CHP nereye koşuyor?

Avrupa Birliği değerlerine uyum sağlayan kanunların çıkışı mı, yoksa siyaset anlayışının değişmesi mi bizi Batı'yla bütünleştirecek?

Avrupa Birliği değerlerine uyum sağlayan kanunların çıkışı mı, yoksa siyaset anlayışının değişmesi mi bizi Batı'yla bütünleştirecek? Yasaların değişmesi yetmiyor, siyaset anlayışı değişmezse uygulama aynen sürüyor.
Meclis'teki muhalefet partisinin siyaset anlayışını salı günü gördük: Anlatacağım sade, küçük bir olaydır.
İlçeler, il haline kanunla dönüştürülebilir. Bazı milletvekilleri yetiştikleri ilçenin il olması için kanun teklifi hazırlarlar; bu öneriler, milletvekilinin 'seçmene selamıdır.'
Tekliflerinin yasalaşmayacağını milletvekilleri de bilirler. Konuyu bir kere de, Meclis kürsüsüne taşıyarak, selamı seslendirme ve televizyondan görüntülemek isterler, bunun yolu da şudur:
Teklifler, İçtüzüğe göre komisyonda, havale edilmesinden itibaren 45 gün içinde sonuçlandırılmamış ise; "Teklifin doğrudan Genel Kurul gündemine alınmasını teklif sahipleri isteyebilirler. Bu istemler üzerine teklif sahibi ve bir milletvekili beşer dakikayı geçmemek üzere söz alabilir. Genel Kurul işaret oyuyla karar verir."
Kocaeli Milletvekili Salih Gün'ün, Gebze'nin il olması için verdiği yasa teklifi 45 gün içinde komisyonda sonuçlandırılmamıştır. Gün, İçtüzüğe göre önerisinin gündeme alınmasını istemiştir. İşte bu isteğin görüşülmesi sırasında, CHP siyaset anlayışını bir kez daha sergileme olanağını (!) bulmuştur:
İstek üzerine, geçen salı günü Meclis Başkanvekili İsmail Alptekin, teklif sahibi Gül'e ve bir diğer Kocaeli Milletvekili'ne (Eyüp Ayar'a) beş dakika ile sınırlı olarak, söz verdi.
Eyüp Ayar, Gebze'nin il olmasını Deniz Baykal'ın engellediğini, zamanın İçişleri Bakanı Menteşe'nin, kendisinin de içinde bulunduğu bir Gebze heyetine söylediğini nakletti.
Bu konuşma sonrasında, CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özyürek söz aldı ve Baykal'ın engellemesi iddiasının yanlış olduğunu belirttikten sonra;
"İktidar mevkii şikâyet yeri değildir, icraat yeridir; ne yapmak istiyorsanız getirin -başta Gebze olmak üzere - hangi ilçeyi il yapmak istiyorsanız, biz, oy vereceğimizi, şimdiden, açıkça taahhüt ediyoruz" dedi.
CHP, il olma tekliflerinin hepsini destekleyeceğini söylüyor! Yani, iktidar halk dalkavukluğu yapsa da, muhalefet onun peşinden gidecek; il olma koşullarının var olup olmadığı incelenmeyecek, idarenin gerekleri dikkate alınmayacak, hesaba kitaba bakmadan CHP, hükümet önerilerini destekleyecek. Niçin? İktidarın peşine takılmak için!
İşte, değişmesi gereken bu siyaset anlayışıdır. CHP'nin misyonu, iktidar ne derse desin, ülke gereklerine öncelik vermek değil midir?
Benim partim CHP'ye yakışan, CHP'den bekleneni, AKP sözcüsü yaptı: Grup Başkanvekili Faruk Çelik çıktı kürsüye, bakın ne dedi:
"Meydanlarda ve Gebze Meydanı'nda, Genel Başkanımız, Gebze'yi il yapmayacağımızı ifade etti. Ne zaman? Seçimlerden önce. Bugün de parlamentodayız, objektif kriterler ortaya konulmadığı sürece, Türkiye'de, politik amaçlı, beldelerin ilçe, ilçelerin il yapılması anlayışına seçimlerden önce karşıydık, bugün de karşı olduğumuzu ifade ediyoruz".
Yakınmayı bırakalım, Türkiye'nin önde gelen sorunu, CHP'nin değişmesi; siyaset anlayışını tam tersine çevirmesidir; AKP'nin arkasından koşmak değil!