CHP'nin yıldönümü

CHP, kendine özgü özellikleri olan eski dönemlerdeki başarıları hatırlatarak seçim kazanacağını sanıyor.

Bugün CHP’nin kuruluşunun 90’ıncı yıldönümü. Bu yıl, cumhuriyetimiz ve halkımız için her biri önemli olan birçok olayın da 90’ıncı yılıdır:
İzmir İktisat Kongresi, Meclis’te ‘yeniden intihabat’ kararı alınması, Mebus Seçimi Kanunu’nun değiştirilmesi, Meclis Başkanı Mustafa Kemal’in seçim beyannamesi, 1923 milletvekilleri seçimi, Lozan Sulh Antlaşması, CHP’nin kurulması, Cumhuriyetin ilanı.
Bu yoğun siyasal harketliliğin nedeni, 1923’ün Kurtuluş Savaşı’nın bittiği ve yeni bir devletin kurulduğu yıl olmasıdır.
Atatürklü yılları, İnönü’nün genel başkanlığında harp dönemi, çok partili hayata hazırlanış ve 1950 seçimleri izledi.
1950 ile yepyeni bir dönem başladı, sonra 1960 darbesi, 14 ay sonra yeni anayasa oylandı ve sonraki üç ay içinde, seçim yapıldı.
1970 sonrasında istikrarsız dönem başladı, 12 Mart müdahalesi, 12 Eylül askeri darbesi ve 28 Şubat kararlarıyla karşılaşıldı; bu 33 yıllık dönemde 28 hükümet kuruldu, bir anayasa ilan edildi.

Sonra, 2002 seçimleriyle Ak Parti geldi iktidara. Bugün, halkın tamamı değilse de önemli bir kesimi rahatsız, huzursuz ancak önümüzdeki seçimlerde iktidarın değişeceğine inanan kişi çok az! Çünkü, CHP her dönemin kendine özgü gerekleri olduğunu bilmiyor, sanıyor ki yukarda saydığım dönemlerdeki başarılar hatırlatılarak seçim kazanılır.

Aşağıda, dünkü gazete haberlerinden örnekler vereceğim; bugünkü gazetelerde, bir CHP yetkilisinin bunlardan biri hakkında, üzerinde çalışılmış, tutarlı görüş söylediğini okursam, sonsuz mutlu olacağım.

CHP’liler de liderleri halkın konuştukları üzerine bir iki cümle söylediğini duyduklarında onlar da mutlu olacaklar ama söylemiyorlar, oysa o söyledikleri için onlara her makamı vermeye hazır değil miyiz?

Manisa Milletvekili Hasan Ören Ardahan’da bir şeyler söyledi Kürtler için, dünkü gazetelerde de Manisa’da söyledikleri vardı; anadilde eğitim, genel af, özerklik ve diğerleri; niçin genel başkan “Bunlar hepimizin meselesi” diyemez?

Dün, 1985’in Tip İmar Yönetmeliği’nin esas maddelerinde değişiklik yapan yönetmelik yayımlandı. CHP İmar Kanunu uygulamaları ve şehircilik bakımından hangi politikaları izliyor? Kim biliyor? İşte belediye seçimleri, işte çok önemli bir konu!

Dün Binali Yıldırım’ın demeci yayımlandı, “Kanal İstanbul projesinin adımları atıldı” diye. Etrafımızdaki denizlerin dengesini, suyunu, akıntısını değiştirecek; çözümsüz sorunlar yaratacak bu proje için ciddi üç cümle söylemez mi CHP?

Yine dünden bir başka haber başlığı: “Ayçiçeğinde yağ oyunu!” Çiftçimiz, tüketicimiz ve sağlığımız için, bitkisel ve hayvansal yağ sorununun ne kadar önemli olduğu herhalde biliniyor. Son iki-üç yılda yazılan lafebeliği ilerisinde, CHP’nin yağ politikası niçin anlatılmaz?

Evvelki gün Ortaöğretim Yönetmeliği yayımlandı, dünkü gazeteler özetlediler. Genel Başkan veya yardımcıları, ortaöğretim politikalarını bir, iki, üç … diye sayarak, yayımlanan yönetmelikte yazılı eğitim politikasında merkezin ağırlık kazanmasına, “Bu nasıl yürüyecek, nasıl yaşatılacak?” diye niçin haykırmazlar?

Dünkü gazetelerde, yerel yönetim seçimleri adaylarının tespitiyle ilgili haberler vardı; eğilim yoklaması yapılacak, yapılıyor diye… Bu anlaşılmaz halk dalkavukluğunu bırakıp, ciddi bir parti olarak adayların nasıl belirleneceğini açıklayan bir genel başkan aramıyor musunuz? Dün yazılanların, güvensizlik yaratmak için yeterli olduğunu kimse görmüyor mu bu partinin içinde?

Bunlar dünden göze çarpanlar, seçmenlerin hiçbir şey anlamadığını sanıyorsanız, bana kızmaya devam edin!

Her gün benzer sorular var karşınızda. Bunlara tutarlı cevap verilmeden politika yapılmaz! Niçin yazıyorum ki ben bunları?