CHP'de ön seçim genelleşmelidir

İlan edilen kurallara göre, CHP Grubu'nun çoğunluğunu, Genel Başkanı'nın aday gösterdiği milletvekilleri oluşturacaktır.

Okuyucularımdan, özür dileyerek yazıma başlıyorum. 

Bugün, sevgili Yaşar Kemal’i yazarak uğurlamalıydım. Kentleşme ve hızlı göçün ilk yıllarını yaşayanlar bilir; o yıllarda çocukluk ve ilk gençlik çağında olanlar, eğitimleri için uzak yerlere ve büyük kentlere gitmişlerdir. Yüksek eğitimden sonra da, gelişen büyüyen kentlerde kalınmış; önceleri tatillerde gidilen kasabaya iki üç yılda bir, sonrasında daha aralıklarla bir iki gün uğranılmıştır. Ben Yaşar Kemal’in hikayelerinde, bıraktığım yerleri hayal ederek büyüdüm, onlarla orta yaşlarıma ulaştım. Büyük kentin koşuşturması arasında; Yaşar Kemal’in yazdıkları bir gün tekrar oralara gidebileceğimin güvencesi olmuştu, ama tabii dönemedim.

Sonra tanıştık, her karılaştığımızda sıkıca sarılırdık birbirimize; kahkahalar arasına sıkıştırıp sesini kısarak, kulağıma yeni bir haber verir, bazen bir kurtuluş yolu da fısıldardı.

Büyük kentlerde doğup büyüyen gençler çoğaldı, ilk gençlik yıllarında toprak kokan anılarını özleyenler şimdilerde azaldı, onların yazarlarını bilemem ama heyhat, benim ki gitti!

Bunları anlatmak varken ben bugün, aday gösterme usulündeki hukuksuzluğu yazacağım. Anayasa Mahkemesi’nin karar vermesini hatırlatmak için; demokrasimizde bir adım daha geri gittiğimiz bir günü kazanma çabası içinde olmalıyım diye düşündüm.

Milletvekili aday listeleri, bütün partilerde genel başkanın isteğine göre hazırlanıyor.

Adayların her yerde aynı biçimsel usule göre belirlenmesinden bahsetmiyorum. Listeye gireceklerin, partinin demokrasinin ilkeleri, o günün siyasal koşulları ve gerekleri gözden geçirilerek ayrılmasının tek yöntemi, yargıç denetiminde, bütün üyeler oy vermesi değildir. Demokrasinin benimsendiği ülkelerde aday seçimi, o partiye ve zamana uyularak, hiçbir biçimde kişisel olmayan yöntemlerle yapılmaktadır.

Bu seçimde, CHP önce bütün adaylar ön seçimle belirleneceği ilan edildi. Sonra yüzde 15 merkez adayı gösterilecek denildi, sonra Yüksek Seçim Kurulu (YSK) alet edilerek bir adım daha atıldı ve merkezin göstereceği aday sayısı arttırıldı, bunlar yetmedi, bazı illerde örgütün etkisini azaltacak tedbirler alındı.

Bir örnek vereyim:

CHP Parti Meclisi, 23 Aralık’ta, “CHP Milletvekili Aday Saptama Yönetmeliği”’nin, 10. ve 12. Maddelerinde, değişiklikler yaptı. Bu maddelerde, eğilim yoklaması sandık kurulları ve ilçe kurulu üyelerini Merkez Yönetim Kurulunun, “doğrudan belirleyebileceği” yazılıdır.

CHP Yönetmeliğinde yapılan bu yasa ve tüzük dışı değişikler bir CHP üyesi tarafından, 5.1.2015 tarihinde YSK’na itiraz konusu yapılmıştır. YSK, Kurul Başkanı, Başkan Vekili ve bir üye olmak üzere (3) üyenin Muhalefeti ve (7) üyenin kabulü ile şikayet reddedilmiştir.

Resmi Gazetede yayımlanmayan Karara, YSK Başkan ve Başkan vekili karşı çıkmışlar ve gerekçelerini karşı oy yazılarında açıklamışlardır.

Bahsettiğim karara karşı “hak ihlali” olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuştur. İki hafta içinde Anayasa Mahkemesi bu başvuruyu sonuçlandırmazsa, bir partinin demokrasiye ve Anayasa’ya aykırı uygulamasına izin verilmiş olacaktır.

Siyasal partilerin aday listelerinin üyelerce seçilmesi, o partinin yenilenmesini, gelişmesini, çağdaşlaşmasını sağlar. “önseçim yapacağız” diyen CHP’nin, çeşitli biçimlerde, grubun çoğunluğunu merkeze teslim etmesi samimiyetsizliktir.

Tabloda görüldüğü gibi, önümüzdeki seçimde CHP Grubunu çoğunluğunu, CHP Genel Başkanının aday gösterdiği milletvekilleri oluşturacaktır.

Sözde önseçim yapılacak İstanbul, Ankara ve İzmir'de çıkarılabilecek milletvekili sayısının yarısını Merkez Yönetim Kurulu gösterecektir.

Diğer illerde de durum farklı değildir ve merkezin yetkileri daha da arttırılmıştır. Eğer CHP’nin açıklayabileceği genel bir politikası var da, onu uygulayacaksa mesele yok, fakat böyle bir ilkenin üzerinde çalışılmadığı biliniyor.

Bugün yapılması gereken, alınan kararları gözden geçirip, kontenjan sayısını 20’nin altına indirmek ve bütün illerde samimi önseçim yapmaktır.

Her ilde önseçim yapılırsa herkes önseçime girer, girmek istemeyenin partiye yararı olmaz, hele eski milletvekili ise hiç olmaz.