Bir kere dedik, dönemeyiz!?

Bu madde Anayasa Mahkemesi'ne taşınırsa, 'partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurları' hükmüne göre kaldırılır.

Başkanlık sisteminin, 2014’e yetiştirilemeyeceği herhalde anlaşılmış olmalıdır.
Hatırlayacaksınız, 2007’deki ‘367 oy krizi’ döneminde, 5678 sayılı kanunla anayasada değişiklik yapılarak, Cumhurbaşkanı seçimi düzenlenmiş, TBMM süresi beş yıldan dört yıla, CB süresi de yedi yıldan beş yıla indirilmişti.
21 Ekim’de halkoyuna sunularak kabul edilen bu kanun yürürlüğe girmeden 22 Temmuz 2007’de milletvekili genel seçimi ve 28 Ağustos’ta CB seçimi yapıldı.
Milletvekilleri ve CB’nin görev süreleri seçimin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan yasalara göre 5 ve 7 yıldı. Ekim ayının 21’inde halkoyuna sunulacak kanun kabul edilirse görev sürelerinin seçildiği zamanki kanuna göre mi, yoksa halkoyuyla kabul edilen kanuna göre mi belirleneceği konuşulmadı.
Milletvekilleri görev süresi, halkoyuyla kabul edilen 5678’de dört yıl yazıldığı için 2011’de yapıldı. Bu kabule göre CB seçiminin de 2012’de yapılması gerekiyordu.
Ama böyle olmadı; 3 dönem milletvekili seçilen Erdoğan’ın 2015 seçiminde milletvekili seçilmesi için parti tüzüğündeki 3 dönem maddesinin değiştirilmesi gerekiyordu; Erdoğan buna razı olmak yerine, Ak Parti partizanlarının hile-i şeriyesini kabul etti: Kanunla CB seçimleri 2014’e alındı.
Sayın Erdoğan 2014’te CB adayı olacak, bu arada yapılabilirse anayasayla CB yetkileri arttırılacaktı.
O günlerden belli olan, anayasayla CB yetkilerinin arttırılamayacağıydı.
Bugün söylenmesi gereken, 2011’de söylenmişti:
Bazı parti ve siyasi görevleri belli bir süreden fazla yüklenmiş olanlar için adaylık için gereken diğer işlemler saklı kalmak üzere, Ak Parti Tüzüğü’nün 132’nci maddesi değiştirilmelidir.
CB seçimleri kaba takvimini gözden geçirdikten sonra bazı sonuçlara varabiliriz:
İtiraz süreleri asgari ölçüde tutulmak üzere, 2 Temmuz 2014’te CB adayları başvuru belgeleri YSK’ya veya TBMM’ye verilecek, adayların kesinleşmesinden sonra, 12 Temmuz’da da propaganda dönemi başlayacaktır. Sonuçta 4 Ağustos 2014’te birinci tur, 17 Ağustos’ta da ikinci tur oylamasında oy verilecektir. Sonuçların ilanı ve itirazlardan sonra yeni cumhurbaşkanı 28 Ağustos 2014 Perşembe günü TBMM’de tutanağını alacak ve ant içecektir.
Bu tarihlere göre, Sayın Erdoğan CB adayı olacaksa, en geç temmuzun ilk haftasında başbakanlıktan ayrılmalıdır.
Başbakan olarak atanacak yeni Ak Parti genel başkanı, daha önce parti büyük kongresinde seçilmiş olmalıdır veya bir yol bulunup ‘vekil’ başbakan atanacaktır. Bu durumda Türkiye CB seçimleri, parti kongresi, hükümet belirlenmesi gibi önemli sorunlarla karşılaşacak; 11 yıllık genel başkanını değiştirmekte olan iktidar partisinin ve 2015 seçimlerine hazırlanan siyasal hayatın karışıklığı yaşanacaktır.
Bütün bunlara niçin razı oluyoruz? İyi düşünülmemiş parti tüzüğünü değiştirmemek için!
Bu madde demokrasi karşıtı bir maddedir. Eğer Anayasa Mahkemesi’ne taşınırsa, “siyasi partiler demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır” hükmü göz önüne alınarak mutlaka kaldırılacaktır.
Parti tüzüklerinin, üyelerinin partiye ve halka hizmetlerini bir nakise olarak görmesi kabul edilemez.
11 yıl partisinin genel kongrelerinde genel başkan seçilmiş, bu sıfatla başbakanlık yapmış bir kişiye, “Sen artık partinin genel başkan adayı da olamazsın, milletvekili de seçilemezsin denilen demokrasiyle yönetilen bir ülke var mıdır? Ya diğerleri, hiçbir neden söylenmeden, niçin 10 yıldır bakansın, bu komisyonun başkanısın, grup başkanvekilisin denilenler? Çözüm sürecini kendisine bıraktığımız, enerji sorununu, adaleti… Bunlar siyaset dışına itilir mi?
Bu saçmalıktan kurtulmalıdır Ak Parti.