Cumhurbaşkanımızın ruh haline kapılmayalım!

Cumhurbaşkanının her konuşmasında, umut ve güven dolu cümleleri, korku yayan ibareler izliyor.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan yayınladığı yenil yıl mesajı karşı olduğu çevrelere husumet dolu olduğu kadar halkımız için de umut ve kararlılık doluydu.

Kamera karşısında dokuz dakikada okuduğu konuşmasında, “İçerden ve dışardan yapılan tüm algı operasyonları…, komplolar, kumpaslar, tuzaklar … , ahlak dışı darbe girişimleri …; içimizdeki hainler, yurt dışındaki hasımlar … , bu hainlerin ipini elinde tutan karanlık odaklar…” ibareleri sık kullanılmıştı.

Bu kadar badire geçirmiş, düşmanın ve dostun en kalleşinden en içtenine kadar her türlüsüyle yaşamış bu halka, ciddi korkular geçirmiş bir insanın ruh haliyle serbest oyuyla seçtiği cumhurbaşkanının hitap etmesi doğru muydu?

Yurttaşı olarak tarih boyunca her zaman görülmüş halk düşmanlarının, günümüzde ülkemizde de var olmasına veya var olma ihtimaline yılbaşı mesajında, bu ölçüde yer vermesini kabul edemiyorum.

Cumhurbaşkanının korku yayan bu ibarelerinden önemli olan, umut dolu cümlelerdi; işte onlardan bir demet:

“Bölgesinde ve Dünyada Söz Sahibi Bir Ülke Olarak Geleceğe İlerleyeceğiz;

“Bu aziz millet, birlik içinde olduğu müddetçe, önüne koyduğu her hedefe mutlaka ve mutlaka ulaşacaktır;

“Daha güçlü bir demokrasiyle, daha güçlü bir millî iradeyle, mevcut sorunlarımızı çok daha kararlı bir şekilde çözecek, istikbalin daha da aydınlık olmasını temin edeceğiz;

“Çözüm süreci, Türkiye’nin en büyük sosyal projesi, en büyük kardeşlik projesidir;

“2015 başarılarımızın artarak devam ettiği bir yıl olacaktır”.

Beş ay önce, 12 yıl başbakanlık yaptıktan sonra ilk turda yüzde 52 oyla seçilen Cumhurbaşkanından bu cümleleri duymanın ötesinde bir şey beklenmemektedir. Dünyada söz sahibi olacağımıza, hedeflerimize ulaşacağımıza, daha güçlü bir demokrasiyle sorunlarımızı çözeceğimize dair başarılarımızın 2015’te de devam edeceğini söylemek yeterliydi…

Bunların her birini söyledikten sonra Cumhurbaşkanımız, “… zedelenmesine izin vermeyeceğiz”, “… hiçbir karanlık elin dokunmasına göz yummayacağız”, “…demokrasi ve hukuk içinde gereken cevabı mutlaka alacaktır” gibi ibarelerle korkuları niçin tahrik etti?

Tahmin üzerine sözü uzatmak istemem!

Geleceğe güven içinde bakan Sayın Erdoğan, karanlık yüzlerle karşılaştığı ve bunlarla mücadelesinin sürdüğünü her konuşmasından belirtmektedir. Bu ruh hali, 2011 öncesindeki konuşmalarına yansımıyordu, son bir iki yılda sık sık karşılaşıyoruz, hepimizi katılmaya davet ettiği bu ruh haliyle.

Bu üslup ve ruh hali birlik ve beraberliğimizi zedeliyor, bu vehimlere kapılmamalı, kendimize ve milletimize güvenmeliyiz.

İçimiz ve dışımızdaki düşmanlarımızı “daha güçlü bir demokrasiyle, daha güçlü bir millî iradeyle, mevcut sorunlarımızı çok daha kararlı bir şekilde” çözeceğimizi Cumhurbaşkanımız söylüyor; bu söze başta O, hepimiz inanmalıyız.