Bir kitap ve kanun değişikliği

Çok partinin katıldığı ve yargı teminatı bulunan ilk seçimden sonra geçen 60 yılın içindeyiz. '1950 Seçimleri' kitabı Erol Tuncer'in imzasıyla, TESAV vakfı yayını olarak çıktı. Bu yayında ilk seçime ait araştırmacılar için gerekli bilgilerin hemen tamamı bulunmaktadır. (1)

Çok partinin katıldığı ve yargı teminatı bulunan ilk seçimden sonra geçen 60 yılın içindeyiz. ‘1950 Seçimleri’ kitabı Erol Tuncer’in imzasıyla, TESAV vakfı yayını olarak çıktı. Bu yayında ilk seçime ait araştırmacılar için gerekli bilgilerin hemen tamamı bulunmaktadır. (1)
Yapılan değerlendirmeler (s.155) ve verilen belgeler (s.179-360), yargı teminatlı çok partili seçimlere gidilen dönemin sorunları ve sıkıntılarının nasıl aşıldığını gösteriyor. Önümüzdeki üç-dört yılda dokuz kitap yayımlanarak siyasal hayatımız değerli bir kaynağa kavuşmuş olacaktır.
Erol Tuncer’in kitabının yayımlandığı bu günlerde, Meclis Anayasa Komisyonu’nda seçim kanunlarındaki yeni değişiklik önerileri ele alınmaktadır.
İki seçim arasında seçim kanunlarında, değişiklik yapma zorunluluğundan
kurtulmak için, Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’un (298SK) yasanın yeniden yazılması gerekir. 1961’den sonra oy verme, sayım döküm, iletişim teknolojileri değişmiştir. Ancak bu günkü muhalefetin genel tutumu, yeni bir metnin 3-4 ayda hazırlanıp 2011 seçimine yetişmesini önler.
AK Parti değişiklik önerisini kısa tutmasının ve aceleyle getirmesinin nedeni sanıyorum, Anayasa’nın 67’nci maddesindeki “Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz”
kuralının, seçim döneminin başlangıcına bağlanacağından çekinilmesidir.
Yasaya göre, 2011 seçimlerinde, 18 Nisan 2011 tarihinde ‘seçim dönemi’ başlayacak ve 17 Temmuz’da oy verilecektir. Teklifin, 17 Temmuz’dan önce yasalaşması yerine, 18 Nisan’dan önce yasalaşmasına çalışılmaktadır.
Anayasa’nın 67’nci maddesinin yukarıya aldığımız fıkrasındaki ‘yapılacak seçimler’ ibaresinin, ‘bir yıl içinde seçim dönemi başlayacak seçimler’ olarak anlaşılması kanımca doğru değildir.
Yasa koyucu, seçimlere yakın aylarda, çoğunluk partisinin yararına olabilecek ve
o seçime özgü kuralların getirilmesi ve partilerin anlaşarak seçim sonuçlarını etkilemeleri önlenmek istenmiştir. Bir yıllık süre yetersiz görülseydi ‘yapılacak seçimler’ yerine ‘15 ay sonra yapılacak seçimler’ ya da ‘başlayacak seçim döneminde’ diye yazılırdı.
Son zamanlarda, cumhurbaşkanlığı seçimleri Meclis oturumunun 367 milletvekiliyle açılması saçmalığı Anayasa Mahkemesi’nce kabul edilince, anayasa hükümlerinin sağa sola çekilmesi moda oldu. Anayasa Komisyonu’nun bu modanın etkisiyle yeni bir yanlışlığa izin vermeyeceğini umalım.
Bugün, mutlaka yasalaşması gereken öneriler üzerinde çalışılırken, seçmen kütüklerinin hazırlanmasında adrese dayalı nüfus kayıt sisteminden faydalanması yolunu açan
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararının hukukileştirilmesi unutulmamalıdır.
Bugünkü uygulama, YSK’nın “Askıya çıkarılacak askı listelerinin; kurulumuzca
adres kayıt sisteminden alınan kayıtların, gerekli işlemler yapıldıktan ve seçmen
kütüğüne dönüştürüldükten sonra muhtarlık bölgesi askı listeleri haline getirilen listeler olduğu” yolundaki 24.11.2008 tarihli kararına dayanmaktadır.
Bu karar yasayla teyit edilip, kütüklerin hazırlanması yeniden düzenlenmezse seçim güvenliği tartışması önlenemez.

(1) Tuncer, Erol; 1950 Seçimleri, Toplumsal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakf1ı  TESAV; yayın no: 34; Hazar Matbaacı1ık,
452 s.; Ankara; 2010; (Tel: 0312 467 04 62).