıl içinde Türkiye’nin her yerinde, bütün öğrencilerin “Sosyo ekonomik durumu ne olursa olsun, bilişim teknolojisi olanaklarından yararlanmasıdır.” Proje kapsamında, orta, ilk ve okul öncesindeki 570 bin dersliğe bilgisayar ve projeksiyon cihazı; okullara fotokopi makinesi ve internet altyapısı sağlanacaktır. Başlangıçta 600 bin öğretmene, donanımın altyapısı ve kullanılmasıyla ilgili eğitim verilecektir. Proje Milli Eğitim Bakanlığı’nca yürütülecek, Ulaştırma Bakanlığı’nca desteklenecektir. 

Sendikaların görüşü:
Bakan Çubukçu Fatih Projesi’nin ‘bir çağı kapatıp, bir çağı açacağını’ iddia ederken Eğitim-Sen Başkanı Zübeyde Kılıç ‘bir seçim yatırımı’ olarak tanımlamıştır. Sayın Kılıç’a göre eğitime bütçeden ayrılan payın ve okullara gönderilen ödeneklerin yetersizliği nedeniyle ‘donanım eksiklikleri her geçen yıl artmakta’; 350 bin işsiz öğretmen ‘kadrolu olarak atanmayı beklemektedir.’ 

Sosyal adalet
Bu proje fakirle zenginin bilgiye erişmesinin büyük farkını azaltabilir ya da çoğaltabilir. Proje iyi hazırlanmışsa ve iyi yönetilirse ülkemizin büyük sosyal adalet projelerinden biri, belki de en iyi sonuç alınanı olur! İyi yürütülemezse de sosyal farklılıkları arttırır! 

Nasıl kullanılacak?
Bu kararın uygulanmaya başlanmasıyla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ülkenin en çok sayıda bilgisayar kullanan kurumu olacaktır. Bir ortamda sadece bilgisayarın bulunması o ortamı ve o ortamda bulunan insanları değiştirmez. İnsan ve çevrenin değişimini bilgisayarın kullanılma genişliği ve yüklendiği işlev sağlar. “İçinden ışın geçen kitap” okutmak için oyun oynanmalıdır! Sorulardan biri buradan çıkmaktadır: Bakanlık okullarımızda bilişimin verimini ne kadar arttırabilecektir? 

Yenilenmeye hazır mıyız?
Bir başka konu, bilişim teknolojisindeki hızlı değişimin projeye getireceği yüktür. Projenin gerçekleşme süresi olan üç yıl biterken donanım ve yazılım önemli ölçüde ‘eskimiş’ olacak, ya değiştirilecek ya da eski teknolojiye ‘katlanılacaktır’! Yenilenme proje içinde düşünülmüş müdür? Yazılım desteği nasıl verilecektir? 

Teknik yardım
Bilgisayar kullanmaya yeni başlayanların çok karşılaştığı teknik yardım ihtiyacı, bu projenin önemli bileşenlerinden herhalde biridir. 600 bine yakın bilgisayarda, bir kısmı özel yazılım olan programların, on milyondan fazla öğrencinin kullanması sırasında ihtiyaç duyacakları teknik yardım ayrı bir sorun kaynağıdır. Bu bilgi alışverişinin nasıl sağlanacağı herhalde projeyi yürütenlerin korkulu rüyasıdır. 

Organizasyon
Bu ve benzer konular yeni bir sorunu ortaya koymaktadır: Fatih’in organizasyonu ve MEB’in organizasyon şemasında yapacağı değişiklik bugünden acaba biliniyor mu? Herhalde, MEB’nin organizasyon seması bütünüyle düşünülüp, yeniden belirlenmelidir. Organizasyon yenilenmesine karar verilirse bu proje kendi başına, bürokrasimizin en büyük projelerinden biri olacaktır!
Fatih gibi projelerin, ülkeye projeden büyük ve geniş katkıları olabilir ya da olmalıdır. Yurttaşlara kimlik numarası verilmesi projesi kendinden daha büyük sonuçlar oluşturmuştur. Ancak kimlik numarası projesi, uzun zaman ve para kayıplarıyla bugünkü sonuca ulaşabilmiştir! Fatih projesinin kayıplarla değil, ilk değerlerle beklenen sonuçlara ulaşmasını umut edelim.