Büyük operasyon gerçekleri örtmez  

İnsan propagandayla bir süre yaşar, sonra ona direnç başlar, direnç ancak özgürlükle dağıtılabilir.

Yazıma dün hava kararırken başladım.

Mümkün olduğu kadar resmen Mardin, Şırnak, Diyarbakır ve Hakkari illerinde başladığı bildirilen “büyük operasyonu” öğrenmek istiyordum.

“Büyük operasyon”u güvenlik güçlerine intikal ettiren Sayın Başbakan Davutoğlu hedefi salı günü açıklamıştı:

“İlçelerimizde o ateşi Türkiye'ye yaymak isteyenler bilsinler ki, bu ateş çemberinin içinde bütün ilçelerimizi, vatan toprağının her bir karışını, tam bir huzur ve istikrar, özgürlük alanı haline getireceğiz"

Dün saat dörde gelirken, Başbakan bu hedefte kararlılığını “kesinlik” özelliğini katarak belirtti!

Hava kararıncaya kadar “büyük operasyonu” görebildiğim kaynaklardan izlemeye çalıştım.

Ayrıntıyı anlatmaya gerek yok, bir kanaldan izlediğim “bombalama” görüntüleri, ölçünün iyice kaçtığını gösteriyordu; gençliğinden bu yana siyaseti izlemiş yaşlı bir kişi olarak, bu hedefe varılamayacağını not etmek isterim. Bilinen tarihte tebaasının oturduğu yerleşim yerini bombalayarak temizleyen bir iktidar, bir tiran bilmiyorum!

Bugünlere kadar her şey teröre bağlanıp halk korkutuldu; özgürlüklerimiz “terör” gösterilerek kısıldı; “Sonra Kürtler ne yapar?” denilerek yönetim sistemimiz merkezileşti, “terör örgütü yüzünden okullar açılamıyor” denip okullar boşaltıldı; şimdi de terör var diye elimizde kalan toplantı ve fikir özgürlüğünün, insan haklarının kırıntıları da kaldırılmak isteniyor!   

Hiçbir zaman umudumu kaybetmedim; dört bin yıl örgütlü devlet barındıran bu ülkede yaşayan deneyimli insanların çözümü yakalayacağına, halka inanıyorum!

İnsan propagandayla bir süre kandırılabilir; sonra ona direnç başlar, direnç ancak özgürlükle dağıtılabilir.

“Büyük operasyon” akıl yolundan kaçış, kendi halkından korkudur.